6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Otopsi raporunda korkunç detaylar: Rojin Kabaiş cinayet mi?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümünde otopsi raporuna göre, midesinde bulunan kimyasallar cinayet iddiasını gündeme getirirken, uzmanlardan farklı değerlendirmeler geldi.

Haber Merkeziİlk yayın: Güncelleme:
Otopsi raporunda korkunç detaylar: Rojin Kabaiş cinayet mi?

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024'te kaldığı KYK yurdunu terk ettikten sonra kayboldu. Genç kadının cansız bedenine, 15 Ekim 2024'te Van Gölü Mollakasım sahilinde ulaşıldı. Ölümünün kayıtlara 'şüpheli' olarak geçtiği Kabaiş dosyasında dikkat çeken biyokimyasal veriler ortaya çıktı. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut, otopsi ve Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarında tespit edilen önemli detayları paylaştı. Yapılan incelemelerde, Rojin Kabaiş'in midesinde ve iç organlarında 'Rocuronium' ile midesinde 'Ornidazole' isimli kimyasallar bulundu. Avukat Karabulut, Rojin Kabaiş’in 11 Eylül 2024’te kulak ameliyatı geçirdiğini, operasyona ilişkin tıbbi kayıtların incelendiğini ve ameliyatı yapan doktorla görüşüldüğünü ifade ederek, bu bulguların ameliyat süreciyle açıklanamayacağını savundu. Ornidazolün bazı parazit ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanıldığını, cerrahi müdahaleler sonrasında enfeksiyonu önlemek amacıyla uygulanabildiğini belirten Karabulut, rokuronyumun ise anestezi uygulamalarında kullanılan ve solunum kasları üzerinde etkili bir kas gevşetici olduğunu söyledi. Karabulut, normal şartlar altında yalnızca hastane ameliyathanelerinde bulunan bu maddelerin ameliyattan kalmış olmasının biyokimyasal olarak imkansız olduğunu öne sürdü. 'Rokuronyumun yarılanma ömrü oldukça kısadır. Bu nedenle ameliyatta kullanıldığı varsayılsa bile haftalar sonra gerçekleştirilen otopside tespit edilmesinin mümkün olmadığını değerlendiriyoruz. İddiamız, Rojin’in söz konusu maddeler kullanılarak etkisiz hâle getirildiği ve solunumunun felç edilmesi sonucunda öldürüldüğü yönündedir' diyen Karabulut, daha önce Rojin'e ait kıyafetler üzerinde bugüne kadar DNA incelemesi yapılmadığını öne sürerek adli emanetteki kıyafetler için inceleme talebinde bulunduklarını da açıklamıştı. Öte yandan avukat Karabulut’un iddialarını değerlendiren Adli Toksikolog Prof. Dr. Nebile Dağlıoğlu, otopside belirlenen ilaçların ameliyat ve tedavi sürecinde kullanılan maddelerden kaynaklanabileceğini söyledi. Söz konusu ilaçların vücuttan kısa sürede tamamen atılacağı ve haftalar sonra tespit edilemeyeceği yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığını belirten Dağlıoğlu, tespit edilen ilaç düzeylerinin de çok düşük olduğunu ifade etti. Dağlıoğlu, 'Literatür incelendiğinde cerrahi müdahalelerin ardından haftalar, hatta aylar sonra bile bu tür maddelerin ölüm sonrası alınan örneklerde tespit edildiğinin bildirildiği olgular bulunuyor. Kişinin tedavi sırasında aldığı ilaçlar vücutta birikebilir ve haftalar sonra biyolojik örneklerde saptanabilir' dedi. Soruşturma derinlemesine sürdürülüyor.

Kaynak: Haber Merkezi

#Cinayet · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler