
Trump, İran ile savaşta mühimmat sızdıranları bulacağını söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile süren savaşta mühimmat stoklarının azaldığına dair haberlerin ardından bilgi sızdıran kişilerin cezalandırılacağını açıkladı.
Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, hem taarruz hem de savunma silahlarında kıtlık yaşandığına yönelik iddiaları defalarca reddetti.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaş sırasında mühimmat stoklarında tehlikeli bir azalma yaşandığını bildiren haberlerin ardından, bilgi sızdıran kişilerin peşine düşeceğini duyurdu.
28 Şubat'ta başlayan savaşın ardından mühimmat tükenişini ele alan daha önceki haberler, son çıkan raporlar ise durumun çok daha vahim bir tablo ortaya koyduğunu gösterdi.
Reuters ajansı ve CBS News, ordunun taarruz amaçlı Ordu Taktik Füze Sistemleri ile Hassas Vuruş Füzeleri'nin neredeyse tamamını tükettiğini bildirdi. Uzmanlar, olası yeni bir tırmanışta bu durumun daha tehlikeli yakın mesafe ve hava saldırılarına bağımlı hale gelinebileceği uyarısında bulundu.
CNN tarafından yayınlanan ve Patriot ile Bölge Yüksek İrtifa Alan Savunma füzelerinin düşük seviyelerde olduğunu gösteren bir rapor ise daha büyük bir endişe yarattı. Uzmanlar, bu hava savunma füzelerinin yerini alabilecek kısa vadeli başka bir alternatifin bulunmadığını belirtti. Savaş öncesi stokların yenilenmesinin yıllar alması bekleniyor.
Buna rağmen Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, beş aydır süren savaşın ardından silah stokları konusunda ABD'nin herhangi bir stratejik dezavantajla karşı karşıya olduğunu yine yalanladı.
Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin özellikle belirli türlerde devasa miktarda mühimmata sahip olduğunu belirterek, büyük miktarlarda üretimin yapıldığını ve ihtiyaç duyuldukça ülkeye sevk edildiğini kaydetti. Ayrıca savunma müteahhitlerinin ülkenin tarihinin en büyük tesis ve fabrika inşaatlarını gerçekleştirdiğini ifade etti.
Trump, bu vatan hainliği niteliğindeki açıklamaları sızdıranların avlandığını ve uzun hapis cezaları talep edileceğini vurguladı.
Uzmanlar, fona aktarılan ödeneklere rağmen Patriot ve THAAD önleyicilerini savaş öncesi seviyelere döndürmenin en az üç yıl sürebileceği uyarısında bulunmasına rağmen ABD başkanı iddialarla ilgili başka ayrıntı vermedi.
Şu anda yalnızca Japonya ve Almanya Patriot önleyicisi üretme lisansına sahip bulunuyor. THAAD önleyicilerini ise başka hiçbir ülke üretmiyor.
Salı günü yayınlanan CNN raporunda, ABD ordusunun savaş öncesi sahip olduğu THAAD önleyicilerinin yüzde 80'ini ve Patriot önleyicilerinin yaklaşık yarısını tükettiği bilgisi yer aldı. Kaynaklar, bu seviyeleri tehlikeli derecede düşük olarak nitelendirdi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise söz konusu bilgilerin doğru olmadığını dile getirdi.
Öte yandan, merkezi Washington'da bulunan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi 27 Temmuz'da yaptığı hesaplamada, o tarih itibarıyla ordunun Patriot önleyicilerinin yalnızca üçte birinden biraz fazlasına ve THAAD önleyicilerinin yaklaşık yarısına sahip olduğunu hesapladı.
Çarşamba günü Al Jazeera'ye konuşan bu analizin yazarlarından emekli ABD Deniz Piyadeleri albayı Mark Cancian, mevcut önleyici seviyelerinin Çin gibi askeri güçlere karşı ABD'nin caydırıcılık kabiliyetine halihazırda zarar verdiğini belirtti.
Önleyici kıtlığının ordunun füze önlemelerinde daha temkinli bir yaklaşım benimsemesine yol açtığını ve bunun da yanlış hesap yapma olasılığını artırdığını kaydeden Cancian, 17 Temmuz'da Ürdün'deki bir askeri üsse düzenlendiği bildirilen İran saldırısında üç ABD askerinin öldürülmesinin bu endişeleri daha da artırdığını ifade etti.
Cancian, önleyiciler hakkında geriye çok fazla bir şey kalmadığını ve iyi bir alternatif bulunmadığını belirterek, Patriotların tükenmesi durumunda füzelerin hedefe ulaşacağını söyledi.
Söz konusu söylemlere rağmen Washington Post gazetesi perşembe günü, Trump'ın geçen hafta Camp David'deki bir kabine toplantısında Hegseth ile yüzleştiğini ve Pentagon şefini mühimmat kıtlığı konusunda kendisini yanıltmakla suçladığını yazdı.
Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt ise bu haberi yüzde yüz sahte haber olarak nitelendirdi.

