
Sinemada bu Hafta 'Hayvan çiftliği' animasyon oldu
Yönetmen Andy Serkis, George Orwell'in klasik eserini yeni bir yorumla sinemaya taşıdı.
Yönetmen Andy Serkis, George Orwell’in ‘Hayvan Çiftliği’ adlı eserinin yeni animasyon uyarlamasında, ünlü romanın derinliğini kaybettirerek daha çocukça bir anlatım tarzı benimsiyor. Orwell'in totaliter Sovyet rejimini eleştiren bu karanlık hikaye, yeni adaptasyonda adeta pamuk şekerle kaplanmış durumda.
Eser, hayvanların özgürlük mücadelesi üzerinden totaliter bir rejimi ele alırken, 20. yüzyılın aşırı ideolojileri hakkında düşündürücü bir kitap olarak öne çıkıyor. Roman, politik eleştirileri nedeniyle liberal Batı tarafından sahiplenilmiş ve 1954 yılından itibaren sinema ve televizyon uyarlamaları yapılmıştır. Şu an ise Andy Serkis'in yönettiği ‘Hayvan Çiftliği’ (Animal Farm) adlı animasyon versiyonu vizyona girdi.
Yeni uyarlama, eserin ana yapısını korusa da önemli değişikliklerle dolu. Bay Jones’un çiftliğinde bakımsız kalan hayvanlar yönetimi ele geçiriyor. Ancak domuzlar, giderek ön plana çıkmaya başlıyorlar. Snowball, popülist Napoleon’a karşı iktidar mücadelesini kaybediyor ve çiftliği terk ediyor. Filmin içinde, romanda yer almayan yeni karakterler de tanıtılıyor; bunlar arasında genç bir hayvan olan Lucky ve çiftliği büyük bir ticari işletmeye dönüştürmeye çalışan bir şirket patroniçesi olan Frieda Pilkington bulunuyor. Nihayetinde Napoleon, insanların yaşam tarzına benzer bir hayat sürmeye başlıyor. Bu süreçte, ‘Bütün hayvanlar eşittir’ prensibi, ‘Bütün hayvanlar eşittir; ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir’ biçimine dönüşüyor.
Serkis’in yönetimindeki bu uyarlama, edebi eserlerin sinemada nasıl yorumlanabileceği üzerine tartışmalara yol açıyor. Eserin mizahi ve sıcak karakterleriyle sunulması, onu neredeyse 13 yaş altı çocuklara hitap eden bir Pixar veya Disney filmi hale getiriyor. Bu nedenle eserin politik yönleri törpüleniyor ve Lucky karakterinin etkisiyle büyüme hikayesine dönüşüyor. Sınırlı sayıda kalan ideolojik eleştirilerin yönü ise, belki de haklı olarak, sosyalizmden global sermayeye ve onun tüketim kültürüne dönük bir eleştiriydi.
Önceki uyarlamalarda olduğu gibi, Orwell’in karamsar bakış açısı da silinerek umut dolu bir perspektif ekleniyor. Yapılan bu çoğu yersiz değişiklik, romanın derinliğini kaybettirip sıradan bir animasyona dönüşmesine sebep oluyor. Acaba Orwell, eserin telif hakları sona erdikten sonra yapılan bu filme ne derdi? Bu düşünce aklınızdan geçmeden edemiyorsunuz.
Hafta içerisinde vizyona girecek diğer filmler arasında ‘Şeytandan Satılık’, ‘Ziyaretçiler: Hesaplaşma’, ‘Keloğlan ve Hayvan Dostları’ ile ‘Karanlıktan Gelen’ yer alıyor.





