29 Temmuz 2026 Çarşamba
Gundemnabzi

TBMM'deki stajyer istismarı davasının gerekçeli kararı açıklandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik cinsel istismar davasında, sanıklara verilen hapis cezaları ve beraat kararının detaylarını içeren gerekçeli kararını açıkladı.

Politika Servisiİlk yayın: Güncelleme:

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan lise öğrencilerine yönelik cinsel istismar ve taciz iddialarıyla açılan davada Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını tamamladı. Toplam 46 sayfalık kararda, cinsel suçların ekseriyetle tanığın veya kamera kaydının bulunmadığı kapalı mekanlarda işlendiği belirtilerek, her olayın tanık ya da görüntüyle ispatlanmasının her zaman mümkün olmadığına dikkat çekildi. Mahkeme, mağdur anlatımlarının olayın seyri ve diğer delillerle birlikte ele alınması gerektiğini kaydetti.

Gerekçeli kararda Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına genişçe yer verildi. Yargıtay kararlarına atıf yapılarak, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı olması, zaman içinde esaslı çelişkiler barındırmaması ve dosyadaki diğer delillerle desteklenmesi durumunda mahkumiyet için yeterli sayılabileceği ifade edildi. Ayrıca çocuklara karşı işlenen suçlarda "çocuğun üstün yararı" ilkesinin gözetilmesi gerektiği, çocuk mağdurlardan yetişkinler gibi kronolojik ve ayrıntılı anlatımlar beklenemeyeceği vurgulandı. İfadelerdeki küçük farklılıkların beyanların güvenilirliğini zedelemediği, kararda "mağdur beyanı tek başına yeterlidir" gibi mutlak bir yaklaşım yerine her olayın somut özellikleriyle değerlendirildiği aktarıldı.

Farklı dönemlerde TBMM'de staj yapan öğrencilerin birbirlerinden habersiz şekilde verdikleri ifadelerde benzer davranış kalıplarını anlattıkları belirtildi. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerindeki anlatımların önemli ölçüde örtüştüğü, temel çelişkiler bulunmadığı ifade edildi. Mağdur beyanlarının elektronik yazışmalar, tanık anlatımları ve maddi delillerle de desteklendiği kaydedildi. Mağdurun Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) ve Adli Görüşme Odası'ndaki (AGO) anlatımlarının da birbiriyle uyumlu olduğu vurgulandı.

Mahkeme, sanıkların TBMM'de kamu görevlisi olarak stajyer öğrenciler üzerinde doğal bir otoriteye sahip olduklarını vurguladı. Mağdurların yaşlarının küçük olması, staj hiyerarşisi ve gözetim altında bulunmaları nedeniyle sanıkların kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlandıkları ve öğrenciler üzerinde eğitici yükümlülükleri bulunduğunun değerlendirmesine yer verildi. Bu ilişkilerin sıradan bir sosyal bağ olmadığı, sanıkların görevlerinden aldıkları güçle güven ve otoriteyi kötüye kullandıkları belirtilerek bazı suçlar yönünden nitelikli hal hükümlerinin ve artırım nedenlerinin uygulandığı ifade edildi.

Dosyadaki WhatsApp yazışmalarının detaylı şekilde incelendiği kararda, mesajların staj dönemleriyle birebir örtüştüğü ve cinsel amaç taşıyan bir iletişim modeli ortaya koyduğu belirtildi. Sanıkların mesajları inkar etmedikleri ancak yanlış anlaşıldığını savundukları hatırlatıldı; ancak bu savunmaların tanık anlatımları, mağdur beyanları ve kronolojik gelişimle bağdaşmadığı gerekçesiyle kabul edilmediği vurgulandı. Elektronik haberleşme araçlarının sistematik olarak kullanılması nedeniyle artırım hükümleri ile zincirleme suç maddelerinin devreye sokulduğu bildirildi.

Fiziksel temas iddialarının da olay bazında ayrı ayrı incelendiği aktarıldı. Mahkeme, cinsel istismar suçunun oluşabilmesi için failin cinsel arzularının fiilen tatmin edilmesinin gerekmediğini, gerçekleştirilen hareketlerin objektif olarak şehevi nitelikte bulunmasının yeterli olduğunu belirtti. Mağdur ile sanıklar arasında husumet bulunmadığı, hayatın olağan akışına göre genç bir kızın namusunu ortaya koyacak kadar iftira atmasını gerektirir bir durumun bulunmadığına dikkat çekildi.

Yargılama sonucunda 2 Temmuz'daki duruşmada mahkeme, sanıklardan Durmuş U.'ya şikayetçiye yönelik eylemleri nedeniyle toplam 7 yıl 4 ay 3 gün, Recep S.'ye şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle 6 yıl 3 ay, Halil İ.G.'ye şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle 2 yıl 4 ay 3 gün, İbrahim B.'ye ise şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle 2 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Sanık Ramazan Ç. hakkında ise şikayetçiye yönelik çocuğa karşı cinsel taciz suçlamasında üzerine atılı suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Kaynak: Politika Servisi

İlgili Haberler