Türkiye-Suriye iş birliği ile düzenlenen dil eğitimi kampında öğrencilere sertifika verildi
Şam'daki sertifika törenine Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri katıldı. Program, öğrencilerin Arapçayı günlük yaşamda kullanarak öğrenmelerine imkan tanıdı.

Şam'da, Şeyh Hasan Bedrettin Hasaneyn Eğitim Merkezi'nde sertifika töreni düzenlendi. Törene, Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Doçent Doktor Muhammet Musa Budak katıldı. Budak, programın Milli Eğitim Bakanlığı ile Suriye Vakıflar Bakanlığı iş birliğinde yapıldığını belirtti.
Bu programın sadece Arapça yeterliliği geliştirmekle kalmadığını, sosyal ve kültürel etkinlikleri de kapsadığını ifade etti. Budak, öğrencilere Arapçayı günlük yaşamda kullanarak öğrenme fırsatı sunduklarını vurguladı. "Dili, tabiri caizse, hayatın içinden öğrenmek üzere bir program oldu." dedi.
Şam'ın Arapça eğitimi açısından tarihsel bir öneme sahip olduğunu dile getiren Budak, öğrencilere hitaben, "Suriye yüzyıllara dayanan bir ilim merkezi, bir kültür merkezi. Arapçanın eğitimi konusunda da çok ciddi bir birikimin olduğu bir merkez." şeklinde konuştu.
Budak, 15 yıllık savaş sürecinin ardından Suriye'de Arapça eğitimi faaliyetlerinin yeniden canlandığını belirterek, bu alandaki talebin artmasını beklediğini söyledi. İstanbul Medeniyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Mustafa Tokat, Şam'da katıldığı 6 haftalık Arapça eğitim programının beklentilerinin üzerinde geçtiğini aktardı.
Teorik eğitim ile pratik imkanların bir arada sunulmasının Arapça öğrenimini pekiştirdiğini belirten Tokat, programa katkı sağlayanlara teşekkür etti. Tokat, "Arapça eğitimi için artık Ürdün'ün yerini Suriye'nin alabileceğini düşünüyorum." dedi. Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Muhammed Hasan Bilgili de programa katıldığını ifade etti.
Bilgili, programın özellikle konuşma ve kelime bilgisi alanlarında kendisine önemli katkılar sağladığını dile getirerek, eğitim sürecinin tamamlandığını aktardı. Ayrıca, program kapsamında Suriye'nin farklı kentlerini ve tarihi mekanlarını ziyaret etme şansı bulduklarını anlattı. Halid bin Velid, Selahaddin Eyyubi ve İbn Arabi'nin kabirleri ile çeşitli tarihi mekanları ziyaret ettiklerini belirtti. Bu programın, hem Arapça öğrenimi hem de Suriye'nin tarihi ve kültürel mirasını tanıma açısından verimli olduğunu kaydetti.







