6 Eylül 2026 PazarUSD48,49EUR56,36
Gündem Nabzı

Sinemacılar, Sanatsal İfade ve Üretim Alanını Savunuyoruz başlıklı bildiri yayımladı

Sinema sektöründe yaşanan kriz, Bakanlığın belgesel üreticisi Bingöl Elmas'a desteği geri istemesiyle patlak verdi. 215 sanatçı imza attı.

Kültür-Sanat Servisiİlk yayın:
Sinemacılar, Sanatsal İfade ve Üretim Alanını Savunuyoruz başlıklı bildiri yayımladı

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya’daki çevre ve kültür mücadelesini işlemesiyle dikkat çeken 'Şiirli Oda’nın İzinde' belgeseline verdiği yapım desteğini faiziyle geri talep etti. Bu durum, sinema camiasında büyük bir tepkiyle karşılandı.

Aralarında Altyazı Sinema Derneği, Documentarist, İşçi Filmleri Festivali ve Sine-Sen gibi 10 kurum ile Emin Alper, Azra Deniz Okyay, Pelin Esmer, Zeynep Dadak, Belmin Söylemez, Ceylan Özgün Özçelik ve Can Candan’ın da yer aldığı 215 sanatçı ve sinemacı, 'Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz' başlıklı ortak bir bildiri yayımladı.

Bakanlığın resmi yazısında, ret gerekçesi olarak 'senaryo uyumsuzluğu' ve 'teknik yetersizlik' gösterildi. Ancak yönetmen Bingöl Elmas, yaptığı görüşmeler doğrultusunda filmin Kapadokya’daki tahribatı eleştirdiği için 'politik' olarak reddedildiğini belirtti. Sektör temsilcileri, yayımladıkları ortak bildiride, 'resmi gerekçelerin asıl gerekçeyi gizleyen bir kılıf' olduğunu vurguladı.

Ayrıca, bildiride, 'Bir filmde politik eleştiri yapılması, kurul tarafından filmin yetersizliği olarak mı değerlendiriliyor?' sorusu soruldu. Bingöl Elmas’ın yaşadığı maddi baskı, sinema kamuoyunun aşina olduğu bir durum değildir. 2022 yılında, Cannes Film Festivali ve Altın Portakal ödüllü 'Kurak Günler' filminin yönetmeni Emin Alper’e benzer bir süreç yaşanmıştı.

Bakanlık, Alper’e verilen 950 bin TL’lik desteği, 'senaryodaki değişiklikler' gerekçesiyle yasal faiziyle geri talep etmişti. Sinemacılar, bu iki olayın kamu fonlarının teslim aşamasından sonra sinemacıları büyük mali yüklerle baş başa bırakarak sektörü otosansüre zorladığını iddia ediyor.

Yaşanan bu 'desteği geri isteme' krizinin başlangıcı ise 2019 yılında Resmi Gazete’de yayımlanan 'Sinema Sektörünün Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik'tir. Yönetmelik, filmin senaryosunun yapım ve kurgu aşamasında değişmesinin sanatsal sürecin doğal bir parçası olarak kabul edilmesine rağmen, 'başvuru dosyasındaki senaryo ve kurgu yapısına birebir uygun tamamlanması' zorunluluğu getiriyor.

Sinema Destekleme Kurulu’nun özerk yapısının zayıflatılması ve tüm kararların Kültür ve Turizm Bakanı’nın onayına bağlanması, bu konudaki endişeleri artırıyor. Ayrıca, değerlendirme kurullarının rapor ve puanlamalarının kamuoyuna kapalı olması, projelerin politik gerekçelerle reddedilmesine, otosansüre veya iade baskısına kapı araladı.

Dünyadaki büyük sinema fonlarında geri ödeme mekanizması tamamen yok değil. Ancak, bu iade şartı, filmin gişe başarısına ve mali/idari kurallara (harcamaların belgelenmesi, filmin süresinde bitirilmesi) bağlı.

Kamu parasının denetimi ile sanatsal özgürlük arasındaki denge farklı ülkelerde farklı şekillerde kuruluyor: - CNC (Fransa): Dünya sinemasının en büyük kamu destek fonlarından biri olarak, desteği alan bir yönetmenin senaryosunun çekim esnasında değişmesine izin veriyor.

Fon yönetimi içeriğe siyasi ya da felsefi müdahalede bulunmaz; denetim yalnızca mali harcamaların şeffaflığı ve prodüksiyonun tamamlanıp tamamlanmadığı üzerine odaklanıyor. - BFI (İngiltere) ve FFA (Almanya): Senaryo değişiklikleri, onay mekanizmasından ziyade yapımcının bilgilendirme sorumluluğundadır.

Destek alan filmler, iktidardaki hükümeti veya devlet politikalarını sert bir şekilde eleştirse bile geri ödeme şartı aranmaz. - Eurimages (Avrupa Konseyi Fonu): Türkiye’nin de üye olduğu bu fondaki kriterler; sanatsal nitelik, teknik standartlar ve finansal ortaklıklardır. İçeriğe yönelik ideolojik değerlendirme yapılması ise fon sözleşmelerine aykırıdır.

Kaynak: Kültür-Sanat Servisi

#Kapadokya · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler