
Trump'ın ticaret savaşında yeni yasal dayanağı endişe yaratıyor
ABD Başkanı Donald Trump, gümrük vergilerini devreye sokmak için tarihi yasaları yeniden yorumlarken, uzmanlar yeni stratejilerin küresel ticaret için risk oluşturduğunu belirtiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ihracat yapan ülkelere dilediği gibi ceza kesebilmek için gümrük vergilerini etkili bir silah olarak kullanmaya devam ediyor. Şubat ayında Yüksek Mahkeme'nin, Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası'na (IEEPA) dayanarak neredeyse tüm ticaret ortaklarına uyguladığı vergileri iptal etmesinin ardından yeni bir araç arayışına giren başkan, tartışmalı hukuki gerekçelerle adımlarını sürdürüyor.
Geçtiğimiz cuma günü, ticaret ortaklarının zorla çalıştırılarak üretilen ürünleri ithal ederek ABD'li şirketleri haksız rekabette dezavantajlı duruma düşürdüğü iddiasıyla herkesi kapsayan gümrük vergileri dikkat çekti. ABD'nin kendi bünyesindeki zorla çalıştırma iddialarının yanında bu suçlamanın zayıf kalması, Trump'ın ticaret politikasında ne kadar ileri gidebileceğini gösterdi. Ancak 1974 Ticaret Yasası'nın 301. maddesi kapsamında getirilen bu vergiler, başkanın arzu ettiği sınırsız yetkiyi sağlamıyor. Bu madde kapsamındaki vergiler, ABD'li şirketleri kısıtlayan ve haksız bulunan belirli eylem ile politikalara misilleme amacı taşıyor. Tüm yabancı ülkelerin zorla çalıştırmaya imkan tanıdığı yönündeki genel bir suçlamanın mahkemeden geçmesi zor görünürken, bu stratejinin keyfi ve yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle itirazlarla karşılaşabileceği ifade ediliyor.
Asıl tehlikeli emsal ise küresel zorla çalıştırma vergilerinden önceki pazartesi günü Kanada'dan gelen ithalata yüzde 50 oranında vergi konulmasıyla ortaya çıktı. Beyaz Saray bu durumu Kanada'nın Amerikan süt ürünleri, içki ve otomobillerine yönelik ayrımcılığıyla gerekçelendirdi; bu kısıtlamaların ise geçen yılki ilk vergi dalgasına misilleme olarak ortaya çıktığı belirtildi. Gözlemciler ise Trump'ın Kanada'yı orman yangını dumanlarının ABD'ye ulaşması nedeniyle cezalandırma tehdidini hatırlatırken, yeni vergilerin USMCA Kuzey Amerika ticaret anlaşmasının yenilenmesi görüşmelerinde Kanada'yı yumuşatmak ya da ülkeyi ABD'nin 51. eyaleti olmaya ikna etmek amacıyla atılmış olabileceğini dile getiriyor. Trump'ın Kanada'ya karşı başvurduğu yetki ise oldukça tehlikeli bir yasa olan 1930 Smoot-Hawley Gümrük Tarifesi Yasası'nın 338. maddesi olarak dikkat çekiyor. Bu madde, başkana dilediği ülkeye belirsiz gerekçelerle ticaret vergisi koyma imkanı tanıdığı için 1930'lardaki Büyük Buhran'ı tetikleyen küresel ticareti tıkama potansiyeli taşıyor.
Söz konusu madde, başkana ABD'yi herhangi bir yabancı ülkenin ticaretine kıyasla dezavantajlı duruma düşüren ülkelere karşı misilleme yapma yetkisi veriyor. Başkan bu duruma karar verdiği anda dezavantajı dengeleyecek yeni vergi oranlarını ilan edebiliyor. Trump'a kadar 338. madde gümrük vergisi koymak için hiç kullanılmamış, daha çok diğer ülkelerin Amerikan ürünlerine eşit davranmasını garanti eden bir kaldıraç olarak değerlendirilmişti. Günümüzde Dünya Ticaret Örgütü kurallarının merkezinde yer alan 'en çok gözetilen ulus muamelesi' ilkesine Trump'ın önem vermediği ve daha yıkıcı bir ajanda izlediği görülüyor. Geniş bir yetki alanı sunan bu yasanın Trump'ı durdurmayı zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Şubat ayında Yüksek Mahkeme'nin 6'ya 3 oyla, Trump'ın 1977 tarihli IEEPA yasasını kullanarak dilediği gibi vergi koymasını engellemesi ticaret ortaklarını sevindirmişti. Mahkeme daha önce uyuşturucu krizi, imalat sektörünün çökmesi gibi ulusal acil durum gerekçelerine itiraz etmemiş, yalnızca kongrenin yetkisinde olan vergi koyma amacıyla bu yasanın kullanılmasına karşı çıkmıştı. Başkanlık makamı geçmişte de Richard Nixon döneminde Japon fermuar şirketine karşı savaşta olunmamasına rağmen benzer yasaları kullanarak vergi getirilmesini sağlamıştı. Mahkemede kaybetmesine rağmen Trump'ın ticaret önündeki engelleri kaldırmak için hukuki statüleri araştırmaya devam ettiği belirtiliyor.
Ödeme dengesi krizleri artık var olmasa da, mahkeme kararından hemen sonra Trump 1974 yasasının 122. maddesini devreye sokarak herkes için yüzde 10 vergi getirdi. Doların kurunun dalgalı olduğu günümüzde bu yasanın kullanımının işlevsiz olduğu ve Trump'ın avukatlarının bile mahkemede bu maddenin ikame olarak kullanılamayacağını savunduğu biliniyor. 150 günlük yasal sınırı bulunan bu vergilerin yanı sıra, Trump daha önce Çin'in sanayi sübvansiyonlarına karşı 301. maddesini ve ulusal güvenliği koruma gerekçesiyle çelik, alüminyum, kereste ve otomobillere yönelik 232. maddesini de devreye sokmuştu. Ancak bu yetkilerin hiçbiri 338. maddenin sunabileceği sınırsız gücü sağlamıyor.



