Somali'de Türkiye-Somali İlişkilerinde yeni dönem programı düzenlendi
Somali'nin başkenti Mogadişu'da, Türkiye-Somali ilişkileri üzerine bir panel gerçekleştirildi. Etkinlikte taraflar arası işbirliği ve dezenformasyon ile mücadele konuları ele alındı.

Somali'nin Mogadişu kentindeki Aden Adde Uluslararası Havalimanı’nda, "Türkiye-Somali İlişkilerinde Yeni Dönem" başlıklı bir program düzenlendi. Programa; Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Abdülkadir Mohamed Nur, Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasim Mohamud, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) Koordinatörü Deniz Demir, Somali’nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik, Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Mohamed Haji Yusuf ve Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim katıldı.
Etkinliğin moderatörlüğünü SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Tunç Demirtaş üstlendi. Panelde, Türkiye-Somali ilişkilerinin tarihi, mevcut işbirliği alanları, stratejik ortaklığın geleceği ve iki ülkeyi hedef alan dezenformasyon faaliyetleri gibi önemli konular ele alındı. Programın açılışında, Somali Parlamentosu Halk Meclisi Başkanı Nur, etkinliğin düzenlenmesine katkı sağlayan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Somali Cumhurbaşkanlığı, Somali Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı ile diğer kurumlara teşekkür etti.
Nur, Türkiye ile Somali arasındaki yeni ilişkilerin insani yardımlarla başladığını vurgulayarak, bu ilişkilerin kısa sürede kalkınma ve ticaret alanlarına yayıldığını belirtti. Bugün, diplomasi, ekonomi ve savunma dahil birçok alanı kapsayan stratejik bir ortaklığa dönüşmüş durumdadır.
İki ülke arasındaki işbirliğinin artmasıyla birlikte, bu ilişkiyi hedef alan dezenformasyon faaliyetlerinin de yoğunlaştığına dikkat çeken Nur, "İki ülkenin ortaklığını çirkin göstermek ve itibarsızlaştırmak amacıyla yayılan yanıltıcı bilgilerle mücadele çalışmalarımızı, mevcut tehdidin boyutuna karşılık verebilecek düzeye çıkarmalıyız" dedi.
Dezenformasyonun en büyük tehlikesinin Somali ve Türk halkları arasındaki insani ve İslami değerlere, köklü tarihi bağlara dayanan güveni zedelemesi olduğunu vurgulayan Nur, medya ve kamuoyu oluşturma alanlarında görev yapan devlet kurumları arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesini istedi.
Sosyal medyanın geleneksel medyadan daha etkili hale geldiğini ifade eden Nur, bu alanın iki ülkenin iletişim stratejisinde öncelikli konuma getirilmesi gerektiğini belirtti. Nur, "Dezenformasyona verilecek en güçlü karşılık, art arda başarılar ve ilerlemeler kaydetmek, aynı zamanda doğru bilginin yanıltılmak istenen kesimlere eksiksiz biçimde ulaşmasını sağlamaktır" diye konuştu.
Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Mohamud, insani yardım ve kalkınma faaliyetleriyle başlayan ilişkilerin güvenlik, savunma, enerji, balıkçılık, altyapı, limanlar, havacılık, yatırım, eğitim, sağlık ve kurumsal gelişimi kapsayan kapsamlı stratejik ortaklığa dönüştüğünü aktardı.
İlişkilerin sadece hükümetler arasında değil, Somali ve Türk halkları arasındaki güçlü dostluk ve kardeşlik duygusu üzerine de kurulu olduğunu dile getiren Mohamud, "Somali Federal Cumhuriyeti’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü müzakereye açık değildir" ifadesini kullandı.
Mohamud, dezenformasyonun, manipüle edilmiş anlatıların, koordineli algı operasyonlarının ve terör örgütlerinin propagandalarının kamuoyunu etkilemek, devlet kurumlarına duyulan güveni sarsmak, toplum içinde ayrılıklar oluşturmak ve Somali’ye yönelik uluslararası algıyı çarpıtmak amacıyla kullanıldığını söyledi.
Türkiye-Somali işbirliğinin stratejik sektörlere yayılmasıyla ortaklığın niteliğini, amacını ve faydalarını yanlış göstermeye çalışan söylemlerin oluşabileceğine işaret eden Mohamud, "Sonuçları sahada görülebilen bir ortaklığın yanlış anlatılarla tanımlanmasına izin vermemeliyiz" dedi.
DMM Koordinatörü Demir, dezenformasyonun devletlerin karar alma süreçlerini, toplumsal güveni, uluslararası itibarı ve kamu düzenini hedef alan bir risk ve tehdit haline geldiğini vurguladı.
Somali Federal Parlamentosu Halk Meclisi Başkanlık Ofisi Direktörü Yusuf ise Türkiye’de eğitim gören Somalili mezunların bakanlıklarda, orduda, hastanelerde, merkez bankasında ve parlamentoda çeşitli görevlerde bulunduğunu belirtti ve insan kaynağının iki ülke arasındaki en güçlü köprüyü oluşturduğunu kaydetti. Somaville Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Yahya Amir Hagi İbrahim, Türkiye ile Somali arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimini aktardı.
Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılda Adal Sultanlığı’na asker ve askeri uzmanlık desteği verdiğini ifade eden İbrahim, bu işbirliğinin Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki Osmanlı-Portekiz rekabetinin bir parçası olduğunu belirtti.
İbrahim, Osmanlı Devleti ile Acuran Sultanlığı’nın Portekiz’in Hint Okyanusu ve Doğu Afrika kıyılarındaki yayılmasına karşı ortak stratejik çıkarları olduğunu, Birinci Dünya Savaşı döneminde de Osmanlı makamlarının sömürge karşıtı Derviş hareketiyle temas kurduğunu söyledi. Somali’nin Afyonkarahisar Fahri Konsolosu Onur Çelik de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2011’deki Mogadişu ziyaretinin, dünyanın Somali’ye bakışını değiştirdiğini kaydetti.
Programa ayrıca Türk Kızılay, Türkiye Maarif Vakfı'na bağlı Somali Maarif Okulları, Mogadişu Somali-Türkiye Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Program, takdim edilen ödüller ve aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.







