
Polonya'da ana muhalefetteki PiS ikiye bölündü
Polonya'da eski Başbakan Morawiecki ile radikal kanadın adayı Czarnek arasındaki gerilim nedeniyle ana muhalefetteki Hukuk ve Adalet partisi bölündü.
Polonya'da 2015 ile 2023 yılları arasında iktidarda bulunan Hukuk ve Adalet (PiS) partisi, aylardır süren iç çekişmelerin ardından gelecek yıl yapılacak parlamento seçimleri öncesinde ikiye ayrıldı. Uzun süren gerginliklerin sonucunda, eski Başbakan Mateusz Morawiecki öncülüğündeki daha ılımlı kanat, partinin radikal kanadının lideri ve başbakan adayı olarak gösterilen Przemysław Czarnek tarafından tasfiye edildi.
Yaşanan bu bölünme, Başbakan Donald Tusk'ın koalisyon hükümetine karşı gelecek seçimlerde zafer kazanmayı hedefleyen muhalefetin gücünü zayıflatırken, liberal hükümetin iktidarı sürdürme ihtimalini artırıyor. Siyaset bilimci Jarosław Flis, ayrılığın sürmesi durumunda PiS'in seçimlerde rakiplerine onlarca sandalyeyi kaybedeceğini belirtti. Ewybory anket verilerine göre, Morawiecki'nin kurduğu Development Plus partisi yüzde 5 civarında oy alırken, PiS'in oy oranı yüzde 22'ye gerileyerek önceki ankete kıyasla dört puan düştü.
Ukrayna'ya askeri yardımlar, jeopolitik meseleler, iç ekonomi, tarım politikaları ve aşırı sağı yükselişi gibi konular aylar süren iç anlaşmazlıkları tetikledi. Morawiecki kampı 29 Temmuz'da ayrılığı resmi olarak doğrularken, eski başbakan 40 milletvekiliyle yeni bir parlamento grubu kurduklarını duyurdu. Morawiecki aynı zamanda Avrupa Parlamentosunun en büyük siyasi gruplarından biri olan Avrupa Muhafazakarları ve Reformistleri (ECR) liderliğinden de istifa etti.
Bu ayrılık, Polonya'da Konfederasyon ve Polonya Tacı gibi aşırı sağcı partilerin desteğini artırdığı bir döneme denk geldi. Son kamuoyu yoklamaları, PiS'in yirmi yıldır ilk kez Polonya sağındaki baskın konumunu kaybettiğini gösteriyor. Seçmenleri geri kazanmak isteyen PiS, söylem ve politikalarını giderek daha sağa kaydırdı.
Libertaryen-milliyetçi çizgideki Konfederasyon partisi son on yılda etki alanını genişletirken, 2019'dan bu yana Grzegorz Braun liderliğindeki Polonya Tacı Konfederasyonu adlı daha radikal bir rakiple de rekabet ediyor. Yahudi karşıtı açıklamalarıyla bilinen eski film yapımcısı ve milletvekili Braun, 2023 yılında parlamento binasında hanuka menorasındaki mumları yangın söndürme tüpüyle söndürmesiyle uluslararası alanda büyük tepki çekmişti.
Polonya sokaklarındaki ruh hali aşırı sağcı politikaların yükselişiyle doğrudan bağlantılı görünürken, ülkede Ukraynalılara yönelik saldırılar son aylar içinde belirgin şekilde arttı. Çoğu siyasetçi bu olayları ve şiddeti kınarken, bazıları ülkedeki Ukrayna karşıtı havayı karşısına almaktan çekindi. Siyaset bilimci Flis, radikal partilerin aksine PiS ile Başbakan Tusk'ın liderliğindeki Yurttaş Koalisyonu'nun tam ölçekli işgal boyunca genel olarak Kiev'in müttefiki olduğunu ifade etti.
Varşova Üniversitesi siyaset bilimi profesörü Anna Wójcik ise Czarnek'in liderliğinde PiS'in Ukrayna karşıtı bir yöne evrildiğini kaydetti. Wójcik, Morawiecki'nin bu yönelime karşı çıktığını, eski Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, parti lideri Jarosław Kaczyński ve Morawiecki'nin bu desteğin yüzleri olduğunu belirtti. Siyaset bilimci ve gazeteci Leszek Jażdżewski ise genç PiS siyasetçilerinin seçmen taleplerine göre hareket ederek Ukrayna karşıtı söylemleri dile getirmeye daha meyilli olduğunu, geçmişte Rusya karşıtı olan partinin bu retorikten giderek uzaklaşacağını vurguladı.
PiS'in geleneksel seçmen kitlesini küçük kasaba ve köylerdeki yaşlılar ile üniversite diploması olmayanlar oluşturuyor. Jażdżewski, demografinin uzun vadede PiS'in lehine çalışmayacağını dile getirdi. Flis ayrıca, partinin kaybettiği 2023 seçimlerinden ders çıkaramadığını ve son başkanlık seçimlerinde Karol Nawrocki'nin sürpriz zaferinin arka planını okuyamadığını savundu. Jażdżewski, PiS'in bu zaferin aşırı sağın desteğiyle geldiğini fark edemeyip oyların doğrudan partiye verildiğini sandığını ifade etti.
PiS'in iktidarda olduğu 2015-2023 döneminde sağ seçmenin tepkisini çeken bazı adımlar attığı, Ukrayna'nın yanı sıra Güney Asya ve dünyanın farklı bölgelerinden ülkeye göçmen akını yaşandığı uzmanlarca aktarıldı. Konfederasyon ve Polonya Tacı gibi aşırı sağcı oluşumların yükselişinde göçmen karşıtı söylem belirleyici rol oynarken, her iki parti de yasal ya da yasadışı tüm göçmenlere karşı çıkıyor.
Jażdżewski, aşırı sağın güç kazandığı ve Morawiecki kanadının koptuğu bir ortamda PiS'in seçim kazanma şansının azaldığına dikkat çekti. 2010 yılında da benzer bir liberal grubun partiden ayrıldığını hatırlatan uzman, Morawiecki destekçilerinin yüzde 2-3'ten fazla oy almasının beklenmeğini ancak bu küçük oranının bile seçimin kaderini belirleyebileceğini kaydetti. PiS'in kemik seçmen kitlesinin istikrarlı olduğunu belirten Jażdżewski, partinin sağ yelpazede yer alan üç ya da dört partiden biri olacağını fakat artık eskisi gibi baskın bir konumda bulunamayacağını sözlerine ekledi.


