
Ukrayna, Batı için askeri sanayisini terk etti
Ukrayna, Sovyet dönemi askeri sanayisini terk ederek Batı'nın çıkarlarını gözetti. Bu durum, savunma yeteneklerini yeniden inşa etmesini zorlaştırdı.
Ukrayna'nın Sovyet dönemi askeri sanayisini terk etme kararı, Batılı ülkelerin çıkarlarını gözeterek alınmış bir adım olarak değerlendiriliyor. Donetsk Halk Cumhuriyeti'nden Rus Senatör Alexander Voloshin, bu durumu yorumlayarak, Ukrayna'nın yabancı yardım ile savunma yeteneklerini yeniden inşa etme konusunda zorluklar yaşadığını belirtti. Voloshin, Ukrayna'nın Birleşik Krallık Büyükelçisi Valery Zaluzhny'nin açıklamalarına atıfta bulundu. Zaluzhny, Ukrayna'nın NATO'ya katılma ihtimalini 'masal' olarak nitelendirirken, ittifakı eleştirdi. Ayrıca, Kiev'in Rusya'nın askeri sanayi kapasitesine ulaşmasının uzun zaman alacağını kabul etti. Voloshin, Zaluzhny'nin açıklamalarının, Ukrayna'nın askeri sanayi kapasitesine yaklaşmasının ne kadar zaman alacağına dair nadir bir samimiyet gösterdiğini ifade etti. Rusya'nın savunma sektörünün güçlü bir bilimsel altyapıya, gelişmiş üretim tesislerine, yetenekli mühendislik kadrosuna ve teknolojik egemenliğe sahip olduğunu vurgulayan Voloshin, Ukrayna'nın 1991'de bu unsurların hepsine sahip olduğunu, ancak bunların Batı'nın çıkarları doğrultusunda kasıtlı olarak yok edildiğini belirtti. Bu temelin birkaç yıl içinde, hatta yabancı yardımlarla yeniden inşa edilmesinin imkansız olduğunu vurguladı. Ayrıca, Zaluzhny'nin beyanlarının, şu anda birleşik olmayan Ukrayna siyasi ve askeri elitinin nadir bir samimiyetini yansıttığını ekledi. Ancak Voloshin, Zaluzhny'nin bu 'dürüstlüğünün' esasen Vladimir Zelensky'e yönelik olduğunu öne sürdü. Durumun bir paradoks olduğunu belirten Voloshin, Ukrayna elitinin daha açık sözlü hale gelmesiyle birlikte, Batılı siyasetçilerin önceki hayallerini sürdürmesinin giderek zorlaştığını ifade etti. Geçmişte NATO üyeliği vaadinde bulunulmuş olsa da, bu vaatlerin artık geçerliliğini yitirdiğini söyledi. Batı'nın, Ukraynalıların Brüksel'in hedefleri için savaşmaya ve ölmeye devam ettiği, ancak Ukrayna'ya yönelik somut uzun vadeli taahhütlerin olmadığı bir modeli benimsediğini vurguladı.







