Otomotiv üretimi 2026'nın ilk 7 ayında geriledi
Otomotiv Sanayii Derneği, üretim ve ihracat verilerini açıkladı. İlk 7 ayda toplam otomotiv üretimi yüzde 8 azalarak 767 bin 216 adet oldu.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ocak-temmuz dönemine ait üretim, ihracat adetleri ve pazar verilerini paylaştı. İlk yedi ayda toplam otomotiv üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 gerileyerek 767 bin 216 adede ulaştı.
Model geçişleri nedeniyle otomobil üretimi ise yüzde 19 azalarak 424 bin 667 adet oldu. Toplam üretim traktörle birlikte 779 bin 338 adede yükseldi. Ticari araç grubunda, üretim bir önceki yıla göre yüzde 9, hafif ticari araç grubunda yüzde 10 ve ağır ticari araç grubunda yüzde 4 artış gösterdi.
Bu dönemde otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 62 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları; hafif araçlarda yüzde 63, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 69 ve traktörde yüzde 28 seviyesinde belirlendi.
Yılın ilk yedi ayında otomotiv ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 14 gerileyerek 542 bin 401 adet oldu. Bu süreçte otomobil ihracatı yüzde 29 düşerek 255 bin 679 adet olurken, ticari araç ihracatı ise yüzde 8 oranında arttı.
Traktör ihracatı, 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 20 artışla 7 bin 792 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk yedi aylık döneminde Türkiye ihracatından aldığı yüzde 17 pay ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini sürdürdü.
İlk yedi ayda toplam otomotiv ihracatı, yüzde 2,6 artışla 24,4 milyar dolara ulaştı. Uludağ İhracatçı Birlikleri verilerine göre ise otomobil ihracatı yüzde 9 azalarak 6,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 0,1, tedarik sanayi ihracatı da yüzde 4,5 arttı.
2026’nın ilk yedi ayında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11 daralarak 661 bin 249 adet oldu. Bu dönemde otomobil pazarında yüzde 12’lik bir gerileme yaşandı ve 502 bin 712 adede düştü.
Ticari araç pazarında da, geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı yüzde 5, ağır ticari araç pazarı ise yüzde 8 azaldı. 2026 yılı ocak-temmuz döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı 5 puan artışla yüzde 35, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise 3 puan artışla yüzde 23 olarak belirlendi.
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu yılın 7 aylık sonuçlarını değerlendirerek, üretim, ihracat ve pazar göstergelerinin farklı dinamiklerle şekillendiği bir tablo gördüklerini aktardı. Geçen yılın aynı dönemine göre üretim ve ihracatta gerileme yaşandığını belirten Eroldu, yılın 7 ayında bayram ve idari tatiller nedeniyle geçen yıla göre yaklaşık 5-6 günlük çalışma kaybı yaşandığını ifade etti. Yeni bir ürünü üretim hattına almak için mevcut üretim temposunun belirli bir süre düşürülmesi gerekliliği sebebiyle üretim kaybını yeni yatırımlara geçiş döneminin olağan bir sonucu olarak değerlendirdiklerini anlatan Eroldu, üretim düşüşünün ağırlıklı olarak otomobil tarafında gerçekleştiğini, hafif ve ağır ticari araçlarda daha olumlu bir seyir görüldüğünü, buna karşılık traktör grubunda üretimin ciddi seviyede gerilemesi ve iç pazarın yarıdan fazla daralmasının dikkatle ele alınması gereken bir tablo ortaya koyduğunu kaydetti.
İç pazarda geçen yılın aynı döneminde yüzde 29 olan yerli üretim payının yüzde 34’e yükselmesinin, yatırımların ilk sonuçlarını görmeye başladığımızı gösterdiğini belirten Eroldu, yeni ürünlerin üretim temposunun yükselmesiyle yerli payında daha belirgin bir iyileşme beklediklerini vurguladı. Yeni modellerin üretim ve ihracata etkisinin yılın son çeyreğinde ve asıl olarak 2027 yılında belirgin hale geleceğini ifade eden Eroldu, iç pazardaki daralmanın üretim üzerindeki olumsuz etkisi ile Avrupa pazarındaki talep ve rekabet koşullarının sektörün son çeyrek performansı üzerinde belirleyici olacağını, yılın geneline baktıklarında üretim ve ihracatın 2025 yılının bir miktar altında ancak yakın bir seviyede gerçekleşmesini öngördüklerini bildirdi.
Eroldu, 2027'de iç pazarın seyri, küresel pazarlardaki talep gelişimi, Avrupa Birliği’nin (AB) Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısına ilişkin gelişmeler, Çin kaynaklı rekabet, maliyet baskıları ve mevcut kapasite fazlasının sanayinin temel gündem maddeleri olmaya devam edeceğini belirtti. Avrupa ile Türkiye arasında yaklaşık 30 yılda oluşan yapının derin bir sanayi entegrasyonu olduğunu vurgulayan Eroldu, OİB, OSD, TAYSAD ve TÜSİAD gibi çatı kuruluşlarla birlikte Brüksel’de AB kurumları ve karar alıcılarla temaslar sürdürdüklerini, IAA’nın mevcut entegrasyonu koruyan, yeni yatırımları teşvik eden ve öngörülebilirliği güçlendiren bir çerçevede şekillenmesi gerektiğini muhataplarına aktardıklarını kaydetti. 2027'de kur-enflasyon makarının yarattığı maliyet baskısının azaltılması, ihracatçının finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve yatırım ortamındaki öngörülebilirliğin korunmasının da rekabet gücü açısından belirleyici olacağını ekledi.







