30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
Rolls-Royce'un piyasa değeri hedefine doğru yükselişi sürüyor

Rolls-Royce'un piyasa değeri hedefine doğru yükselişi sürüyor

Rolls-Royce CEO'su Tufan Erginbilgiç'in şirketin Londra Borsası'ndaki en değerli kurum olabileceğine yönelik hedefi, açıklanan son finansal veriler ve yeni büyüme alanlarıyla birlikte daha gerçekçi bir görünüm kazanıyor.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Rolls-Royce CEO'su Tufan Erginbilgiç, yaklaşık bir yıl önce motor üreticisi şirketin Londra Borsası'ndaki en değerli kurum haline gelme potansiyeli taşıdığını dile getirdiğinde, bu ifade kendi içinde iddialı bir beklenti olarak değerlendirilmişti. Covid salgınının küresel havacılık sektörünü durma noktasına getirdiği dönemde büyük bir kriz yaşayan şirket, Erginbilgiç'in yönetiminde hisse fiyatlarını on kat artırmayı başardı; ancak yine de şirketin sermaye piyasalarının en tepesindeki devlerle rekabet edebileceğini hayal etmek güçtü.

Bugün 120 milyar sterlinlik değere ulaşan Rolls-Royce, Footsie endeksinde 4'üncü sıra için madencilik devi Rio Tinto ile başa baş bir konumda bulunuyor. Öte yandan, sırasıyla 185 milyar sterlin değerindeki Shell, 198 milyar sterlinlik AstraZeneca ve 274 milyar sterlinlik HSBC gibi, yerlerinde saymaya niyyeti olmayan devlerle arasında hâlâ belirgin bir fark var.

Buna karşın Erginbilgiç'in uzun vadeli iyimserliği, her finansal sonuç dönemiyle birlikte daha inandırıcı bir nitelik kazanıyor. Perşembe günü açıklanan yarı yıl sonuçlarında finansal tahminler yine yukarı yönlü revize edildi. Tam yıl nakit akışının, daha önce öngörülen rakamın 200 milyon sterlinden fazla üzerine çıkarak 3,8 milyar ila 4 milyar sterlin arasında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Faaliyet kârlarındaki artış ise 700 milyon sterlinlik yükselişle 4,7 milyar ila 4-9 milyar sterline ulaştı. Bu yukarı yönlü revizyonlar, Erginbilgiç'in motorların güvenilirliğine yatırım yaparak havayollarıyla sözleşmeleri her iki tarafın da kazançlı çıkacağı şekilde yeniden müzakere etme çabalarının karşılık bulduğunu gösteriyor.

Şirketin uzun vadeli büyüme projeksiyonları, geniş gövdeli uçak motorlarının çok ötesindeki pek çok alanın başarılı bir şekilde ilerlemesine dayanıyor. Savunma sanayi sektörü doğal olarak güvenli bir alan olarak öne çıkıyor. Başbakanlık konutunun bulunduğu Barrow-in-Furness'teki temaslar, Rolls-Royce'un Birleşik Krallık denizaltıları için nükleer tahrik sistemleri ürettiğini bir kez daha hatırlattı. Ülkenin savunma yatırım planının bütçe detaylarındaki tartışmalar ne olursa olsun, Rolls-Royce açısından açık bir şekilde olumlu bir gelişme olduğu görülüyor. Ayrıca insansız hava araçları için tahrik sistemleri alanında da çeşitli fırsatlar bulunuyor.

Öte yandan, son dönemde en çok dikkat çeken bölüm enerji sistemleri oldu. Geçmişte deniz taşıtları ve askeri tanklar için kullanılan standart dizel sistemlerin üreticisi olarak bilinen bu alan, ABD'deki yapay zeka veri merkezlerinin de ilgisini çekiyor. Yetersiz yatırımlar nedeniyle zorlanan ABD elektrik şebekesine bağlanmakta güçlük çeken veri merkezleri, temel güç ihtiyacı için şirketin gaz yakıtlı türbinlerini talep ediyor. Rolls-Royce'un bu yılın ilk yarısında güç üretimine yönelik sipariş defteri yüzde 55 oranında artış gösterdi.

Benzer şekilde, yapay zeka yatırımlarının şirketin küçük modüler reaktörlerine (SMR) de olumlu yansımaları olması bekleniyor. Başlangıçta ulusal şebekeler için düşük karbonlu güç kaynakları olarak planlanan 470 megavatlık SMR'ler, ABD'deki devasa ve yüksek enerji tüketen bazı büyük ölçekli veri merkezi projelerinin potansiyel müşterisi haline geldi. Bu durum şirkete; yedek güç için dizel, temel güç için gaz ve 2030'lu yıllarda devreye girecek SMR'ler olmak üzere yapay zeka enerji alanında birden fazla avantaj sağlıyor.

Şirket açısından en büyük potansiyel barındıran gelişmelerden biri de dar gövdeli uçak motorları pazarına yeniden giriş planı olarak öne çıkıyor. Airbus ve Boeing henüz yeni tek koridorlu uçak modelleri için resmi bir taahhütte bulunmadığı için bu süreç daha yavaş ilerliyor. Mevcut rakipler arasındaki rekabet göz önüne alındığında, şirketin bir motor tedarikçisi olarak yer alması kesinlik taşımıyor.

Ancak geniş gövdeli pazarın katbekat üzerinde olan devasa pazar potansiyeli, hisse geri alımları için nakit ayıran bir şirkete kurumsal destek sağlanmasının tartışmalı olmasına rağmen, şirketin Birleşik Krallık Hazine Bakanlığı'ndan talep ettiği finansal desteğin neredeyse kesinlikle onaylanmasını sağlıyor. Uluslararası havacılık sektöründe sübvansiyonların olağan bir durum olduğu gerçeği, yeniden sanayileşmeyi hedefleyen başbakanın da gözünden kaçmıyor. Şirket yönetimi, Birleşik Krallık gelişmiş imalat sektöründe 40 bin kişilik istihdam potansiyeline dikkat çekiyor.

Tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde, Erginbilgiç'in şirketin potansiyeline yönelik öngörülerinin görünenden çok daha gerçekçi olduğu anlaşılıyor. Şirket, CEO'nun belirttiği gibi savunma, yapay zeka ve nükleer enerji üzerinden ilerleyen büyük küresel trendlerin tam merkezinde konumlanıyor. Yaklaşık yirmi yıl boyunca düzenli olarak aksilikler yaşayan şirkette ilerleyen süreçte yine bazı sorunlar çıkabilir; ancak önünde çok sayıda farklı alanda devasa fırsatlar barındıran başka büyük bir Birleşik Krallık şirketi bulmak neredeyse imkansız.

Geçmişe dönüp bakıldığında, Hazine Bakanlığı 2020 yılında önemli bir fırsatı kaçırdı. Devlet, Covid kaynaklı finansal sıkıntıları aşması için Rolls-Royce'a kredi garantileri vermek yerine, hisse senedine dönüşebilen tahviller talep ederek milyarlarca sterlin kazanç elde edebilirdi.

Kaynak: The Guardian World

İlgili Haberler