Trump'tan İran'a sert çıkış: çok ağır darbe vuracağız
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın son roket saldırısı girişimlerinin ardından çok sert bir askeri tırmanış vadetti, anlaşmanın bozulmasıyla Hürmüz Boğazı'nın yeniden kapatıldığını bildirdi. Öte yandan Mısır'daki bir LNG tankerine İHA saldırısı düzenlendiği bildirildi.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran'ın Orta Doğu'daki Amerikan askeri tesislerine yönelik son saldırılarının ve dün gece fırlatılan 5 roketin havada engellenmesinin ardından Tahran yönetimine karşı büyük bir askeri tırmanış vadetti.
Oval Ofis'te Washington Dulles Uluslararası Havalimanı için planlanan kapsamlı yenilikleri tanıtmak amacıyla düzenlenen etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, İran'ın dün gece ABD'ye karşı ateş açtığını belirterek, "İran’ı çok sert vuracağız, çünkü vurma sırası bizde. Saldırının geldiğini biliyorlar.
Bizden bunu yapmamamızı istiyorlar, ama dün gece bize ateş etmeye çalıştılar. Saatte 8.500 mil hızla giden beş roket fırlatıldı ve beş roketin tamamı indirildi. Yine de şanslarını denediler.
Onlara çok sert bir darbe indireceğiz. Bunu söyleyebilirim çünkü bunun hakkında yapabilecekleri pek bir şey yok" ifadelerini kullandı. İran'la diplomatik çözüm ihtimaline ilişkin ise Trump, "Bir noktada anlaşmaya varıp varamayacağımızı göreceğiz" açıklamasını yaptı. Açıklamalar, İran'ın Ürdün'deki bir askeri üste bulunan Amerikan güçlerini vurduğunu duyurmasından bir gün sonra geldi. Bu hamle, beş aydır süren çatışmaların son halkasını oluşturuyor.
Öte yandan İngiliz denizcilik güvenliği firması Ambrey, Mısır'ın Akdeniz kıyısındaki Dimyat Limanı'nda ABD'ye ait "Energos Winter" adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankerine İHA saldırısı düzenlendiğini açıkladı. Olayda can kaybı veya yaralanma yaşanmazken mürettebat tahliye edildi ve gemide çıkan yangın söndürüldü.
Mısır Petrol Bakanlığı yangını doğrularken, liman hizmetleri şirketi Inchcape iki doğal gaz tankerinde yangın çıktığını, alevlerin yakındaki "Gaslog Salem" adlı gemiye sıçradığını bildirdi. Mısır'daki tanker saldırısının İran'la bağlantılı olup olmadığına ilişkin soru üzerine Trump, bu konuda bilgilendirildiğini ve bunun daha önce yaşananların bir devamı olduğunu belirtti.
Anlaşmanın bozulmasıyla Hürmüz Boğazı'nın bir kez daha kapatıldığı bildirilirken, Trump'ın bu sözleri, Washington'ın 13 günlük aralıksız saldırıların ardından Cumartesi günü başlattığı birkaç günlük askeri duraksamanın ardından varılan en son yumuşama dönemini yeniden tehlikeye atıyor. Washington ile Tahran arasında geçen ay varılan ve bir mutabakat zaptı kapsamında hayata geçirilen ateşkes, Temmuz ayı başlarında tamamen ortadan kalkmıştı.
Salı günü açıklama yapan İran İslam Devrim Muhafızları Kolordusu (IRGC), Ürdün'deki bir Amerikan üssü ile ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) merkezini hedef aldıklarını bildirdi. IRGC yayımladığı bildiride yeni saldırı uyarısında bulunarak, İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik tehditler ile Amerikan güçlerinin çıkarlarına karşı yürüttüğü yasa dışı ve saldırgan eylemler sürdüğü sürece direnişin devam edeceğini belirtti.
CENTCOM ise saldırıyı Orta Doğu'daki ABD güçlerine yönelik başarısız bir sürpriz saldırı girişimi olarak nitelendirdi. Tüm füzelerin havada imha edildiğini kaydeden CENTCOM, Amerikan birliklerinin teyakkuz halinde ve yüksek hazırlık seviyesini koruduğunu ekledi.
Söz konusu saldırı, 17 Temmuz'da Ürdün'deki bir ABD hava üssünde üç Amerikan askerinin hayatını kaybetmesinin hemen ardından gerçekleşti. Uzmanlar, bu ölümlerin İran'ın ABD askeri tesislerine ölümcül zararlar verme kapasitesini açıkça gösterdiğini belirtirken, Amerikalı yetkililer hava savunma önleyicilerinin azalan stoklarına karşı uyarıda bulunuyor.
ABD'nin askeri üstünlüğüne rağmen eleştirmenler, İran'ın yıpratıcı bir asimetrik savaş yürütme kapasitesini koruduğunu vurguluyor. Şubat ayında başlayan savaşın başlangıcından bu yana en az 18 ABD askeri yaşamını yitirdi.
En son İran saldırıları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Salı günü Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı görüşmeden yalnızca saatler önce başlatıldı. Netanyahu'nun uzun süredir Trump'ı İran'a karşı daha agresif bir politika izlemeye yönlendirdiği biliniyor.
28 Şubat'ta savaşı birlikte başlatmalarına rağmen ABD ve İsrail, çatışmanın devam edip etmeyeceği ve nasıl sürdürüleceği konularında görüş ayrılığı yaşıyor. Bir taraftan İsrail, İran'da rejim değişikliği hedefiyle çatışmaların sürdürülmesini savunuyor. Tel Aviv yönetimi ayrıca, Tahran'ın yıllardır yalnızca sivil amaçlı olduğunu savunduğu nükleer programını sürdürmesine imkan tanıyacak her türlü anlaşmaya karşı çıkıyor.
Buna karşılık Trump yönetimi, çatışmayı stratejik bir zafer olarak sunmalarına olanak tanıyan ateşkes anlaşmalarına açık kapı bırakıyor. Öte yandan Trump, İran'ın Çin'den yaklaşık 400 adet taşınabilir hava savunma sistemi alacağı yönündeki iddialara değinerek, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in kendisine bu tür bir silah sevkiyatında yer almayacağını söylediğini aktardı. Trump ayrıca İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın Kuzey Denizi petrol sahalarını açma planına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.







