28 Temmuz 2026 Salı
Gundemnabzi

Sigorta sektöründe 2 trilyon lira hedefi

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, bu yılı 2 trilyon liraya yaklaşan prim üretimiyle kapatmayı öngördüklerini bildirdi.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar, bu yılın sonu itibarıyla yaklaşık 2 trilyon liraya ulaşan bir prim üretimi hacmi öngördüklerini belirterek, Birliğin 2030 hedefleri arasında 50 milyar dolarlık prim hacmine ulaşma amacının bulunduğunu ifade etti.

Türkiye Sigorta Birliği kayıtlarına göre, sigorta sektörü 2026 yılının ilk yarısında 743 milyar 851,9 milyon lira prim üretti. Önceki yılın aynı döneminde 576 milyar 846,5 milyon lira olan üretim, nominal bazda yüzde 29 oranında artış gösterdi.

Söz konusu dönemdeki toplam prim üretiminin yüzde 84,6'lık kısmı hayat dışı, yüzde 15,4'lük kısmı ise hayat grubundan meydana geldi. Hayat grubu yüzde 46,2, hayat dışı grup ise yüzde 26,2 oranında büyüme kaydetti.

Sektörün yılın ilk yarısındaki performansını ve gelecek döneme ilişkin planlarını değerlendiren TSB Başkanı Yaşar, haziran ayı itibarıyla sağlanan yaklaşık 744 milyar liralık prim üretiminin 629 milyar lirasının hayat dışı sigortalardan, kalan kısmının ise hayat sigortalarından sağlandığını kaydetti.

Sigorta şirketlerinin bazı branşlardaki rekabetine değinen Yaşar, risklerin arttığı bu sürecin sigortalılar ile adaylar açısından sigorta yaptırmak adına elverişli bir fırsat sunduğunu belirtti.

Trafik ve kasko sigortalarında diğer alanlara kıyasla reel büyümenin geride kaldığını aktaran Yaşar, bu durumun enflasyonist koşullardan ve kredilerdeki daralmadan kaynaklandığını, yeni araç alım satımında dönemsel bir yavaşlama yaşandığını dile getirdi.

Vatandaşların sağlık sigortasına gösterdiği ilginin arttığını vurgulayan Yaşar, farkındalığın en çok yükseldiği alanların başında sağlık sigortalarının geldiğini kaydetti. Tamamlayıcı sağlık alanındaki taleplerin bu branşın büyümesini sağladığını belirten Yaşar, erken yaşta sisteme girmenin ve kalıcı olmanın sürdürülebilirlik açısından önemine değindi. Kampanya poliçelerindeki adetsel küçülmelere rağmen nitelikli özel ve tamamlayıcı sağlık poliçelerinin artış trendinde olduğunu ifade eden Yaşar, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sağlık sigortalarına ve ilerleyen süreçte yaşlı bakım sigortalarına duyulan ihtiyacın artacağını ekledi.

Bireysel Emeklilik Sistemi'nde devlet katkısının yıl başında yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürüldüğünü hatırlatan Yaşar, özel emeklilik şirketlerinin performansları sayesinde toplam hacim kaybı yaşanmadığını belirtti. BES'teki katılımcı ve sözleşme sayısının arttığını söyleyen Yaşar, sistemde 2,5 trilyon lira civarında fon bulunduğunu, Otomatik Katılım Sistemi'nde ise 100 milyar liralık fon olmasına rağmen katılımcı sayısında artış yaşandığını ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi çalışmalarının sürdürüldüğünü kaydetti.

Finansal piyasaların derinleşmesi ve manipülasyonların azalması açısından uzun vadeli sigorta ve bireysel emeklilik fonlarının önemine işaret eden Yaşar, BES'teki 2,5 trilyon liralık fon ile sigorta şirketlerinin diğer alanlardaki 1 trilyon liralık fonuyla birlikte toplam 3,5 trilyon liralık fon büyüklüğüne ulaşıldığını ve sektörün Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda olduğunu bildirdi.

Katılım sigortacılığının konvansiyonel sigortacılığa göre daha hızlı büyüdüğünü belirten Yaşar, BES katılımcılarının da katılım fonlarını yüksek oranlarda tercih ettiğini aktardı. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun katılım sigortalarına erişimi kolaylaştırmak ve sektörü büyütmek adına düzenlemeler üzerinde çalıştığını ifade etti.

SEDDK'nin trafik sigortalarındaki değer kaybı uyuşmazlıklarını azaltmak ve tazminat süreçlerini hızlandırmak amacıyla hazırladığı eylem planını hatırlatan Yaşar, küçük kazalarda vekaletname toplamak suretiyle organize hareket eden yapılarla mücadelede Kişisel Verileri Koruma Kurulunun ilke kararları ile SEDDK düzenlemelerinin hukuki sürecin önünü açtığını kaydetti. Alo 193 Ortak Hasar İhbar Merkezi hattının 1 Eylül'de devreye gireceğini belirtti.

Türkiye'nin jeopolitik konumu ve iklim değişikliği etkilerine dikkat çeken Yaşar, zorunlu deprem sigortasında sigortalılık oranının yüzde 58 civarında olduğunu ifade etti. 6 Şubat depremlerinin ardından artan sigortalılık oranlarının kısa sürede düştüğünü belirten Yaşar, dirençli şehirler için sigortanın şart olduğunu, kentsel dönüşüm için bina tamamlama sigortasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Zorunlu Afet Sigortası çalışmalarının tamamlandığını ve COP31 sürecine kadar ZAS'ın yasalaşmasını beklediklerini dile getirdi.

Primsel olarak reel büyüme yakalanamasa da adetsel büyüme göstergelerinin başladığını belirten Yaşar, 2025 yılında 1,2 trilyon lira prim üretimi ve 31 milyar dolarlık hacme ulaşıldığını hatırlatarak, bu yılı 1,7 ila 1,8 trilyon lira aralığında, 2 trilyona yakın bir hacimle kapatmayı öngördüklerini kaydetti. 2030 hedeflerinde 50 milyar dolar prim hacmi bulunduğunu belirten Yaşar, penetrasyon oranını yüzde 5 seviyelerine yaklaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

SEDDK ile yürütülen ortak çalışmalar kapsamında gömülü sigortacılık uygulamalarıyla 6 milyon kişinin elektronik cihaz, cep telefonu ve beyaz eşya sigortalarıyla ilk defa sigorta sistemiyle tanıştığını belirten Yaşar, bu alanın derinleştirileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: Haberler.com

İlgili Haberler