18 Ağustos 2026 SalıUSD47,92EUR55,56
Gündem Nabzı

Türkiye'de her 10 konuttan 4'ü deprem sigortasız kaldı

Deprem gerçeği, 4 konuttan 1'inin sigortasız kaldığını gösteriyor. 2023 yılında 653 bin 81 ihbar alındı. DASK, sigortalılık oranını yüzde 100 hedefliyor.

Haber Merkeziİlk yayın:
Türkiye'de her 10 konuttan 4'ü deprem sigortasız kaldı

Türkiye'de deprem gerçeği, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden geçen 27 yıla rağmen konutların sigortalanma oranındaki açığı bir kez daha gündeme taşıdı. Ülke genelindeki konutların yalnızca yüzde 58'i Zorunlu Deprem Sigortası kapsamında bulunuyor. Yaklaşık her 10 konuttan 4'ü deprem güvencesi dışında kalıyor.

2000 yılında kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), bu süreçte meydana gelen birçok depremde sigortalıların zararlarını karşıladı. Özellikle 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler, deprem sigortasının yanı sıra güçlü bir finansal güvence mekanizmasının önemini de ortaya koydu.

DASK verilerine göre Türkiye genelinde Zorunlu Deprem Sigortası bulunan konut sayısı 11 milyon 700 bin 223 olarak kayıtlara geçti. Ancak, kurum mevcut yüzde 58’lik seviyeyi yeterli görmüyor ve tüm konutların sigorta kapsamına alınmasını hedefliyor.

Zorunlu Deprem Sigortası'nda bölgesel oranlar, deprem riskine ilişkin farkındalığın ve sigorta yaptırma eğiliminin bölgelere göre değiştiğini gösteriyor. En yüksek sigortalılık oranı yüzde 65 ile Marmara Bölgesi’nde yer alıyor. Marmara’yı yüzde 64 ile Doğu Anadolu, yüzde 63 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 59 ile Ege ve Akdeniz bölgeleri takip ediyor.

İç Anadolu Bölgesi’nde sigortalılık oranı yüzde 51 seviyesinde kalırken, en düşük oran yüzde 45 ile Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. DASK Genel Sekreteri Balkır Demirkan, bölgesel farklılıkların deprem deneyimi ve toplumdaki farkındalıkla doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti. Sık deprem yaşayan bölgelerde sigortalılık oranının daha yüksek olduğunu ifade etti.

Demirkan, mevcut sigortalılık oranının DASK açısından yeterli olmadığını vurguladı. Türkiye’de hedeflerinin yüzde 100 sigortalılık olduğunu belirten Demirkan, sigortalılık oranı yüzde 99’a çıksa bile hedeflerine ulaşmış sayılmayacaklarını ifade ederek, “Yüzde 58 bizim için yeterli bir seviye değil.

Amacımız yüzde 100. Yüzde 100 olana kadar memnun olamayacağız, çalışacağız.” değerlendirmesinde bulundu. Demirkan’a göre sigortalılık oranının yükselmesi, yalnızca bireysel konut sahiplerinin zararlarının karşılanması açısından değil, büyük ölçekli afetlerde ülkeye sağlanabilecek finansman açısından da kritik önem taşıyor.

Sigorta havuzunun büyümesi ile olası büyük bir deprem sonrasında uluslararası piyasalardan Türkiye’ye daha fazla finansman sağlanabileceğini belirten Demirkan, böylece afetin yol açacağı ekonomik yükün daha güçlü bir şekilde karşılanabileceğini aktardı. 25 yılda Türkiye genelinde 1397 hasar yapıcı deprem meydana geldi.

Bu depremler nedeniyle kuruma toplam 867 bin 275 ihbar ulaştı. En fazla hasar yapıcı deprem 175 sarsıntıyla 2020 yılında kaydedildi. Bu yılı 123 depremle 2021 takip etti.

İhbar sayısında ise 6 Şubat 2023 depremlerinin etkisi açık şekilde görüldü. DASK, 2023 yılında 653 bin 81 ihbar aldı. Böylece 2023, kurumun tarihindeki en yüksek ihbar sayısına ulaşılan yıl oldu. 2020 yılı ise 76 bin 431 ihbarla ikinci sırada yer aldı.

DASK’ın bugüne kadarki en büyük sınavı, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler oldu. DASK Genel Sekreteri Demirkan, kurumun bu süreçte büyük bir hasar operasyonu yürüttüğünü belirterek, 9 ay içerisinde yaklaşık 540 bin dosyanın işlendiğini ve 39 milyar lira hasar ödemesi gerçekleştirildiğini söyledi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde ortaya çıkan toplam finansal zararın yaklaşık 104 milyar dolar olduğunu aktaran Demirkan, bunun yaklaşık 5,5 milyar dolarlık bölümünün sigorta sektörü tarafından karşılandığını bildirdi. DASK’ın kendi kapasitesi çerçevesinde karşıladığı tutarın ise yaklaşık 1,6 milyar dolar olduğunu ifade etti.

Demirkan, söz konusu sürecin DASK açısından önemli bir kurumsal deneyim oluşturduğunu belirterek, gerçekleştirilen hasar operasyonunun uluslararası ölçekte de dikkat çekici olduğunu dile getirdi.

Sigortalılık oranındaki bölgesel farklılıklarda deprem sıklığının önemli bir etken olduğunu vurgulayan Demirkan, depremlerin daha seyrek yaşandığı bölgelerde vatandaşların risk algısının da buna bağlı olarak değişebildiğini söyledi. Konya ve Karadeniz gibi bölgelerde deprem sigortasına yönelik talebin daha düşük olduğunu belirten Demirkan, bazı vatandaşların poliçelerini yaptırdıktan sonra sonraki yıllarda yenilemediğini aktardı.

Zorunlu Afet Sigortası (ZAS) düzenlemesinin önemine dikkat çeken Demirkan, mevcut sistemin sel, dolu ve yangın gibi her yıl karşılaşılabilen doğal afetleri de kapsayacak şekilde genişletilmesinin sigorta bilincinin artırılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.

DASK, önümüzdeki dönemde yalnızca sigortalılık oranını yükseltmeye değil, hizmet süreçlerini teknoloji ile güçlendirmeye de odaklanıyor. Demirkan, kurumun önündeki 5 yıllık projeksiyonun hazırlandığını belirterek, yapay zekanın hem poliçe üretiminde hem de hasar süreçlerinde daha etkin kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Birden fazla pilot projenin devam ettiğini ifade eden Demirkan, amaçlarının olası bir deprem sonrasında hasar tespit ve ödeme süreçlerini daha hızlı, etkin ve doğru bir şekilde gerçekleştirmek olduğunu kaydetti. DASK, ayrıca sigorta ürünlerinin vatandaşlara daha kolay ulaştırılması ve poliçelerin daha hızlı düzenlenebilmesi için ilgili düzenleyici kurumlarla çalışmalarını sürdürüyor.

Demirkan, Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla vatandaşlara mesaj vererek, DASK’ın mevcut finansal kapasitesinin olası büyük bir deprem karşısında yeterli seviyede olduğunu vurguladı. “Şu andaki kapasitemiz olası bir Marmara depremini rahatlıkla karşılayacak seviyededir. Sigortalılarımız bu konuda müsterih olsun.” ifadelerini kullandı.

DASK poliçelerindeki teminat tutarlarının enflasyona bağlı olarak düzenli bir şekilde artırıldığını belirten Demirkan, mevcut sigortalıların teminatlarının korunmasına yönelik mekanizmanın bulunduğunu ifade etti. Demirkan, vatandaşlara deprem sigortasını yalnızca yasal bir zorunluluk olarak görmemeleri çağrısında bulundu. Depremin ne zaman gerçekleşeceğinin önceden bilinmesinin mümkün olmadığını hatırlatan Demirkan, Türkiye’de aktif faylara ilişkin çalışmaların riskin geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koyduğunu belirtti.

Sigorta yaptırmanın yanı sıra poliçelerin kesintisiz biçimde yenilenmesinin de büyük önem taşıdığını ifade etti. Kahramanmaraş merkezli depremlerde poliçe yenilemesinin öneminin acı şekilde görüldüğünü belirten Demirkan, vatandaşların “bugün olmaz, yarın olmaz” düşüncesiyle hareket etmemesi gerektiğini vurguladı.

DASK’ın önündeki temel hedef, mevcut yüzde 58’lik sigortalılık oranını aşarak Türkiye’deki tüm konutları deprem riskine karşı finansal güvence altına almak.

Kurum, yüzde 100 sigortalılık oranına ulaşılmasının hem vatandaşların afet sonrasındaki toparlanma sürecini hızlandıracağını hem de Türkiye’nin büyük ölçekli depremlere karşı finansal dayanıklılığını artıracağını değerlendiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi

#Kahramanmaraş · Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler