7 Eylül 2026 PazartesiUSD48,45EUR56,33
Gündem Nabzı

Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ve aksiyon filmi ‘Saldırı’ vizyona girdi

Bu hafta, korkusuz kadınları anlatan iki film, ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ve ‘Saldırı’ sinemalarda gösterime girdi. İki yapım da izleyicilerden ilgi görüyor.

Kültür-Sanat Servisiİlk yayın:
Psikolojik gerilim ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’ ve aksiyon filmi ‘Saldırı’ vizyona girdi

Bu hafta, korkusuz kadın karakterleri konu alan iki yeni film gösterime girdi. Psikolojik gerilim türündeki ‘Fall 2: Ölümcül Tırmanış’, 2022 yılında büyük ilgi gören ‘Fall’ (Düşüş) filminin devamı niteliğinde. Bütçesi 3 milyon dolar olan bu film, dünya çapında 21,8 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek izleyicilerden ve eleştirmenlerden büyük beğeni topladı.

Bu başarı sonucunda devam filmi çekilmesi kararlaştırıldı ve serinin üçüncü bölümü için hazırlıklar başladı. İlk filmde kocası tırmanışta hayatını kaybeden Becky, en yakın arkadaşı Shiloh ile birlikte 610 metre yüksekliğindeki bir kuleye tırmanarak eşinin küllerini serpmek ve korkularıyla yüzleşmek ister.

Ancak kulenin tepesinde, paslı merdivenin kopması sonucu iki arkadaş mahsur kalır. Film severler, yönetmenler Peter Spierig ve Michael Spierig’in ilk filmin atmosferine uygun yeni bir unsur olarak tahta köprüyü filme dahil ettiklerini belirtti. Shiloh’un yakın arkadaşı Luce, ablasını özleyen Jax’tan ablasının anısını yaşatmasını isteyerek onunla Tayland’a gelmesini teklif eder.

Jax, bu yolculuğu kabul eder ve Tayland’da 30 yıldır halka kapalı olan Kwan Dağı’na tırmanma kararı alarak rehber Jo’yu tutarlar. HİTCHCOCK’A SAYGI Tehlikeli ortamlarda psikolojik gerilimi yönetme konusunda deneyimli olan Spierig kardeşler, bu filmde de 1200 metrelik dağa tırmanma temasını koruyarak ilk filmin yüksekten düşme ve hayatta kalma vurgusunu sürdürdü.

Jax karakteri kırılgan ve duygusal, Luce ise maceracı bir kişiliğe sahip. Jo karakteri ise gizemli bir figürdür. “Dağın Şeytan Dirseği” köşesine geldiklerinde deprem, yürüme tahtalarını koparır ve Jo kaybolur.

Jax ve Luce, bu tehlikeli durumla baş başa kalır. Yönetmenler, izleyiciyi olayın içine çekmek için kamera hareketleri kullanarak birçok sahneyi Jax’in gözünden çekmişlerdir. Film boyunca Spierig kardeşler, Alfred Hitchcock’un kült gerilimlerine atıfta bulunarak gerilimi artırmışlardır.

Zincirlerin kopması ve çivilerin tahtadan fırlaması gibi unsurlar gerilimi artıran detaylar arasında yer alıyor. Filmde, vidanın gevşediği ancak düşmediği gibi detaylar sürekli bir gerilim atmosferi yaratıyor. İlk film izlenerek gerçekçi çekimler yapıldı, setler kurularak yeşil ekran kullanılmadı.

Oyuncular, tellerle bağlanarak güneş, yağmur, sıcak ve soğuk gibi hava koşullarına maruz kaldılar. Tüm ekip, tam bir takım çalışması anlayışıyla hareket etti. Harriet Slater, Arsene Thomas ve Tom Brittney gibi oyuncuların performansları dikkat çekti.

Ses tasarımları da büyük özenle hazırlandı. Bohemian Rhapsody ile ses miksajı Oscar’ını kazanan Paul Massey ve ses süpervizörü David Barber gibi efsane isimler projede yer aldı. Ses, filmde ortamın düşmanlığını anlatan temel unsurlardan biri haline geldi.

ABD’DEKİ DERİN DEVLET Adam Wingard, özgün düşük bütçeli gerilim filmleriyle tanınmasının ardından 300 milyon dolarlık bütçeyle çektiği “Godzilla ve Kong: Yeni Krallık” (2024) ile dikkat çekti. Son filmi “Saldırı” (Onslaught) ise B sınıfı filmlerin çılgınlığını A sınıfıyla birleştiriyor.

10 yıl boyunca “franchise” projelerinde çalışan Wingard, artık başkalarının kurallarına göre hareket etmek zorunda kalmadığını söyleyerek, bunun yanı sıra birçok siyasi entrika ve uzlaşmanın da işin içinde olduğunu belirtiyor. “Saldırı”da, sert bir ordu gazisi olan keskin nişancı Celeste, küçük kızı Daisy ile çöl ortasında bir karavan parkında yaşamaktadır.

Günlerini silahlar ve atış talimleriyle geçiren Celeste, parkın yakınındaki askeri tesiste Nazi doktor Kamller’in genetiği değiştirilmiş süper asker deneyi yaparken askerlerin herkesi öldürüp kaçtığını öğrenir. Yönetmen, John Carpenter’ın kült klasiği “13. Bölgeye Saldırı” (1976) filminden esinlendiğini ifade ediyor ve 11 Eylül sonrası komplo teorilerine olan ilgisini vurguluyor.

Film, ABD’de derin devletin, gizli olaylara tanık olan vatandaşları ortadan kaldırma ve tüm izleri silme yöntemlerini açıkça yansıtıyor. Filmin başlangıcındaki jenerik, Amerikan halkının bir nesil boyunca savaştan uzak kalmadığını vurguluyor.

Daisy karakterine hayat veren Blake Kennedy’nin yanı sıra Adria Arjona, Dan Stevens, Michael Biehn, Rebecca Hall ve Reginald Veljohnson gibi isimler de filmde yer alıyor.

Kaynak: Kültür-Sanat Servisi

#Saldırı · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler