Türkiye 2030'a kadar 1 gigavat yapay zeka veri merkezi kuracak
Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 2030'a kadar en az 1 gigavat veri merkezi kapasitesi ve 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik alım anlaşması hedefleniyor. Plan, yenilenebilir ve nükleer kaynaklarla şebeke yatırımlarını eş güdümlü şekilde öngörüyor.

Türkiye'nin yapay zeka altyapısını büyütme hedefleri elektrik talebini artırıyor. Bu talep düşük karbonlu enerji üretimi ve şebeke yatırımlarıyla karşılanacak. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı enerjiyi yapay zeka ekosisteminin temel katmanı olarak tanımlıyor.
Plan kapsamında yapay zeka kapasitesine bağlı elektrik gücü ve düşük karbonlu elektrik payı belirlenecek. Ulusal Yapay Zeka Kurulu yapay zeka altyapısının enerji talebini ulusal sistemle uyumlu şekilde karşılamayı öncelikli gündem maddesi yapacak. Enerji ihtiyaç projeksiyonları şebeke bağlantı kapasiteleri yenilenebilir ve nükleer kaynaklarla eşleştirme senaryoları ile atık ısı geri kazanım potansiyeli değerlendirilecek. Sonuçlar Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri'nin yer seçimi ve kapasite planlamasında kullanılacak.
2030'a kadar en az 1 gigavat yapay zeka veri merkezi kurulu gücüne ulaşılması öngörülüyor. Yıllık en az 10 teravatsaat düşük karbonlu elektrik satın alma anlaşması yapılması planlanıyor. Yapılacak anlaşmalarda en az yüzde 60 düşük karbonlu yenilenebilir ve nükleer elektrik şartı uzun vadeli alım anlaşmalarıyla güvence altına alınacak.
2030'a kadar veri merkezi bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolar özel sektör ağırlıklı yatırım harekete geçirilecek. Enerjide Dijitalleşme Derneği Genel Sekreteri Gökberk Bilgin 1 gigavatlık veri merkezi kapasitesinin yıllık 7,5 ila 10,4 teravatsaat elektrik tüketimi oluşturabileceğini söyledi.
Bilgin ulusal ölçekte 1 gigavatın Türkiye'nin elektrik sistemi için yönetilebilir büyüklükte olduğunu belirtti. Veri merkezi yatırımlarının enerji ve şebeke altyapısıyla eş güdümlü planlanmasının önemine dikkat çekti. Bilgin farklı bölgelerde yatırımların yayılmasının tek bağlantı noktasında oluşabilecek baskıyı azaltacağını ifade etti.
Yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek bölgelerin avantaj sağlayabileceğini ancak fiber yatırımları ve nitelikli personel ihtiyacıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilgin yüzde 60 düşük karbonlu elektrik şartının Türkiye için ulaşılabilir olduğunu ancak mevcut şebeke karmasıyla kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini vurguladı.
Yeni yenilenebilir enerji tedarik sözleşmeleri yenilenebilir enerji sertifikaları ve Akkuyu ile nükleer elektrik için sözleşme mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bilgin yıllık eşleştirmeye dayalı yüzde 60 şartının uygulanabilir bir başlangıç olduğunu ancak 7 gün 24 saat düşük karbonlu elektrik anlamına gelmediğini söyledi. 10 milyar dolarlık yatırımın yeni güneş rüzgar ve depolama projelerinin finansmanını kolaylaştırabileceğini ifade etti.
Bilgin Türkiye'nin bu altyapıyı bulut ve yapay zeka hizmetleri ihracatına dönüştürebilmesi durumunda yatırımın teknoloji ekosistemine etkisinin daha büyük olacağını kaydetti.







