
TBMM'de barınma krizi araştırma önergesi reddedildi
TBMM Genel Kurulu'nda, barınma krizinin nedenleri ve sosyal sonuçlarının araştırılması için verilen önerge görüşmelerin ardından reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye'de giderek derinleşen barınma krizinin nedenleri, ekonomik ve sosyal sonuçları ile çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla sunulan Meclis araştırması önergesi ele alındı. Görüşmelerde partilerin milletvekilleri konut ve kira sorununa ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Önergeyi veren Yeni Parti Grubu adına söz alan Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, konunun yalnızca konut piyasasına yönelik teknik bir talep olmadığını vurgulayarak, barınma sorununun artık eğitimden çalışma hayatına, aile kurmaktan kent yaşamına kadar pek çok alanı etkileyen temel bir mesele haline geldiğini ifade etti. Anayasa'nın 57'nci maddesinin devlete konut ihtiyacını karşılama görevi yüklediğini belirten Taşkent, milyonlarca vatandaş için barınmanın anayasal hak olmaktan çıkıp yaşam mücadelesine dönüştüğünü savundu. Kamu yurt kapasitelerinin yetersiz, özel yurt ücretlerinin ise karşılanamaz durumda olduğunu dile getiren Taşkent; çalışanların maaşlarını almadan kira hesabı yaptığını, asgari ücretlilerin gelirlerinin büyük kısmını kiraya ayırdığını, memurların tayin oldukları şehirlerde ev bulamadığını ve yeni mezunların barınma engeli nedeniyle iş fırsatlarını geri çevirdiğini kaydetti. Emeklilerin kira ödeyemedikleri için otogarlarda ve pansiyonlarda yaşamaya çalıştığına dikkat çeken Taşkent, yüz binlerce konut boş dururken uygun fiyatlı konut bulunamadığını, sorunun konutun yatırım ve spekülasyon aracına dönüştürülmesinden kaynaklandığını belirtti. Taşkent, gerçek konut ihtiyacının tespiti, boş konut stokunun belirlenmesi, kira artışlarının incelenmesi ve yurt kapasitelerinin artırılması amacıyla araştırma yapılmasını istediklerini belirterek, barınmanın piyasa insafına bırakılamayacağını ve sosyal devletin temel sorumluluğu olduğunu söyledi.
YENİ YOL Grubu adına konuşan İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, önergenin önemli bir konuya değindiğini belirtti. Türkiye'de 2018'den beri yaşanan ekonomik krizin TÜİK rakamlarıyla gölgelendiğini savunan Kaya, İstanbul Ticaret Odası ile TÜİK enflasyon oranları arasındaki makasın açıldığını, gıda ve konut enflasyonunun normal oranların çok üzerine çıktığını ifade ederek konutun sosyal bir mesele haline geldiğini dile getirdi.
İYİ Parti Grubu adına söz alan Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, güvenli ve sağlıklı konuta erişimin sosyal devletin sorumluluğu olduğunu belirtti. Artan kira ve yurt fiyatlarının geniş kesimler için temel ihtiyacı karşılamayı zorlaştırdığını söyleyen Akalın, 2026-2027 eğitim öğretim yılı yaklaşırken öğrencilerin en büyük kaygısının barınma olduğunu ifade etti. Büyükşehirlerde özel yurt ücretlerinin yıllık 150 bin lirayı, ev kiralarının 25 bin liradan başlayan seviyeleri bulduğunu aktaran Akalın, 2026'nın ilk yarısında yurt yatak kapasitesinde 3 binin üzerinde azalma yaşandığını, emeklilerin de insanca yaşam sorunuyla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
DEM Parti Grubu adına konuşan Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, iktidarın icraat iddialarına karşın ülkede derin bir barınma krizi bulunduğunu söyledi. Ekonomik şartlar nedeniyle insanların ev kiralayamadığını ve iki ailenin ortak ev tutmak zorunda kaldığını belirten Sarıtaş, 6 milyonu aşkın üniversite öğrencisine karşılık kamu yurtlarında yaklaşık 1 milyon yatak bulunduğunu, eğitimin kapısından giren gençlerin barınma kriziyle karşılaştığını ifade etti.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin ise pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı ve 6 Şubat depremlerinin konut ve kira fiyatlarında artışa yol açtığını belirterek, bu faktörlerin göz ardı edilemeyeceğini ve Hükümeti suçlamanın haksızlık olduğunu dile getirdi. Gençlerin daha erken bağımsız yaşama arzusu gibi sosyolojik değişimlerin de fiyatları etkilediğini belirten Yegin, bu sorunlarla mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.
Yegin'in ardından söz alan YENİ Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise iktidarın ekonomik göstergelerine tepki göstererek, asgari ücretin 28 bin lira, en düşük emekli maaşının 23 bin 500 lira olduğu bir dönemde ortalama kiranın 30 bin liraya ulaştığını belirterek eleştiride bulundu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, barınma krizinin araştırılmasına ilişkin önerge kabul edilmedi.





