6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Sibirya'daki mezarda bulunan Takılar, Türklerin kadim izlerini taşıyor

Koibaly mezarlığındaki takılar, Umay figürü ve geçiş süreçleriyle dikkat çekiyor. Eserler, kullanıldıkça tamir edilmiş ve aile yadigârı olma potansiyeli taşıyor.

Kültür-Sanat Servisiİlk yayın:
Sibirya'daki mezarda bulunan Takılar, Türklerin kadim izlerini taşıyor

Koibaly mezarlığındaki 7 numaralı kurganda, iki yanında kanatları olan kadın biçimli bir figür yer alıyor. Figür, göğüs hizasında iki eliyle bir kap tutuyor. Başının üzerinde ise bir hale benzeri bölüm bulunuyor.

Bu özellikler, figürün eski Türk inancında kadınları, çocukları, anneliği ve doğurganlığı koruduğuna inanılan Umay'ı tasvir ediyor olabileceği düşüncesini ortaya atıyor. Ancak bu bağlantının kesinleşmediği belirtiliyor. Yeni araştırmanın ilginç bir bulgusu, takıların başlangıçta küpe olarak tasarlanmamış olması.

Yapım izlerini inceleyen araştırmacılar, bu eserlerin hayatı boyunca en az üç farklı usta tarafından yapıldığını tespit etti. İlk usta, yaklaşık yüzde 98 oranında gümüş içeren bir alaşımdan birbirine benzeyen iki süs hazırladı. İnsan figürünün çevresine yerleştirilen kuş benzeri şekiller ise ince metal teller ve filigran işçiliği ile süslendi.

Bu yapım kalitesi, onları hazırlayan kişinin deneyimli bir kuyumcu olduğunu gösteriyor. Daha sonra başka bir usta, süslerin üzerine küçük küresel parçalar, halkalar ve kulağa takılmasını sağlayan kancalar ekledi. Böylece ilk başta başka bir amaç için yapılmış olan bu süsler, sonradan küpeye dönüştürüldü.

Küpelerdeki aşınma izleri, uzun bir süre kullanıldıklarını gösteriyor. Hatta küpelerden birinin kanat bölümünün zamanla kırıldığı belirlendi. Ancak sahibi, bu değerli takıyı atmak yerine tamir ettirdi.

Üçüncü bir usta, kırılan bölüme delikler açarak parçaları telle birbirine bağladı. Araştırmacılar, bu kaba tamirin bile önemli bir ipucu olduğunu düşünüyor. Takılar, modası geçmiş veya zarar görmüş olmalarına rağmen kullanılmaya devam edilmiş olabilir.

Bu nedenle eserlerin, nesilden nesile aktarılan ve maddi değerinin ötesinde anlam taşıyan aile yadigârları olabileceği değerlendiriliyor. Mezar, daha önce yağmalandığı için iskeletin büyük bölümü kayboldu. Ancak mezarda at kemikleri, üzengiler ve koşum parçaları bulundu.

Erkek savaşçılarla daha güçlü bir ilişki kuran ok uçları ve bazı silah parçalarının eksikliği, mezarın yüksek statülü bir kadına ait olabileceği görüşünü güçlendiriyor. Araştırmacılar, şimdi bu eserlerin yapım tekniğini Çin, Orta Asya, Batı Asya ve Orta Doğu'daki takılarla karşılaştırmayı planlıyor.

Böylece hem bu sıra dışı takıların nerede üretildiği hem de üzerlerindeki kanatlı kadın figürünün gerçekten Umay'ı temsil edip etmediği konusunda yeni ipuçlarına ulaşılması hedefleniyor.

Kaynak: Kültür-Sanat Servisi

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler