
Saadet Partisi lideri Arıkan'dan iktidara gündem eleştirisi
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de yaptığı konuşmada iktidarı ekonomi, tarım, dış politika ve yargı başlıklarında eleştirdi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grubu'nun TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomiden tarıma, yargıdan "Terörsüz Türkiye" sürecine kadar birçok konuda iktidarı eleştiren Arıkan, "Bir tarafa bakıyorsunuz, mutfakta, pazarda yangın devam ediyor, diğer tarafta çiftçi, asgari ücretli, emekli hayatta kalma mücadelesi veriyor. Siyasetin gündeminde ise taht kavgaları, tayt kavgaları, cast kavgaları var. Memleketi tiyatro sahnesine çevirdiler ama bu tiyatronun faturasını millet ödüyor" ifadelerini kullandı.
Özel sektör öğretmenlerinin çalışma koşullarına da değinen Arıkan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bir ay önce iptal ettiği toplantıyı 30 Temmuz'da gerçekleştireceğini duyurduğunu belirterek bunun olumlu ancak yetersiz bir adım olduğunu söyledi. Toplantının "dostlar alışverişte görsün" anlayışıyla yapılmaması gerektiğini ifade eden Arıkan, öğretmenlerin güvencesizlik ve düşük ücret sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesini istedi. Saadet Partisi olarak öğretmenlerin özlük haklarının iyileştirilmesi için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını kaydetti.
Konya'da çiftçilerle bir araya geldiklerini belirten Arıkan, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin açıkladığı buğday alım fiyatının piyasada karşılık bulmadığını, üreticinin ürününü 12,5 liraya satmak zorunda kaldığını söyledi. Kürsüde Konya'dan getirdiği buğdayı gösteren Arıkan, "İktidar alım fiyatını 16,5 lira olarak açıkladı ancak ofislere mümkün olduğunca az alım yapılması talimatı verdi. Piyasa 12,5 liraya kadar düştü. Çiftçi yine tüccarın insafına bırakıldı. Mazotun litresi ise bu hafta 80 liraya ulaştı. Çiftçimiz bir litre mazot alabilmek için tam 5 kilo buğday satmak zorunda kalıyor" dedi.
AKP iktidarı döneminde 2 milyon 600 bin hektar tarım arazisinin kaybedildiğini öne süren Arıkan, "Ülkeye zarar vermek isteyen biri tarımı yönetse ancak bu kadar başarılı olabilirdi" diye konuştu. Saadet Partisi iktidarında çiftçinin faiz yükünden kurtarılacağını, alım fiyatlarının gerçek maliyetler dikkate alınarak belirleneceğini ve mazot ile gübre desteklerinin ekim öncesinde verileceğini söyleyen Arıkan, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin üreticiyi koruyan gerçek bir piyasa düzenleyicisi haline getirileceğini ifade etti.
Güvenpark'ta eylem yapan er şehit yakınları ve gazilerin taleplerinin haklı olduğunu belirten Arıkan, gaziler arasındaki statü farklılıklarının kaldırılması gerektiğini söyledi. "Bir gazinin vatan için feda ettiği uzvu şereftir. Onu hak aramak zorunda bırakan iktidarın vicdan yokluğu ise en büyük utançtır" diyen Arıkan, gerekli yasal düzenlemelerin bekletilmeden hayata geçirilmesini istedi.
İktidarın bazı dosyaları beklettiğini ve hukukun siyasi hesaplarla işletildiğini savunan Arıkan, Gülistan Doku dosyasının takipçisi olacaklarını ifade etti. Ahbap Derneği soruşturmasına da değinen Arıkan, "Ahbap belli, içeriye aldınız. Peki çavuş kim?" diyerek bürokraside bu yapıya göz yumanların da ortaya çıkarılması gerektiğini belirtti. "Bir işte ahbap varsa onu koruyan çavuşlar da vardır. Gazetecilerden, sanatçılardan hesap soruyorsunuz. Peki makam odalarında fotoğraf verenleri, belediyelerde ağırlayanları, sahnelerde ödül verenleri de ifadeye çağıracak mısınız? Ahbabı verip çavuşları kurtaramazsınız" dedi.
Ekonomik sorunlara yeniden dikkat çeken Arıkan, "Bu ülkenin gerçek gündemi valinin giydiği tayt değil, işçinin Bakanlık önünde yere vurduğu baretidir. Gerçek gündem salonların nasıl doldurulduğu değil, pazar filesinin nasıl doldurulduğudur. Gerçek gündem 5 kilo buğday satıp bir litre mazot alamayan çiftçidir" ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin de konuşan Arıkan, terörün sona ermesine yönelik her adımı desteklediklerini belirtti. Kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle üretilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, Türkiye'nin ihtiyacının belirli kişi veya gruplara yönelik düzenlemeler değil, herkes için eşit şekilde işleyen gerçek bir hukuk devleti olduğunu dile getirdi.
NATO Zirvesi sonrasında yapılan açıklamaları da eleştiren Arıkan, Türkiye'nin itibarının organizasyonlarla değil, milli menfaatlerin korunmasıyla ölçüleceğini kaydetti. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik açıklamaları ile attığı adımlar arasında çelişki bulunduğunu savunan Arıkan, F-35 programı ve CAATSA yaptırımları konusunda ilerleme sağlanamadığını dile getirdi. Gazze'deki ateşkes ihlallerine de değinen Arıkan, Türkiye'nin garantör ülke olarak daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini belirterek, "Garantörlük sadece imza atmakla olmaz. O imzanın arkasında durmayı gerektirir" dedi.
Konuşmasının sonunda seçim sistemi ve ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arıkan, yüzde 50+1 sistemi nedeniyle ittifakların kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Arıkan, "Türkiye'nin ihtiyacı kutuplaşmanın sürmesi değil, bu anlayışın sona ermesidir. İttifaklar seçim kazandıracak geçici çıkar ortaklıkları değil, devleti yeniden ayağa kaldıracak tarihi bir yeniden inşa mutabakatı olmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.



