Sınır Tanımayan Kadın Gazeteciler'den Gannuşi açıklaması
Uluslararası Sınır Tanımayan Kadın Gazeteciler örgütü, tutuklu bulunan Nahda Hareketi lideri Raşid el-Gannuşi'nin hayatından Tunus devletinin sorumlu olduğunu belirtti.
Uluslararası Sınır Tanımayan Kadın Gazeteciler (Women Journalists Without Chains-WJWC) kurumu, Tunus'ta cezaevinde tutulan Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi'nin güvenliği ile yaşamından Tunus yönetiminin sorumlu olduğunu duyurdu.
Kurumun yayımladığı yazılı metinde, 85 yaşındaki siyasetçinin sağlık durumunun yeniden kötüleşmesi ve hastaneye kaldırılmasının ardından yaklaşık 11 gün boyunca ailesi ile avukatlarıyla temas kuramamasından duyulan kaygı dile getirildi.
Metinde, Gannuşi'nin avukat ekibinin verdiği bilgilere dayanarak, 17 Temmuz tarihinde Murnakiye Cezaevi'nde aşırı sıcak hava ve yetersiz havalandırma yüzünden baygınlık geçirdiği, sonrasında ise hastaneye sevk edildiği aktarıldı.
Gannuşi'nin 27 Temmuz'da sağlık tablosunun kısmen iyiye gitmesiyle tekrar Murnakiye Cezaevi'ne getirildiği ve bazı avukatlarının kendisini ziyaret edebildiği belirtilen açıklamada, tedavi gördüğü dönemde ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmemesinin yasal gerekçesinin açıklanması istendi.
Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen örgüt başkanı ve 2011 Nobel Barış Ödüllü Tevekkül Karman, kronik rahatsızlıkları bulunan 85 yaşındaki Gannuşi'nin aşırı sıcak ortamlarda tutulmasının ve en temel iletişim haklarından yoksun bırakılmasının zalimce ve onur kırıcı bir uygulama olduğunu dile getirdi.
Örgüt, Cumhurbaşkanı Kays Said, Tunus kabinesi ve cezaevi yönetimini Gannuşi'nin güvenliğinden hukuki ile ahlaki açıdan sorumlu tuttuğunu vurgulayarak, siyasetçinin derhal ve koşulsuz olarak salıverilmesini, bağımsız sağlık imkanlarına kavuşturulmasını ve yakınları ile avukatlarıyla düzenli şekilde görüşmesine müsaade edilmesini istedi.
Ayrıca açıklamada, Gannuşi'nin avukatlarının, hastanede yattığı sırada dış dünya ile iletişiminin tamamen koparılmasını protesto etmek amacıyla açlık grevine başladığı, görüşmelerin tekrar başlatılacağına dair güvence verilmesi üzerine ise bu eylemi bitirdiği ifade edildi.
Savunma ekibine dayandırılan bilgide, Gannuşi'nin son bir ay zarfında beş defa hastaneye nakledildiği kaydedilerek, tarafsız bir sağlık incelemesi yapılması ve sağlık raporunun avukatlar ile aileye teslim edilmesi talep edildi.
Kuruluş, Birleşmiş Milletler Keyfi Gözaltı Çalışma Grubu'nun 2025 yılındaki raporunda Gannuşi'nin özgürlüğünden mahrum bırakılmasını keyfi gözaltı şeklinde nitelendiren değerlendirmesine vurgu yaparak, Tunus idaresinden bu tavsiyelerin hayata geçirilmesini talep etti.
Tunus yetkilileri ise daha evvel yaptıkları açıklamalarda yargı bağımsızlığına dikkat çekmiş, muhalefetteki isimlerin siyasi düşünceleri dolayısıyla hedef alındığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirmişti.


