
Türkiye ile Irak arasında ekonomik ilişkiler stratejik boyuta taşındı
Ankara'da imzalanan kritik anlaşmalar ve yeni JETCO toplantılarıyla Türkiye ile Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler stratejik ortaklık seviyesine yükseldi.
DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde imzalanan 5 kritik anlaşma ve ilerleyen dönemde gerçekleştirilecek yeni JETCO toplantıları sayesinde iki ülke arasındaki ekonomik münasebetlerin "stratejik ortaklık" seviyesine ulaştığını ifade etti. Türkiye ile Irak arasındaki ticari ve ekonomik bağlar, diplomasi ile özel sektörün eş zamanlı adımlarıyla tarihi bir eşiği daha geride bırakıyor. Ankara'da atılan 5 önemli imza ile temelleri sağlamlaştırılan bu yeni dönemde, önümüzdeki süreçte düzenlenecek olan Türkiye-Irak Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantıları büyük önem taşıyacak.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen imza töreninin ardından değerlendirmelerde bulunan DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, atılan imzaların Türk iş dünyasına sunacağı imkanları ve Irak'taki yatırım vizyonunu aktardı. Acar, önümüzdeki yeni JETCO sürecinde imzalanan tüm mutabakatların ve alınan kararların Ankara'daki imzalar ve JETCO kararları doğrultusunda sahadaki uygulamasını iş dünyası adına yakından takip edeceklerini belirterek hedeflerini paylaştı.
Halit Acar, Ankara temaslarında iki ülke hükümetleri arasında imzalanan 5 stratejik anlaşmanın, Türk iş dünyasının Irak'taki varlığına yasal ve kurumsal güvence kazandırdığını kaydetti. Acar, imzalanan protokollerin sahadaki yansımalarını şu başlıklarla özetledi: Günlük 1 Milyon Varil Petrol ve Enerji Güvenliği başlığı altında, Irak'tan Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol sevkiyatı başta olmak üzere enerji alanındaki kararlar sanayinin hammadde ve enerji erişimine istikrar kazandıracak. Ticareti Kolaylaştırma ve Yatırım Güvencesi kapsamında gümrük tarifelerindeki belirsizlikler giderilecek ve Türk yatırımcıların Irak'taki varlıkları yasal koruma altına alınacak. Kalkınma Yolu ve Lojistik Entegrasyonu çerçevesinde ise Kalkınma Yolu Projesi'nin hukuki altyapısı güçlendirilerek Türk müteahhitlik ve lojistik sektörünün projedeki öncelikli konumu pekiştirilecek.
Ankara'da atılan imzalar ve JETCO kararları ışığında Türk firmaları için Irak'ta yeni fırsatlar açıldığını belirten Halit Acar, öncelikli yatırım alanlarını şu şekilde sıraladı: Altyapı ve Kentleşme alanında Bağdat ve çevre vilayetlerin modernizasyonu, konut, hastane, okul, köprü, köprülü kavşak ve otoyol projeleri öne çıkıyor. Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Basra'daki Büyük Fav Limanı'nı Türkiye sınırına bağlayacak demiryolu, karayolu, enerji nakil hatları ve lojistik merkezlerin inşası gerçekleştirilecek. Enerji ve Su Yönetimi alanında yenilenebilir enerji, elektrik iletim hatları, su arıtma tesisleri, modern sulama sistemleri ve baraj ile gölet altyapıları kurulacak. Sanayi ve İmalat sektöründe tarıma dayalı sanayi, gıda işleme, ambalaj, inşaat malzemeleri ile tüketim malları üretimi yapılacak. Finans ve Dijital Hizmetler alanında ise güvenli finansal kanallar, dijital gümrük altyapıları ve ödeme sistemlerinin entegrasyonu hızlanacak.
Türk yatırımcısının Irak'ta kalıcı tesisler kurabilmesi için sanayi arsalarına erişimin kritik olduğuna dikkat çeken Acar, Basra'dan başlayıp Fişhabur'a uzanan hattın önemine değindi. Necef, Kerbela, Bağdat ve Musul dahil toplam 11 vilayetten geçen bu hat üzerinde somut adımlar atılacağını belirten Acar, Türk yatırımcılara özel Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve sanayi kümelenme alanlarının tahsis edileceğini, arsa tahsis süreçlerinin şeffaf ve dijital platformlar üzerinden yürütüleceğini, altyapısı hazır sanayi arsalarının uzun vadeli kiralama veya mülkiyet modelleriyle Türk sanayicisine açılacağını kaydetti.
Türkiye-Irak ilişkilerinin geleceğine dair yol haritasını değerlendiren DEİK/Türkiye-Irak İş Konseyi Başkanı Halit Acar, kısa vadede vize ve gümrük pürüzlerini tamamen çözmeyi, orta vadede Kalkınma Yolu'nun omurgasını inşa ederek Türk OSB'lerini üretime geçirmeyi hedeflediklerini bildirdi. Uzun vadede ise Irak'ın Orta Doğu ile Avrupa arasında ana transit lojistik koridoru haline gelmesini, Türkiye ve Irak'ın ise bölgesel refahın iki ana sütunu olarak entegre olmasını amaçladıklarını vurgulayan Acar, konsey olarak en büyük amaçlarının ilişkileri tek taraflı ticaretin ötesine taşıyıp Irak'ta katma değer ve istihdam oluşturan "birlikte üretim" modeline dönüştürmek ve Türk yatırımcısının sermayesine tam hukuki güvence sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.



