The Economist'ten Türkiye analizi: Yeni Parti dengeleri değiştirdi
İngiliz dergisi The Economist'te yayımlanan analizde, Özgür Özel'in kurduğu Yeni Parti'nin Türk siyasetindeki dengeleri sarstığı belirtildi.
Dünyaca tanınan The Economist dergisinin yayımladığı rapora göre, Özgür Özel ile Cumhuriyet Halk Partisi'nden kopan milletvekillerinin hamlesiyle hayata geçirilen Yeni Parti, kısa sürede Türkiye'deki siyasi dengeleri altüst etti. Derginin incelediği kamuoyu yoklamaları, Özgür Özel'in CHP tabanının önemli bir kısmını da arkasına alarak Yeni Parti'yi kurduğunu ortaya koydu.
Bazı anket sonuçları, Yeni Parti'nin oy oranının yüzde 30 sınırını aştığını ve AK Parti'yi geride bırakarak birinci sıraya yükseldiğini gösterdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce kendine rakip olarak görmek istediği profili tarif ettiğini hatırlatan dergi, bu arzunun gerçekleşmiş olabileceğine dikkat çekti.
Eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 24 Temmuz tarihinde hayata geçirdiği Yeni Parti (YP) ile siyaset sahnesinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Yargı kararıyla görevinden uzaklaştırılmasının ardından kurulan bu yeni harekete, CHP'nin toplam 135 milletvekilinden 91'i dahil oldu. Bu toplu geçişle birlikte YP, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki en büyük ikinci muhalefet grubu unvanını aldı.
The Economist'in değerlendirmesine göre, partiyi iki yılı aşkın süre idare ettikten sonra Mayıs sonunda mahkeme kararıyla koltuğunu kaybeden Özgür Özel'in yerine eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun dönmesi, CHP'yi adeta içi boş bir yapı haline getirdi. Analizde, Kılıçdaroğlu'nun yönetim yıllarında partinin sürekli kan kaybettiği, buna karşın Özel döneminde en parlak zamanını yaşadığı ifade edildi. Söz konusu değişimin doğrudan parti oylarına yansıdığı da kaydedildi.
İngiliz dergisi, bu kopuşun ardından ana muhalefet partisinin oylarının tek haneli rakamlara gerilediğini öne sürdü. 25 Temmuz'da Kemal Kılıçdaroğlu'nun katıldığı bir CHP buluşmasında ücretli figüranların yer almasına dikkat çekilen yazıda, partinin ulusal siyasetteki etkisini büyük ölçüde yitirdiği vurgulandı. Öte yandan, temyiz mahkemesinin Kılıçdaroğlu'nun göreve iade kararını onaylaması durumunda, Yeni Parti'ye yeni milletvekili katılımlarının da yaşanabileceği ihtimali dile getirildi.
Seküler ve sosyal demokrat kesimin desteğini arkasına alan Yeni Parti'nin; merkez sağ, milliyetçi ve Kürt seçmenleri de kendi çatısı altında birleştirebileceği öngörüldü. 2003 yılından bu yana iktidarda bulunan ve koltuğunu korumak amacıyla anayasa değişikliğine giden Erdoğan'a karşı tüm muhalefet unsurlarını tek elde toplama misyonunu üstlenen Yeni Parti'nin, iktidar dengesini değiştirebilecek tek potansiyel güç olduğu savunuldu.
Buna karşın dergi, yeni muhalefet hareketinin sert bir yargı ablukasıyla karşı karşıya olduğuna işaret etti. Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Mart 2025'te tutuklanmasının yanı sıra 26'dan fazla CHP'li belediye başkanı ile çok sayıda yerel idarecinin cezaevine gönderildiği hatırlatıldı. Yeni Parti'nin de benzer baskıların hedefi olmasının an meselesi olduğu belirtildi.
Sabancı Üniversitesi'nden akademisyen Berk Esen, konuyla ilgili değerlendirmesinde, "Şu anda muhalefet için asıl mesele seçimleri kazanmak değil, ayakta kalmak" dedi. Esen, Özel ve ekibinin önümüzdeki altı ay ile bir yıl arası bir süre boyunca baskılara direnebilmeleri halinde, siyasi mücadeleyi sürdürebilecek güce kavuşabileceklerini aktardı.
Derginin analizine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefeti kendi stratejisi doğrultusunda kontrol edilebilir bir alana çekti. Ancak buna rağmen muhalefetin, iktidarı ve liderini beklenmedik hamlelerle sarsabilecek kapasiteyi barındırdığı kaydedildi.

