
Sendikalar Ege üniversitesi'nin izin kararına tepki gösterdi
Eğitim Sen ve SES, Ege Üniversitesi'nin etkinlikleri rektörlük iznine bağlayan kararını eleştirdi.
Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi, Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun üniversite kampüslerinde yapılacak basın açıklaması, protesto ve benzeri etkinliklerin rektörlük iznine tabi olmasına ilişkin aldığı karara karşı çıktıklarını duyurdu. Sendikalar, bu kararın anayasal haklara ve sendikal özgürlüklere aykırı olduğunu belirterek derhal geri çekilmesini talep etti. Eğitim Sen İzmir Üniversiteler Şubesi Başkanı Lülüfer Körükmez, şube binasında yaptığı açıklamada, söz konusu düzenlemenin temel hak ve özgürlükleri idari izne tabi kıldığını ifade etti. Körükmez, "Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 24 Temmuz 2026 tarihli kararıyla, üniversite yerleşkelerinde gerçekleştirilecek gösteri, yürüyüş, basın açıklaması ve benzeri etkinliklerin önceden rektörlük izniyle yapılması gerektiği resmi yazıyla duyurulmuştur. Bu karar, Anayasa'nın güvence altına aldığı hak ve özgürlükleri idari takdire tabi kılan hukuka aykırı bir düzenlemedir. Bu düzenlemeyi kabul etmiyor ve hukuka aykırı bu kararın derhal geri çekilmesini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Açıklamada, anayasanın 26. maddesi ile güvence altına alınan düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü, 34. maddesi ile güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile 51. maddesi kapsamındaki sendikal hakların idarenin iznine bağlı olamayacağının altı çizildi. Körükmez, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Rektörlüğün tesis ettiği nitelikte genel bir ön izin mekanizması öngörmemektedir. Rektörlüğün bu kararını 2911 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na dayandırma girişimi hukuki dayanaktan yoksundur. Kanunda öngörülmeyen bir 'ön izin' şartının idari bir kararla ihdas edilmesi, kanunilik ilkesi ve normlar hiyerarşisine aykırıdır" dedi. Ayrıca, uluslararası insan hakları hukuku ile de bağdaşmadığını vurguladı. Körükmez, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinin ifade özgürlüğünü, 11. maddesinin ise barışçıl toplanma ve örgütlenme özgürlüğünü koruduğunu belirtti. Kararın sendikal haklar açısından da kabul edilemez olduğunu belirten Eğitim Sen Başkanı, "Sendikal örgütlenme ve faaliyet yürütme hakkı; Anayasa, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile Türkiye'nin taraf olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 87 sayılı sözleşmesi tarafından korunmaktadır. Sendikaların üyelerini ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yürüttükleri faaliyetlerin önceden idari izne bağlanması, sendikal özgürlüğün özüne doğrudan müdahaledir" ifadelerini kullandı. Üniversitelerin özgür düşüncenin, eleştirel bilimin ve demokratik tartışmanın mekanları olduğunu belirten Körükmez, akademik ve idari emekçilerin, öğrencilerin ve üniversitenin tüm bileşenlerinin düşüncelerini barışçıl yollarla ifade etmesi ve demokratik tepkilerini ortaya koymasının üniversite yaşamının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. "Üniversite yönetimlerinin görevi bu hakları idari izin mekanizmalarıyla sınırlandırmak değil; bu hakların özgürce ve güven içinde kullanılabileceği koşulları sağlamaktır" diyen Körükmez, rektörlük makamının ifade özgürlüğüne izin veren ya da onu denetleyen bir otorite değil, üniversitenin akademik özerkliğini, hukuka uygun işleyişini ve temel haklara saygıyı güvence altına almakla yükümlü bir kamu yönetimi olduğunu da vurguladı. Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı sadece münferit bir idari işlem değil, ülkemizde hukukun üstünlüğü, demokratik haklar ve üniversite özerkliği alanlarında yaşanan daha geniş sorunların üniversitelere yansımasının somut bir örneği olarak değerlendirildi. Açıklamada, sendikaların talepleri ise şöyle sıralandı: "Ege Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun 24 Temmuz 2026 tarihli kararının derhal geri çekilmesi, üniversite yerleşkelerinde anayasal hakların ve sendikal özgürlüklerin herhangi bir idari izne tabi tutulmaksızın kullanılmasının güvence altına alınması, üniversite yönetiminin Anayasa'ya, uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve sendikal haklara uygun hareket etmesi, üniversite bileşenlerinin katılımını esas alan, özgür düşünceyi ve eleştirel tartışmayı destekleyen çoğulcu bir yönetim anlayışının benimsenmesi." Eğitim Sen, bu kararın anayasal hakların kullanımına doğrudan müdahale eden hukuka aykırı bir idari işlem olduğunu belirterek, "Anayasal hakların idari izin mekanizmalarıyla sınırlandırılmasını hiçbir koşulda kabul etmiyoruz. Üniversiteler ancak düşüncenin özgürce ifade edilebildiği, eleştirinin cezalandırılmadığı ve sendikal faaliyetlerin güvence altında olduğu ölçüde gerçek anlamda üniversitedir" dedi. Eğitim Sen, hukuka aykırı bu karar geri çekilinceye kadar hukuki ve demokratik mücadelelerine kararlılıkla devam edeceklerini duyurdu. Ayrıca, sendikaların söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açacağı da bildirildi.







