
Yangın riski yalnızca Ege ve Akdeniz'le sınırlı değil
Türkiye'de orman yangınları Ege ve Akdeniz dışında da risk oluşturuyor.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Hüsnü Kayıkçıoğlu, Türkiye genelinde geçen yıl 3 bin 224 orman yangını meydana geldiğini belirtti. Büyük orman yangınlarının Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaştığını vurguladı, ancak bu yangınların yol açtığı alan kayıplarının sadece bu kıyılarla sınırlı olmadığını ifade etti. Hava sıcaklıklarının artmasıyla ülke genelinde orman yangını riski de artmış durumda. Yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgarlarla birleşen koşullar, orman yangınlarını daha da büyütüyor. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, bunun yanı sıra toprak, su, bitki örtüsü, hayvanlar ve mikroorganizmalarla etkileşim içinde olan bir ekosistem olduğunu açıkladı. Ormanların iklimi düzenleme, suyu yönetme ve toprağı koruma gibi önemli işlevleri olduğunu belirtti. 2025 yılında Türkiye'de kaydedilen 3 bin 224 orman yangını, 81 bin 473 hektarlık bir alanın yanmasına neden oldu. 1988-2025 döneminde, 2021 sonrasındaki en kötü yılın 2025 olduğunu kaydeden Kayıkçıoğlu, 2024 yılında 3 bin 797 yangın yaşandığını ve yaklaşık 27 bin 500 hektar alanın yandığını söyledi. 2025 yılında yangın sayısında yüzde 15’lik bir azalma olmasına rağmen, yanan alanın yaklaşık üç katına çıktığını belirtti. Yangın sayısının düşmesine rağmen, birkaç büyük yangının toplam kaybı ciddi şekilde artırdığını ifade etti. 2020-2025 yılları arasında yanan toplam alan, 1988-2025 dönemindeki toplam kaybın yaklaşık yarısını oluşturuyor. 2021 ve 2025 yılları ise son 38 yılın toplam yanan alanının üçte birinden fazlasını kapsıyor. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, yangın sayısının yangın riskini belirlemede yeterli olmadığını belirtti. Yangının büyüklüğünün, hava sıcaklığı, nem oranı, rüzgar, kuraklık, arazi eğimi, bitki örtüsü ve yanıcı madde miktarı gibi birçok faktöre bağlı olduğunu ifade etti. Ege ve Akdeniz bölgelerindeki büyük yangınların yoğunlaşmasının nedeninin, Akdeniz ikliminin sıcak ve kuru yazları ile düşük nem oranları olduğunu vurguladı. İklim değişikliğinin bu koşulları daha da kötüleştirdiğini belirtti. 2025 verileri, büyük alan kayıplarının yalnızca Ege ve Akdeniz kıyılarıyla sınırlı olmadığını göstermektedir. Farklı iklim ve coğrafya özelliklerine sahip bölgelerde de geniş alan kayıplarının meydana geldiği gözlemleniyor. Bu nedenle, yangın yönetiminin tüm bölgelerde yerel iklim, bitki örtüsü, topografya ve insan faaliyetleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Kayıkçıoğlu, orman yangınlarının çıkış nedenlerinden yaklaşık 9’unun insan kaynaklı olduğunu vurguladı. Yangınların çoğunun kasıt olmaksızın, ihmal ve kazalardan kaynaklandığını belirtti. Kontrolsüz ateş kullanımı ve anız yakma gibi ihmallerin, yüksek sıcaklık, düşük nem ve rüzgar koşullarında büyük yangınlara dönüşebileceğini açıkladı. Orman yangınlarının sadece ağaçları değil, büyük bir ekosistemi yok ettiğini, ormanların iklimi düzenlemekten su ve toprağı korumaya kadar birçok önemli hizmet sunduğunu ifade etti. Ormanların korunmasının önemine dikkat çekerek, doğal sermayenin bilimsel bir anlayışla sürdürülebilir biçimde yönetilmesi gerektiğini belirtti.







