
Siirt'teki kayıp Mekiye Akyel soruşturmasında ablasına ölüm tehdidi
Siirt'te iki yıldır kayıp olan 4 çocuk annesi Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin tandırda yakıldığını öne sürerek ölüm tehditleri aldığını belirtti.
Siirt'in Baykan ilçesinde, 2024 yılında boşandıktan bir gün sonra kaybolan ve iki yıldır kendisinden haber alınamayan dört çocuk annesi Mekiye Akyel'e ilişkin soruşturma devam ederken, ablası Halime Pilgir ile ailenin avukatu Gurbet Bilbay önemli açıklamalarda bulundu.
Mekiye Akyel'in ablası Halime Pilgir, kardeşinin cansız bedeninin hâlâ bulunmamasının kendisini çok üzdüğünü dile getirdi. Pilgir, devletine inandığını ve Siirt Başsavcısının olayın sonuna kadar gideceğinin sözünü verdiğini aktararak, en azından kardeşinin bir mezarının olmasını istediğini ifade etti. Çocuklara ve kendine hesap vermekte zorlandığını, içinde bir suçluluk duygusu taşıdığını ve bu durumu artık yaşamak istemediğini belirten Pilgir, çok fazla tehdit aldığını söyledi. Bu hafta içinde iki ayrı tehdit aldığını, erkeklerin bu işi bıraktığını ve artık kadınlar üzerinden tehdit edildiğini anlatan Pilgir, akrabalarının sosyal medyadan kendisini arayarak olayı neden ortaya çıkardığını ve kadın olarak yerinde oturması gerektiğini söylediklerini aktardı. Kadınların hakkını aradığı için ağır tehditler aldığını kaydetti.
Telefonla ve mesajla yapılan tehditleri devlete bildirdiğini, ancak üçüncü kişiler aracılığıyla tehdit edilmeye devam ettiğini belirten Pilgir, bu duruma bir an önce son verilmesini istedi. Bir kadının bir şeyleri başarması için illa ölmesi mi gerektiğini sorgulayan Pilgir, korunmadığı takdirde öldürülürse hiç kimsenin mezarına gelmesini istemediğini dile getirdi. İlk tehdidin canlı yayında yapıldığını ve "Derin yüzülecek, dilin koparılacak" denildiğini, kadın olduğu gerekçesiyle ağır hakaretlere uğradığını belirtti. Tehditlerin sürdüğünü, ikinci tehdidin yine sosyal medyadaki bir canlı yayında geldiğini ve kendisine ile gazetecilere satır fotoğrafları gönderilerek ağır küfürler yazıldığını ifade etti. Bu kişilerin terbiyesi elvermediği için söyleyemeyeceği sözler sarf ettiğini, hepsini savcılığa ve polise verdiğini ancak bu kişilerin hâlâ dışarıda gezip başkaları üzerinden mesaj göndermeye devam ederek "Halime başaramadı, biz dışarıda geziyoruz" dediklerini kaydetti.
Mekiye'nin büyük kızının 8 yaşındayken öğretmenine annesinin tandırda yakıldığını ve kemiklerinin Tillo Deresi'ne atıldığını anlattığını söyleyen Pilgir, öğretmenin kendilerine ulaşmasının ardından Siirt'e gidip görüştüğünü ve bütün bilgi ile mesajları savcıya teslim ettiğini belirtti. Yaklaşık yedi aydır bu mesele için mücadele ettiğini, binlerce cinayet dosyası bulunduğunu bildiğini ancak birilerinin o çocukları kurtarması gerektiğini vurgulayan Pilgir, çocukların hâlâ neden orada olduğunu sorguladı. Kendisini tehdit etmelerine rağmen susturamadıklarını, şimdi de kendisine ulaşan o kadını susturmaya çalıştıklarını ifade etti. Babaannenin neden hâlâ dışarıda olduğunu ve çocukların o kadının yanına bırakılmaması gerektiğini savunan Pilgir, babaannenin Mekiye'nin cesedi parçalanırken orada olduğunu iddia etti. Kendi hakkını, kız kardeşinin hakkını, imam nikâhlı eşinin hakkını ve orada öldürülüp yakılan bütün kadınların hakkını alana kadar susmayacağını, kendisini susturamayacaklarını dile getirdi.
Avukat Gurbet Bilbay ise davanın şu an soruşturma aşamasında olduğunu, ceset henüz bulunamadığı için henüz kovuşturma aşamasına geçemediklerini belirtti. Öncelikli amaçlarının cesedin bulunması olduğunu vurgulayan Bilbay, bununla ilgili çalışmaların yapılması için Gülistan Doku dosyasında olduğu gibi JAK ekibinin görevlendirilmesini ve yer altı çalışmaları yapılmasını talep ettiklerini, ancak henüz bir dönüş almadıklarını söyledi. Ailenin tedirgin olduğunu aktaran Bilbay, savcının üç kişinin tutuklandığını, ancak bunun mahkûmiyet için yeterli olmayabileceğini belirttiğini kaydetti. 'Ceset varsa ceza var' anlayışının hakim olduğunu ve Yargıtay kararlarında cesetsiz cinayet konusunun işlendiğini, ancak bunun için çok güçlü deliller gerektiğini belirten Bilbay, şüphelilerin çelişkili ifadeleri ile tanık beyanlarının tek başına yeterli görülmeyebileceğini ifade etti. Cesetsiz cinayet dosyalarında yalnızca soyut beyanlarla ceza verilmesinin önündeki en büyük engelin, öldüğü düşünülen kişinin yarın öbür gün ortaya çıkabilme ihtimali olduğunu belirten Bilbay, ancak Mekiye Akyel'in geri gelmeyeceğinden ve öldüğünden eminseller, nitekim savcının da buna emin olduğunu söyledi. Savcının kendisine, "Ben onun öldürüldüğüne eminim. Şüphelinin eşi tarafından öldürüldüğüne de eminim. Ancak mevcut yasal düzenlemeler nedeniyle ceza verilmesi mümkün olmayabilir" dediğini aktaran Bilbay, bu durumun aileyi çok üzdüğünü sözlerine ekledi.



