Prof. dr. Hasan Kamil Yılmaz'dan tekke ve zaviyeler kanunu değerlendirmesi
TVNET'te konuşan Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, Tekke ve Zaviyeler Kanunu yürürlükte olmasaydı FETÖ benzeri yapıların ortaya çıkamayacağını söyledi.

Prof. Dr. Hasan Kamil Yılmaz, TVNET'te katıldığı bir programda cumhuriyet dönemindeki Tekke ve Zaviyeler Kanunu'nun sonuçlarını değerlendirdi. Günümüzdeki cemaat ve tarikat yapılanmalarına dair tespitler paylaştı. Sunucunun "Tekke ve Zaviyeler Kanunu çıkmasaydı Türkiye'de FETÖ gibi bir oluşum neşvünema bulabilir miydi?" sorusunu yanıtladı.
Yılmaz, "Bulamazdı, olmazdı. Tekkeler açık olsaydı ve o kontrol mekanizması devam etseydi muhtemelen böyle yapılar ortaya çıkmayacaktı" ifadelerini kullandı. - TARİKATLARDA TİCARET VE SİYASET YASAKTIR - Yılmaz, tarikat ile cemaat kavramlarının tamamen farklı olduğunu vurguladı.
Tarihte İslami gelenekte cemaat ifadesinin yalnızca "cami cemaati" için kullanıldığını belirtti. Tarikatların iki temel prensibine dikkat çekti. Asıl tarikat anlayışında ticaret ve siyasetin kesinlikle yasak olduğunu ifade etti.
Osmanlı döneminde tekkelerin kendi vakıf gelirleri bulunduğunu söyledi. Bu sayede kimseye muhtaç olmadan ve kimseden minnet görmeden bağımsız hareket edebildiklerini aktardı. - KONTROL EDİLEBİLİR EĞİTİM MODELİ - 1925 yılında çıkarılan 677 sayılı kanun öncesinde İstanbul'da 300 tekke yer alıyordu.
Her bir tekke en fazla birkaç yüz kişilik butik ve kontrol edilebilir bir eğitim sistemi sunuyordu. Günümüzde tekkelerin kapanmasıyla bir boşluk oluştu. Bu boşlukta kontrolsüz, yüz binlere ve milyonlara ulaşan kitle yapıları türedi. Şeyhin bağlılarını birebir tanıdığı insan yetiştirme modelinin kaybolması sosyolojik problemlere yol açtı.







