
Peru'dan ABD ile ilişkileri güçlendirme ve koalisyona katılım adımı
Peru'nun yeni devlet başkanı Keiko Fujimori, Washington ile bağları güçlendirmeyi ve ABD öncülüğündeki güvenlik koalisyonuna katılmayı hedefliyor.
Peru'nun yeni göreve gelen cumhurbaşkanı, hükümetinin ABD Başkanı Donald Trump'ın kurduğu Amerika Kalkanı koalisyonuna dahil olacağını açıkladı.
Peru, stratejik ortak olarak gördüğü Amerika Birleşik Devletleri ile ilişkilerini daha da derinleştirmeyi planlıyor. Yeni atanan Dışişleri Bakanı Carlos Espa, Cuma günü yaptığı açıklamalarda, Peru'nun ayrıca Meksika ve Kolombiya ile diplomatik bağları yeniden tesis etmek için çalışacağını, Venezuela ile de ilişkileri onarmak adına ilk adımları atacağını belirtti.
Carlos Espa, Cumhurbaşkanı Keiko Fujimori'nin muhafazakar kabinesinin bir parçası olarak bu hafta ülkenin baş diplomatı olarak görevlendirildi. Daha önce ABD'nin Lima büyükelçiliğinde uzun yıllar iletişim direktörü olarak çalışan Espa'nın bu geçmişi, Washington ile daha yakın uyumlu bir dış politika izleneceği beklentilerini güçlendirdi.
Seçmenlerin artan suç oranlarıyla ilgili kaygılarının gölgelediği seçimleri kıl payı kazanan Keiko Fujimori, Salı günü yemin ederek göreve başladı. Eski bir birinci hanım olan Fujimori, ABD ile işbirliğini güçlendirme niyetinde olduğunu belirterek, hükümetinin Başkan Donald Trump yönetimiyle ortaklığa çok önemli bir alan ayıracağını kaydetti.
Washington, Çin için kritik bir stratejik ortak haline gelen ve büyük bir bakır üreticisi konumundaki Peru'daki etkisini artırmak için son yıllardaki en iddialı hamlelerini yapıyor. Trump yönetimi, Latin Amerika'da Pekin'in artan nüfuzunu dengelemeyi ve bölgedeki suç ağlarıyla mücadele etmeyi amaçlıyor; bu iki konuyu da büyük ulusal güvenlik meseleleri olarak görüyor.
Trump döneminde ABD, Batı Yarımküre'yi ABD'nin etki alanı haline getirmeyi hedefleyen ve Monroe Doktrini'nin güncellenmiş bir versiyonu olan 'Donroe Doktrini' yaklaşımını benimsedi. Trump yönetimi ayrıca, kartellere ve diğer suç örgütlerine karşı askeri operasyonları koordine etmeye adanan ve Amerika Kalkanı olarak da bilinen Amerika Karşıtı Kartel Koalisyonu'na sağ görüşlü hükümetleri davet etti.
Cuma günkü basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Espa, Fujimori'nin suçla mücadele planının bir parçası olarak Peru'nun Amerika Kalkanı'na katılma yönünde ilerlediğini ifade etti. Trump, ikinci dönem için yeniden göreve gelmesinden bu yana Latin Amerika'daki sağ görüşlü liderlerin adaylıklarını büyük ölçüde destekledi, onay verdi ve destek sözü verdi.
ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Christopher Landau da Fujimori'nin yemin törenine katıldı. Keiko Fujimori, daha önceki üç başkanlık denemesinde başarısız olduktan sonra, Haziran ayındaki ikinci tur seçimlerinde sol görüşlü rakibi Roberto Sanchez'i 50 binden az bir oy farkıyla mağlup etti.
Son on yılda Peru'nun dokuzuncu devlet başkanı olan Fujimori, ülkenin yaşadığı derin siyasi çalkantıların ardından görevi devraldı. Peru'da geçmişte pek çok devlet başkanı görev süreleri tamamlanmadan istifa etmiş veya görevden alınmıştı. Fujimori, art arda üç cumhurbaşkanının görevden alınmasının ardından Kongre tarafından atanan geçici sol lider Josa Maria Balcazar'dan yönetimi devraldı.
Güçlü Fuerza Popular partisinin lideri olan Fujimori, siyasi kariyerini babası Alberto Fujimori'nin mirası üzerine inşa etti. 1990'larda yaşlı Fujimori, Peru Kongresi ile Yüksek Mahkeme'yi feshetmesinin ardından otoriter bir hükümet yönetmekle suçlanmıştı. Keiko, babasının annesinden boşanmasının ardından birinci hanım olarak görev yapmıştı.
Başkanlık görevinin sona ermesinden sonra, 2005 yılında Alberto Fujimori tutuklandı. Yargılama sonucunda yolsuzluk ve insanlığa karşı suçlardan, yargısız infazlar ile kırsal ve yerli halka yönelik zorla kısırlaştırma kampanyaları dahil olmak üzere mahkum edildi. Ancak tartışmalı bir şekilde affedilerek 2003'ün sonlarında hapishaneden tahliye edildi ve ertesi yıl hayatını kaybetti.
Keiko Fujimori, babasının hatırasını Peru'ya getirebileceği istikrar ve gücün bir örneği olarak ön plana çıkarmaya devam ediyor.


