30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Ortak oyuncaklar su siğili bulaştırabilir

Ortak oyuncaklar su siğili bulaştırabilir

Uzmanlar, çocuklarda sık görülen su siğili hastalığının ortak oyuncak ve eşyalarla yayılabileceği konusunda aileleri uyardı.

Sağlık Servisiİlk yayın:

Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Karaoğlu, halk arasında su siğili olarak tanınan molluscum contagiosum rahatsızlığının doğrudan ten temasıyla geçen viral bir enfeksiyon olduğunu kaydetti. Karaoğlu, bu durumun bilhassa çocuklarda birlikte kullanılan oyuncağın yanı sıra havlu, lif ve sünger gibi eşyalar üzerinden de bulaşabildiğini dile getirdi.

Günümüzde su siğili vakalarının oldukça yaygın olduğuna dikkat çeken Dr. Sema Karaoğlu, poxvirüs ailesinden bir virüsün yol açtığı bu bulaşıcı deri rahatsızlığının en sık 2 ila 10 yaş grubundaki çocuklarda görüldüğünü aktardı. Ciltte 1-5 milimetre boyutlarında, parlak, kubbe biçiminde ve ortası hafif çökük kabarıklıklar meydana geldiğini belirten Karaoğlu, bu lezyonların en çok kol, bacak, gövde ve yüzde ortaya çıktığını ancak vücudun her yerinde de görülebileceğini ifade etti.

Antibiyotiklerin bu rahatsızlıkta bir etkisinin bulunmadığının altını çizen Karaoğlu, su siğilinin viral karakterli bir enfeksiyon olduğunu hatırlattı. Hastaların kimi zaman antibiyotik ilaçlar kullanarak iyileşmeye çalıştığını, ancak bu yöntemin doğru olmadığını sözlerine ekledi.

Çocukluk döneminde virüsün yayılmasının çoğunlukla yakın temas ve ortak eşya kullanımıyla yaşandığını belirten uzman isim, yetişkinlerdeki tablonun farklı ele alınması gerektiğini vurguladı. Çocuklarda geçişin oyun esnasındaki yakın ten temasıyla olduğunu, havlu, lif, sünger ile oyuncakların birlikte kullanımının da yayılımı kolaylaştırdığını anlatan Karaoğlu, yetişkinlerde ise lezyonların özellikle genital bölgede görülmesi durumunda cinsel yolla bulaşma ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi. Bu sebepten erişkin hastalarda su siğili saptanması halinde, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar yönünden de inceleme yapılması gerektiği kaydedildi.

Su siğilinin pek çok vakada bağışıklık sistemi tarafından 6 ile 18 ay arasında kendiliğinden yok edilebildiğini belirten Karaoğlu, atopik dermatit rahatsızlığı bulunan çocuklarda tedbirli olunması gerektiğini kaydetti. Atopik yapılı çocuklarda kaşıntı hissiyatının daha fazla olduğunu söyleyen Karaoğlu, kaşıma esnasında virüsün sağlıklı deriye sıçrayarak yeni lezyonlara yol açabileceğini, ayrıca kaşımanın ikincil bakteriyel enfeksiyonlar ile egzama benzeri reaksiyonları da tetikleyebileceğini belirtti.

Tedavi sürecinin kişiye özel olarak düzenlendiğini dile getiren Karaoğlu, lezyon adedinin az olması ve yayılma eğilimi göstermemesi durumunda bir müddet takiple izlenebileceğini aktardı. Fakat kabarıklıkların süratle çoğaldığı, yüz ile göz kapağı gibi hassas noktalarda yer aldığı ya da bulaş riskini artırdığı hallerde müdahale edilmesi gerektiğini belirten uzman, günümüzdeki en etkin tedavi alternatiflerinden birinin küretaj yöntemiyle lezyonların temizlenmesi olduğunu ifade etti. Küretaj sırasında kabarıklığın içindeki virüslü maddenin tamamen arındırıldığı ve lezyonun iyileştiği bilgisi paylaşıldı. Bunların yanı sıra hastanın yaşına, lezyonların yoğunluğuna ve çıktığı bölgeye bağlı olarak farklı topikal tedavi yöntemlerinin de devreye sokulabildiği bildirildi. Su siğilinin korkulacak bir sağlık sorunu olmadığını ancak bulaşıcı nitelik taşıdığını belirten Karaoğlu; özellikle çocuklarda lezyonların kaşınmaması, ortak havlu ve kişisel eşyalara yer verilmemesi, yakın ten temasının kısıtlanması ve lüzumlu hallerde bir dermatoloji uzmanına müracaat edilmesinin hem hastalığın yayılımını hem de hane içi geçişleri azaltacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Sabah

İlgili Haberler