14 Ağustos 2026 CumaUSD47,89EUR55,33
Gündem Nabzı

Türkiye'de organ bağışı oranı milyonda 3-4 seviyesinde kaldı

İnönü Üniversitesi'nden Prof. Dr. Adil Başkıran, Türkiye'deki organ bağışı oranının oldukça düşük olduğunu belirterek vatandaşlara bağış çağrısı yaptı.

Sağlık Servisiİlk yayın:
Türkiye'de organ bağışı oranı milyonda 3-4 seviyesinde kaldı

İnönü Üniversitesi Karaciğer Nakli Enstitüsü doktorlarından Prof. Dr. Adil Başkıran, Dünya Organ Bağışı Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Akciğer, karaciğer, böbrek, ince bağırsak, kalp ve pankreasın yanı sıra kornea, kalp kapakçığı ile deri dokularının nakledilebildiğini aktardı.

Organ nakillerinin canlı vericiden ve kadavradan olmak üzere iki türlü yapıldığını kaydetti. Organ bağışının hayatî önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Başkıran, "Organ bağışı, herhangi bir kronik hastalık veya ampütasyon nedeniyle organını kaybeden, hayatla ölüm arasında kalan hastaların yeniden hayata dönme ihtimallerini artırması nedeniyle çok önemli bir yere sahiptir" dedi.

Organ bağışı oranlarının milyon nüfus başına hesaplandığını söyleyen Başkıran, İspanya'nın milyonda 50 ile ilk sırada yer aldığını bildirdi. Amerika, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinin Türkiye'den ileride olduğunu belirtti. Türkiye'deki oranın milyonda 3 ile 4 arasında değiştiğini ifade etti.

Beyin ölümü gerçekleşen 1.496 hastadan yalnızca 266'sının organlarının kullanılabildiğini açıkladı. Bu rakamın milyonda 3,2'ye denk geldiğini vurguladı. Bir yıllık ortalamaya göre yaklaşık 3 bin 700 böbrek naklinin sadece 266'sının kadavradan yapıldığını aktardı. Yaklaşık bin 700 karaciğer naklinden ise yalnızca 166'sının kadavra bağışıyla gerçekleştirildiğini kaydetti.

Malatya'nın çapraz karaciğer nakli sistemiyle tüm dünyaya yol haritası çizdiğini belirtti. Buna rağmen Malatya'daki organ bağışı oranlarının da ülke genelindeki gibi düşük olduğunu söyledi. Organ naklinde 3D baskılı organlar, kök hücre tedavileri ve ksenotransplantasyonun öne çıktığını anlattı.

2022'de Amerika'da ilk kez hayvandan insana kalp nakli yapıldığını hatırlattı. Amerika'da 2024 ve 2025 yıllarında böbrek nakillerinin gerçekleştirildiğini bildirdi. 2025 yılında ise Çin'de hayvandan insana karaciğer naklinin yapıldığını ifade etti.

Bu çalışmalarda genellikle domuz karaciğer ve böbreklerinin kullanıldığını söyledi. Çin'deki nakledilen karaciğerin safra ürettiğini ve bazı fonksiyonları yerine getirdiğini belirtti. Bu çalışmaların henüz deneme aşamasında olduğunu vurguladı. En iyi yöntemin hâlâ canlı vericilerden veya kadavradan yapılan nakiller olduğunu dile getirdi.

Dünyadaki ilk organ naklinin 1954'teki böbrek nakliyle başladığını belirtti. 1963'te Christian Barnard tarafından kalp nakli yapıldığını kaydetti. Thomas Starzl'ın 1963'te ilk karaciğer naklini gerçekleştirdiğini, ilk başarılı karaciğer naklinin ise 1967'de yapıldığını aktardı. Türkiye'de ilk başarılı böbrek naklinin 1975'te gerçekleştirildiğini söyledi. İlk başarılı karaciğer naklinin ise 1988 yılında yapıldığını ifade etti. Malatya'da 2002 yılında karaciğer nakline başladıklarını belirtti. Enstitüde böbrek naklinin de yapıldığını ekledi.

Enstitüde alternatif organ üretimi ve nakli için çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi. Ksenotransplantasyon, 3D baskı ve kök hücre konularında yoğun biçimde çalıştıklarını aktardı. En büyük hedeflerinden birinin başarılı bir ksenotransplantasyonu Malatya'da gerçekleştirmek olduğunu söyledi. İnsandan insana nakil yöntemini pek benimsemediklerini kaydetti. Malatya'nın sadece karaciğerde değil, böbrek, kalp ve akciğer nakillerinde de dünyanın başkenti olacağına inandığını belirtti.

Organ bağışının dini, ahlaki ve toplumsal önemine değindi. İslam toplumunda dini değerlere çok kıymet verildiğini söyledi. Maide Suresi'nin 32'nci ayetinde geçen "Bir canı kurtaran, bütün insanlığı kurtarmış gibi olur" ifadesini hatırlattı.

Prof. Dr. Başkıran sözlerini şu çağrıyla tamamladı: "Hastanede yatanlar bugün bize uzak veya tanımadığımız kişiler olabilir. Ancak yarın bizim çocuklarımız da hastalanabilir ve hastanede yatabilir. Kendimiz de aynı şekilde bir organa ihtiyaç duyabiliriz. Dolayısıyla organ bağışı, etik, ahlaki, dini ve toplumsal bütünleşmenin çok önemli bir göstergesidir. Bütün vatandaşlarımızı organ bağışında bulunmaya davet ediyorum."

Kaynak: Sağlık Servisi

#Malatya — Bu Konuda Son Gelişmeler→ Tümü

Aynı Saatlerde Yayınlananlar→ Tüm arşiv

İlgili Haberler