
Semiramis Pekkan: Tedavim henüz bitmedi
Semiramis Pekkan, kanser sürecine ilişkin açıklamasında tedavinin sürdüğünü ancak en ağır kısmın geride kaldığını belirtti.
2025 yılında kanser teşhisi konulan Semiramis Pekkan, kemoterapi sürecinin ardından sağlık durumu hakkında konuştu. Tedavisinin devam ettiğini belirten ünlü sanatçı, "En ağır kısmı geride kaldı" diyerek mücadele sürecini anlattı.
Türk müziğinin unutulmaz isimlerinden Ajda Pekkan'ın kardeşi Semiramis Pekkan, sosyal medyada paylaştığı video ile yaşadığı talihsiz kazayı ve sonrasındaki sağlık sürecini anlatmıştı. Akşam köpeği Tina'yı tuvalete çıkarırken bir demire çarpıp düşen Pekkan, ciddi bir kırık olmasa da hastaneye başvurup, tedbir amacıyla yaklaşık 10 gün sonra kapsamlı check-up yaptırmıştı.
Bu kontroller sırasında doktorlar, Pekkan'ın akciğerinde bir kitle tespit etmişti. Sol akciğerinin alt lobunun alınması gereken Pekkan, "O düşüş olmasaydı belki çok geç olacaktı" diyerek erken teşhisin önemini vurgulamıştı.
Gördüğü tedavi sürecinde zaman zaman sarsıldığını ifade eden Pekkan, "Ben de sallandım, ciddi sallandmalar geçirdim. Bu kadar her şeyi kabullenen, 'tamam, bunlar da olacak' diyen ben bir gecede ilk saçım döküldüğü zaman şok oldum. Panik halindeydim, 'saç getirin bana' dedim. Ne kadar bilgi sahibi olursan ol, şoklar yaşıyorsun. Yorgunluk mesela, 4-5 ay öncesine nazaran daha çabuk yoruluyorum. Bazen zorlayayım diyorum ama zorlayamıyorum. İnsanın hastalığın sürecine saygı duyması lazım" açıklamasında bulunmuştu.
Sosyal medya hesabından gökyüzüne balonlar bıraktığı bir video paylaşan Semiramis Pekkan, kanseri yendiğini duyurmuştu.
Hastalığı geride bıraktığı düşünülen usta sanatçı Semiramis Pekkan, tedavi süreci ve son sağlık durumuyla ilgili merak edilenleri yeniden kaleme alarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
2025'te akciğer kanseri teşhisi aldığını duyuran ve geçtiğimiz mart ayında kemoterapi tedavisini tamamlayan Pekkan, tedavisinin henüz bitmediğini ancak en ağır kısmı geride bıraktığını ifade etti.
Sanatçı, "Erken teşhis çok önemliydi. Hiç şikayet etmedim. Hastalığı bana misafir gelmiş ve bir gün gidecekmiş gibi gördüm. 'Misafirdir, bir gün gidecek' dedim hep. Tedavim henüz bitmedi ama en ağır kısmı geride kaldı. Süreç boyunca çalışmaya devam ettim, bu da bana çok iyi geldi" dedi.
Hastalık sürecinde ajitasyondan uzak durduğunu ve acınma duygusunu asla kabul etmediğini vurgulayan 77 yaşındaki usta isim, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Ben yalnız değilim. Bu hastalık yalnızca benim başıma gelmedi; bunu yaşayan pek çok insan var, ben de onlardan biriyim. 'Vah vah' diyerek acıyan insanları yanımda tutmadım. Hayatta kader diye bir şey var ama kaderi yönetmek de bizim elimizde. Yaşadığım bir düşmenin ardından hastalığın ortaya çıkması kaderdi ancak ben 'Niye benim başıma geldi?' demedim. Tamamen bu süreci nasıl yöneteceğime odaklandım."
Tedavi sürecindeki fiziksel değişimlere de değinen Pekkan, "Kortizon kullandığım dönemde yüzüm çok şişti, 6 kilo aldım. Ama her sabah kalkıp gözümün içini boyuyor, küpelerimi takıyor, salona öyle geçiyordum. Sonra düşüyordum ama olsun... Küpelerimle düşüyordum. Düşeceksek gözümüz boyalı düşelim. Bunlar insana müthiş moral veriyor" diye konuştu.
Tedavi nedeniyle saçlarının döküldüğünü gizlemeyen Semiramis Pekkan, bir televizyon programında yeni tarzını çok sevdiğini dile getirerek, "Deli gibi peruk yaptırdım ama saçlarımın bu doğal hâlini daha çok sevdim. Bir daha saçımı boyatmayacağım, çok güzel çıktı" açıklamasını yaptı.
Yaşadığı bu süreçte inancının ve çevresinden aldığı sevginin kendisine güç verdiğini belirten Pekkan, "Ben inançlı bir insanım. Benim için çok güzel dualar edildi, büyük bir sevgi gördüm. Sevginin iyileştirici gücüne inanıyorum. Sevgi gerçekten iyileştirir. Şimdi yeni bir hayata başlıyorum" dedi.
Hastalık sürecindeki duruşunun yanı sıra geçmiş yıllardaki ilişkileri ve evlilik hayatına da değinen Semiramis Pekkan, Hintli iş insanı Gulu Lalvani ile biten evliliği hakkında samimi açıklamalarda bulundu.
Hintli eşi Gulu Lalvani ile 15 yıllık evliliğini 2000 yılında sonlandıran Pekkan, "Senelerce beni 'Hintli milyarderin karısı' diye tanıttılar. Güzel hayatlar yaşadım ama onlar bana ait değildi. Birlikte olduğum insanların geniş imkânları vardı, bu da bir şanstı. Ancak bana ait olmayan hiçbir şeyle övünemem" şeklinde konuştu.
Bir dönemin efsane dizisi "Sihirli Annem"de Perihan Peri karakteriyle hafızalara kazınan usta oyuncu Gül Onat Duman, geçtiğimiz aylarda pankreas kanseriyle mücadele ettiğini duyurmuştu.
Zor bir tedavi süreci yaşadığını belirten Onat şu ifadeleri kullanmıştı:
"Hastalığım 2023 yılında başladı. En tehlikeli ve öldürücü pankreas kanseri. Niye ben demedim Kabullendim. Çok ağır ameliyatlar geçirdim. Cehennemi yaşadım, zehirterapi radyoterapi bir yıl rahat geçti sonra bağırsaklara nüksetti. Gene çok ağır ameliyatlar bu günlere geldim şükür."
"Ben hiç pozitif düşünemedim bu süreçte. Kendimi şaşırtan bir olgunlukla karşıladım bu ölümcül hastalığı ama hep gırgır geçtim. Şu anda bağırsaklarım bir torbaya boşalıyor altı aydır. Çok sıkıntılı bir iş kendi bağırsağını gören ender kişilerdenim yani."
Sağlık durumu merak konusu olan usta oyuncunun tedavi sürecini sevenleri yakından takip ediyor.
Öte yandan Türk televizyon ve sinema dünyasının usta isimlerinden Cihan Ünal'ın kızı olarak sanatla iç içe bir ortamda büyüyen Irmak Ünal, 3.5 yıl önce oyunculuk kariyerine ara vererek Bali'ye yerleşmişti.
2 çocuğuyla Bali'de kendine yeni bir yol çizen Ünal, kariyerine yoga eğitmeni olarak devam etme kararı almıştı. Düzenli spor yapması ve fit fiziğini korumasıyla tanınan Ünal, sık sık yaptığı paylaşımlarıyla da adından söz ettiriyordu.
Irmak Ünal, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla meme kanserine yakalandığını duyurdu.
Ünal, yaşadığı süreci yazdığı bu duygusal notla dile getirmişti:
"Sonuçların meme kanseri" kelimelerini duyduğumda, yeni yılın ilk günüydü... ne sürpriz!!! ve ben bunun beni hem tamamen yıkıp hem de yeniden inşa edeceğini bilmiyordum. Bu yolculuk hem çok gerçek, hem çok zor, hem de anlatması güç bir şekilde dönüştürücü...
Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı, ve bu süreçte şunu çok net öğrendim: erken teşhis gerçekten hayat kurtarır. Bilgi, korku değil güç demek. Ve ben, yol boyunca bana hem bilimin hem kalbin ışığıyla rehberlik eden inanılmaz bir doktor ekibiyle çevrili olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Tabii dürüst olayım... benim spiritüel tarafım bazen bilimle çatışıyor. Doktorlarımın daha önce hiç duymadıkları sorularla uğraşmak zorunda kaldıkları kesin ve içimdeki uzaylıyla da! Ama yine de bana sabırla, mizahla ve sonsuz bir motivasyonla yaklaştılar. Yaklaşmaya devam ediyorlar.... Bu, benim için tıbbın en saf hali.
Şifalanma sürecimde bildiğim her şeyi birleştiriyorum.... spiritüel uygulamalar, homeopati, enerji çalışmaları ve bilimin sunduğu en iyi imkanlar... Hepsini sezgiyle, farkındalıkla harmanlıyorum. Benim için iyileşmek artık bir sanat: biraz inanç, biraz bilim, tamamen kalp işi.
Bu yoldan geçen ya da bir yakını geçen herkese... sizi görüyorum, sizi hissediyorum. Şifa düz bir çizgi değil ama izin verdiğinde içinde mucizevi bir zarafet var aslında. Ve yaratanın ışığına şahitlik edebilirsiniz. Ne kadar ameliyathane kapısında "vay be bir başımayım, yapayalnız gidiyorum" desem de asla yalnız değildim. Önce Allah'ın varlığını hep hissettim ve yol arkadaşlarıma tüm kalbimle teşekkür etmeliyim...
1945 yılında Adana'da doğan Salih Güney, hem müthiş oyunculuğuyla hem de karizmasıyla gönülleri fethetmişti. Şimdilerde 80 yaşında olan Güney, önceki haftalarda Nişantaşı'nda görüntülenmişti.
Doktor muayenesine gittiğini söyleyen 80 yaşında usta oyuncu, KOAH'a (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) yakalandığını açıklamıştı:
"Zamanında çok sigara içtiğim için nefes alma sorunum var. 5-6 ay önce KOAH başladı. Sigara içenlere tavsiyem; sakın içmeyin. Geçenlerde katıldığım baloda bir doktor beni çağırdı, şimdi ona gidiyorum. Aslında bırakmıştım ama akşam yemeklerinden sonra dayanamıyorum. 60 senedir içiyorum."
Özel hayatı ve kariyeri ile her daim dikkat çeken Seda Sayan, yıllardır aynı hastalıkla mücadele ediyor.
Tiroid bezi rahatsızlığı olan ve düzenli olarak ilaç kullanan ünlü sunucu aç kalamıyor. Yemek yemediği zaman oldukça rahatsızlanan ve başı dönen Seda Sayan hastalığına hala bir çare bulabilmiş değil.
'Minik Serçe' lakaplı usta sanatçı Sezen Aksu, günümüzde oldukça yaygın olan bir hastalıkla mücadele ediyor.
Ünlü sanatçı uzun yıllardır 'panik atak' hastalığı tedavisi görüyor. Uzun süre tedavi gören Minik Serçe hala panik atak hastalığını yenebilmiş değil.
Oyunculuğuyla takdir toplayan Kıvanç Tatlıtuğ'un hastalığını belki de duyunce çok şaşıracaksınız.


