Sonbaharda saç dökülmesi artıyor: Dr. Emrah Cinik 7 önemli noktayı açıkladı
Sonbahar mevsiminde saç dökülmesi artışı, kalıcı kayba işaret etmiyor. Dr. Cinik, saç dökülmesinin nedenlerini ve değerlendirilmesi gereken durumları açıkladı.

İSTANBUL - Sonbaharın gelmesiyle birlikte tarakta, duşta ve yastıkta daha fazla saç teli görmek, saç dökülmesinin arttığı kaygısını doğurabiliyor. Dr. Muhammet Emrah Cinik, mevsim değişikliklerinin saç döngüsünü etkileyebileceğini belirterek, sonbahar döneminde görülen saç dökülmesinin her zaman kalıcı kayba işaret etmediğini ifade etti.
Uzun süre devam eden ya da saç yoğunluğunda belirgin değişiklikler yaratan dökülmelerin değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Dr. Cinik, saçın sürekli aynı hızda büyümediğine dikkat çekerek, saç köklerinin belirli bir biyolojik döngü içerisinde çalıştığını belirtti. Sonbahar döneminde görülebilen değişikliklerin temel nedenlerinden birinin bu döngüyle ilişkili olabileceğini ifade etti.
“Saç kökleri anajen dediğimiz büyüme, katajen geçiş ve telojen dinlenme-dökülme evrelerinden geçer. Yıl içerisindeki mevsimsel değişiklikler bu döngüyü etkileyebilir. Bu nedenle özellikle yaz sonu ve sonbaharda bazı kişiler normalden daha fazla saç döküldüğünü fark edebilir” dedi. -SONBAHARDA SAÇ DÖKÜLMESİ GEÇİCİ OLARAK ARTABİLİR Dökülmedeki mevsimsel değişimin, tek başına bir saç dökülmesi hastalığı anlamına gelmediğini söyleyen Dr. Cinik, dökülmenin süresi ve saç yoğunluğundaki değişimlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Mevsimsel değişikliklerle ilişkili dökülmelerin belirli bir süre içerisinde azalması beklense de, sürekli hale gelen saç kaybının farklı nedenlerle araştırılması gerektiğini kaydetti. -UZUN SÜREN DÖKÜLME YALNIZCA MEVSİM DEĞİŞİKLİĞİNE BAĞLANMAMALI Sonbaharda başlayan saç dökülmesinin aylar boyunca devam etmesi, saç yoğunluğunun giderek azalması veya saç tellerinin belirgin şekilde incelmesi durumunda altta yatan nedenlerin incelenmesi önemlidir.
Dr. Cinik, “Mevsimsel dökülmenin geçici olmasını bekleriz. Ancak dökülme aylar boyunca devam ediyor, saç yoğunluğu giderek azalıyor veya saç tellerinde belirgin bir incelme ortaya çıkıyorsa yalnızca mevsime bağlamak doğru olmaz” dedi. Genetik yatkınlıkla ilişkili androgenetik alopesi, hem erkekler hem de kadınlarda ilerleyici saç kaybının önemli nedenleri arasında yer alıyor.
Bu nedenle mevsimsel dökülme ile daha uzun süreli saç kaybının birbirinden ayrılması önemlidir. -DÖKÜLEN SAÇ SAYISINDAN ÇOK SAÇ YOĞUNLUĞUNDAKİ DEĞİŞİM ÖNEMLİ Gün içerisinde kaç saç telinin döküldüğünü takip etmek yerine saçın genel görünümündeki değişikliklerin izlenmesi daha anlamlı olabilir.
Saç çizgisinde gerileme, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde seyrelme veya saç tellerinin giderek artan incelmesi, dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Dr. Cinik, “Saç çizgisinde gerileme, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde yoğunluk azalması veya saç tellerinin giderek incelmesi önemli işaretlerdir.
Kişinin altı ay veya bir yıl önceki fotoğraflarıyla bugünkü durumunu karşılaştırması bile bazen değişimi fark etmesini sağlayabilir” dedi. Gerekli görülen durumlarda trikoskopik inceleme ile saç yoğunluğu, saç tellerinin çapı ve minyatürizasyon gibi değişiklikler daha ayrıntılı değerlendirilebiliyor. -SAÇ DÖKÜLMESİNİN NEDENİ HER ZAMAN GENETİK VEYA MEVSİMSEL OLMAYABİLİR Yaygın saç dökülmelerinde kişinin genel sağlık durumunun dikkate alınması gerektiğini belirten Dr. Cinik, çeşitli sistemik ve yaşam tarzına bağlı faktörlerin saç döngüsünü etkileyebileceğini ifade etti.
Demir depolarındaki düşüklük, tiroid fonksiyonlarındaki bozukluklar, hormonal değişiklikler, hızlı kilo kaybı, yetersiz beslenme, yoğun stres, bazı hastalıklar ve bazı ilaçlar saç döngüsünde değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle saç dökülmesinin nedenini belirlemeden doğrudan bir tedavi veya takviye programına başlanması yerine, gerektiğinde tıbbi değerlendirme yapılması önemlidir. -VİTAMİN TAKVİYESİ HER SAÇ DÖKÜLMESİNDE ÇÖZÜM SAĞLAMIYOR Sonbaharda saç dökülmesi fark edildiğinde vitamin ve mineral takviyelerine yönelmek yaygın bir uygulama olsa da, bu yaklaşımın her durumda gerekli olmadığı belirtilmektedir.
Dr. Cinik, “Vitamin veya mineral eksikliği varsa bunun düzeltilmesi elbette önemlidir. Fakat her saç dökülmesinin nedeni vitamin eksikliği değildir. Gerekli durumlarda tetkikler yapılarak kişinin gerçekten bir eksikliği olup olmadığı belirlenmelidir.
İhtiyaç olmadan çok sayıda takviyenin kullanılması doğru değildir” dedi. Bu yaklaşım, saç dökülmesinin altında yatan nedenin doğru belirlenmesinin tedavi planlamasındaki önemine dikkat çekiyor. -SAÇLI DERİ SAĞLIĞI DA SAÇ DÖKÜLMESİ DEĞERLENDİRMESİNİN PARÇASI Saç sağlığının yalnızca saç tellerinin görünümüyle sınırlı olmadığını belirten Dr. Cinik, saçlı deride ortaya çıkan değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Yoğun kepeklenme, kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma veya saçlı deride oluşan ve uzun süre devam eden lezyonlar dermatolojik değerlendirme gerektirebiliyor.
Bunun yanında saçların sürekli çok sıkı bağlanması, yüksek ısıyla şekillendirilmesi ve sık kimyasal işlemlere maruz bırakılması, saç tellerinde hasar ve kırılmayı artırabiliyor.
Bu durum, doğrudan saç kökü kaynaklı dökülmeden farklı olarak saç telinde kırılma ve yıpranmaya neden olabiliyor. -ERKEN DÖNEMDE TEMEL HEDEF MEVCUT SAÇLARI KORUMAK Saç kaybı fark edildiğinde doğrudan saç ekimine yönelmek yerine, öncelikle saç dökülmesinin tipinin ve nedeninin belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Cinik, mevcut saçların korunmasının erken dönemde önemli bir hedef olduğunu belirtti. Dr. Cinik, “Saç ekimi her saç dökülmesinin ilk tedavisi değildir.
Öncelikle saç kaybının tipi, mevcut saçların durumu ve dökülmenin ilerleyip ilerlemediği değerlendirilmelidir. Uygun hastalarda medikal tedaviler ve düzenli takip ile mevcut saçların mümkün olduğunca korunması hedeflenir.
Saç ekimi ise gerçekten ihtiyaç olduğunda ve hasta uygun olduğunda gündeme gelmelidir” dedi. -HANGİ DURUMLARDA SAÇ DÖKÜLMESİ İÇİN DEĞERLENDİRME GEREKİR Saç dökülmesinin birkaç ay boyunca belirgin şekilde devam etmesi, saç tellerinde giderek artan incelme görülmesi, saç çizgisinin gerilemesi veya tepe bölgesinde gözle görülür seyrelme ortaya çıkması durumunda uzman değerlendirmesi gündeme gelebiliyor. Saçlı deride yoğun kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma veya bölgesel saç kayıplarının görülmesi de dikkate alınması gereken belirtiler arasında yer alıyor.
Dr. Cinik, sonbahar döneminde saç dökülmesi fark eden kişilerin mevsimsel değişiklik ile ilerleyici saç kaybı arasındaki farkı göz önünde bulundurması gerektiğini belirterek, “Sonbaharda dökülmenin bir miktar artması herkeste paniğe neden olmamalı. Fakat ‘Mevsimseldir, geçer’ düşüncesiyle ilerleyici saç kaybının gözden kaçırılmasını istemiyoruz.
Saç tellerinde incelme ve yoğunluk kaybı fark ediliyorsa önce nedenini belirlemek gerekir. Saç sağlığında en önemli hedeflerden biri, kişinin sahip olduğu sağlıklı saçları mümkün olduğunca korumaktır.”
Sonbahar döneminde saç dökülmesindeki değişikliklerin yalnızca kalıcı saç kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiği, ancak kalıcı veya ilerleyici belirtilerin yalnızca mevsim değişikliğiyle açıklanmaması gerektiği vurgulandı. Uzman değerlendirmesi, saç dökülmesinin türünün belirlenmesine ve gerektiğinde uygun takip veya tedavi yaklaşımının oluşturulmasına yardımcı olabiliyor.







