30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
TCMB'den likidite ve makroihtiyati adım mesajı

TCMB'den likidite ve makroihtiyati adım mesajı

Merkez Bankası PPK toplantı özetinde, kredi ve mevduat piyasalarındaki olası gelişmeler için ilave makroihtiyati adımlar atılacağını bildirdi.

Ekonomi Servisiİlk yayın:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini kamuoyuyla paylaştı. Yayımlanan metinde, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması durumunda parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati adımlarla destekleneceği vurgulandı. Ayrıca likidite koşullarının yakından takip edileceği ve likidite yönetimi araçlarının etkili bir şekilde kullanılmaya devam edeceği ifade edildi.

Özette, jeopolitik gelişmelerin yarattığı belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiği belirtildi. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerindeki belirsizliklerin süresi ile boyutunun, enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edeceği kaydedildi.

Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde jeopolitik etkiler nedeniyle 2026 yılı büyüme öngörülerinin aşağı yönlü güncellendiği aktarıldı. 2027 yılında baz etkilerinin devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının bekendiği ifade edildi. Küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün süreceği; Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026'da yüzde 1,7, 2027'de ise yüzde 2,5 oranında artış göstereceği tahmin edildi.

Emtia fiyatlarındaki oynaklıklar sebebiyle küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin devam ettiği vurgulandı. Merkez bankaları bu riskleri gözetirken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate alıyor. Gelişmiş ülkelerde politika faizi fiyatlamaları faiz artırım beklentilerinin korunduğunu gösteriyor. Jeopolitik kaynaklı arz şokunun kalıcılığı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşıyor. Artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalar nedeniyle gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketlerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını koruyor.

Parasal ve finansal koşullar kapsamında, bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranları ortalamasının 12 Haziran-17 Temmuz döneminde yüzde 2,7 seviyesine çıktığı, bu artışta ihtiyaç kredilerinin hızlanmasının etkili olduğu belirtildi. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranları ortalaması yüzde 2,4 seviyesinde yatay seyrederken, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerde bu oran yüzde 0,7'ye yükseldi.

TL mevduat faiz oranları 12 Haziran ile biten haftaya göre 81 baz puan azalarak 17 Temmuz haftasında yüzde 46,7 oldu. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları 339 baz puan düşüşle yüzde 48,9'a geriledi. İhtiyaç kredisi faiz oranları 104 baz puan artarak yüzde 65,0, konut kredisi faiz oranları 151 baz puan artışla yüzde 41,2, taşıt kredisi faiz oranları ise 190 baz puan düşüşle yüzde 47,3 seviyesinde gerçekleşti.

TCMB, makrofinansal istikrarı güçlendirmek ve parasal aktarımı desteklemek amacıyla zorunlu karşılık uygulamasında sadeleşme adımları attı. Bu kapsamda 2023'te yürürlüğe konulan ve yüzde 2,5 uygulanan döviz cinsi mevduat/katılım fonu için TL cinsi ilave zorunlu karşılık tesisi uygulaması kaldırıldı. Vadesiz, 1 aya kadar vadeli ve daha uzun vadeli yabancı para mevduat ile katılım fonlarına uygulanan zorunlu karşılık oranları 2 yüzde puan artırılarak sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 28 olarak değiştirildi.

TCMB brüt uluslararası rezervleri 12 Haziran'dan bu yana 8,4 milyar dolar artarak 17 Temmuz itibarıyla 160,5 milyar dolara ulaştı. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 240 baz puan seviyesine geriledi. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 5,7'ye, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 18,6'ya düştü. Önceki PPK toplantı haftasından 17 Temmuz'a kadar DİBS piyasasına 3,2 milyar dolar, hisse senedi piyasasına 0,6 milyar dolar olmak üzere toplam 3,8 milyar dolar net portföy girişi yaşandı.

Talep ve üretim tarafında, mayıs ayında perakende satış hacim endeksi aylık bazda yüzde 2,4, çeyreklik bazda yüzde 1,3 arttı. Ticaret satış hacim endeksi aylık yüzde 0,7 artarken çeyreklik yüzde 1,1 azaldı. Hizmet üretim endeksi mayısta aylık yüzde 0,4, çeyreklik yüzde 0,1 geriledi. Kart harcamaları ikinci çeyrekte önceki çeyreğe göre düşerken, beyaz eşya satışları çeyreklik bazda yükseldi. Otomobil satışları ise ikinci çeyrekte gerilemesini sürdürdü. İmalat sanayi anketleri ikinci çeyrekte iç piyasa siparişlerinde sınırlı artışa, temmuz verileri ise iç siparişlerde ve beklentilerde azalışa işaret ederek iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğini gösterdi.

Mayıs ayında sanayi üretim endeksi aylık yüzde 2,9 azalırken yıllık bazda yatay seyretti. Çeyreklik bazda sanayi üretimi yüzde 2,6 arttı. İktisadi yönelim anketi gelecek üç ayda üretim hacmi beklentilerinde artışa işaret etti. Kapasite kullanım oranı ikinci çeyrekte yatay kalırken temmuzda bir miktar geriledi. İnşaat üretim endeksi ikinci çeyrekte çeyreklik yüzde 3,8, yıllık yüzde 2,6 azaldı.

Mayıs ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi olurken, işsizlik oranı yüzde 8,2'de yatay kaldı. Cari işlemler dengesi mayısta 1,5 milyar dolar açık verirken, 12 aylık birikimli cari açık 37,3 milyar dolar oldu. Seyahat gelirleri aylık 4,9 milyar dolar, 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Haziran ayında ihracat azalırken ithalat arttı, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı yükseldi. Haziran ayında altın ithalatı 1,4 milyar dolar oldu. Bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı mayısta yüzde 152,6, banka dışı firmalarda yüzde 222,1 olarak kaydedildi.

Tüketici fiyatları haziranda yüzde 0,99 artarken yıllık enflasyon yüzde 32,11'e geriledi. Enerji ve hizmet gruplarında yıllık enflasyon azalırken diğer gruplarda sınırlı yükseldi. B endeksi yüzde 31,18'e, C endeksi yüzde 29,84'e düştü. Yurt içi üretici fiyatları haziranda yüzde 1,80 artışla yıllık yüzde 28,09 oldu. Uluslararası emtia fiyatları haziranda gerilese de temmuz ayının ilk üç haftasında tarımsal emtia ve enerji fiyatları jeopolitik gerilimlerin etkisiyle yeniden yükselme eğilimine girdi. Brent petrol fiyatı temmuzun üçüncü haftasında 92 dolara ulaştı.

Temmuz ayında Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,2'ye, 2027 yıl sonu beklentisi yüzde 21,5'e yükseldi. On iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi yüzde 24,0 oldu. Öncü veriler temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminin geçici olarak yükseleceğine işaret ederken; sağlık hizmetlerindeki düzenlemeler, SGK katılım payları, tütün maktu vergileri ve artan enerji fiyatlarının bu artışta etkili olması bekleniyor.

Para Politikası Kurulu, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37'de sabit tuttu. Gecelik borç verme faizi yüzde 40, borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 olarak korundu. Fiyat istikrarı sağlanana dek sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun dezenflasyon sürecini güçlendireceği, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması durumunda ise duruşun sıkılaştırılacağı vurgulandı.

Kaynak: Haberler.com

İlgili Haberler