Yapay zekâ teknolojileri gayrimenkul değerleme sektörünü dönüştürüyor
Gayrimenkul değerleme süreçlerinde yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri kullanılmaya başlandı. Sektör temsilcileri, sistemlerin uzmanların karar sürecini desteklediğini belirtiyor.
Gayrimenkul değerleme süreçlerinde taşınmazın fiziksel özelliklerinden konumuna, bölgesel piyasa koşullarından benzer nitelikteki gayrimenkullerin fiyatlarına kadar pek çok değişkenin aynı anda ele alınması gerekiyor. Tapu, ruhsat ve imar belgelerinin incelenmesi, emsal araştırması, saha çalışmalarının yürütülmesi ve hazırlanan raporların kontrol edilmesi de bu sürecin temel aşamalarını oluşturuyor.
Piyasadaki fiyat hareketleri, aynı bölge içinde dahi görülebilen farklılaşmalar ve değerlendirmeye konu olan veri miktarının artması, doğru ve güncel bilgiye erişimi daha da önemli hale getiriyor. Bu durum, uzman deneyiminin yanı sıra verilerin sistemli biçimde toplanmasını, karşılaştırılmasını ve kayıt altına alınmasını zorunlu kılıyor.
Sektörde verinin giderek daha belirleyici bir konumda bulunduğunu belirten Creative Solution CTO’su Zafer Çalık, bir gayrimenkulün değerini saptarken yalnızca metrekaresine ya da bölgedeki ortalama fiyatlara bakmanın yeterli olmadığını vurguladı. Çalık, taşınmazın hukuki durumu, fiziksel özellikleri, çevresindeki gelişmeler, kullanım biçimi ve karşılaştırılabilir emsaller gibi pek çok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, veri miktarı arttıkça bu bilgilerin doğru biçimde sınıflandırılması ve anlamlandırılmasının değerleme sürecinin önemli bir parçası haline geldiğini kaydetti.
Yapay zekâ ve veri analitiği teknolojileri, farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin daha kısa sürede karşılaştırılmasını ve tekrarlayan işlemlerin otomatikleştirilmesini sağlıyor. Belge inceleme, emsal analizi, saha verilerinin kaydedilmesi ve rapor kontrolleri gibi aşamalarda kullanılan dijital sistemler, süreçlerin daha bütünlüklü yönetilmesine katkı sunuyor.
Bununla birlikte gayrimenkul değerleme yalnızca matematiksel hesaplamalardan ibaret kalmıyor. Taşınmazın kendine özgü niteliklerinin, bölgesel koşulların ve piyasa dinamiklerinin yorumlanmasında değerleme uzmanlarının bilgi ve tecrübesi önemini korumaya devam ediyor.
Zafer Çalık, yapay zekânın sektördeki rolüne ilişkin değerlendirmesinde, teknolojinin büyük miktardaki veriyi işleme, benzerlikleri karşılaştırma ve olası tutarsızlıkları belirleme konusunda uzmanlara önemli bir destek sunduğunu dile getirdi. Ancak teknolojinin ürettiği her çıktının gayrimenkulün kendi koşulları ve uzman görüşüyle birlikte ele alınması gerektiğine işaret eden Çalık, yapay zekâyı uzmanların yerine karar veren değil, karar sürecini daha fazla veriyle destekleyen bir araç olarak gördüklerini bildirdi.
Teknolojinin sektöre sağladığı bir diğer katkı ise değerleme sürecinin farklı aşamalarını izlenebilir kılmasından kaynaklanıyor. Dijital kayıt altyapısı sayesinde hangi verinin ne zaman toplandığı, belgelerin hangi kriterlere göre incelendiği ve raporun hangi kontrollerden geçtiği daha sistemli biçimde takip edilebiliyor. Bu yapı, kurumsal hafızanın korunması ve benzer işlerde ortak standartların uygulanması açısından da büyük önem taşıyor.
Creative Solution tarafından geliştirilen Sayısal Akıllı Değerleme Süreç Yönetim Sistemi (SADES), değerleme çalışmalarının farklı aşamalarını desteklemek amacıyla Değer, Vira, 360 ve Radar olmak üzere dört ayrı modülden meydana geliyor.
SADES Değer, yapay zekâ destekli değer tahminleme ve emsal analiziyle uzmanların değerlendirmelerinde kullanabileceği referans çıktıları ortaya koyuyor. SADES Vira, tapu, ruhsat ve imar belgelerini doğal dil işleme teknolojileriyle analiz ederek belge inceleme aşamasına destek veriyor. SADES 360; mobil saha verisi toplama, mekânsal analiz ve dijital kayıt özellikleriyle saha çalışmalarından elde edilen bilgilerin ortak bir sistemde tutulmasına imkan tanıyor. SADES Radar ise hazırlanan raporları banka kriterleri ve tanımlanmış süreç standartları doğrultusunda inceleyerek eksik, tutarsız veya riskli olabilecek alanları tespit ediyor.
SADES’in geliştirilme yaklaşımını anlatan Zafer Çalık, değerleme sürecinde emsal araştırması, belge inceleme, saha çalışması ve rapor kontrolünün birbirini tamamlayan aşamalar olduğunu belirtti. SADES modüllerini bu aşamalardaki farklı ihtiyaçları göz önünde bulundurarak geliştirdiklerini aktaran Çalık, buradaki temel amaçlarının uzmanların kullandığı verileri tek bir yapı içinde daha kolay takip edebilmesine ve tekrarlayan işlerin teknoloji desteğiyle yürütülmesine katkı sağlamak olduğunu ifade etti. Çalık, teknoloji geliştikçe değerleme sektöründe hız kadar verinin güvenilirliğinin, izlenebilirliğinin ve doğru yorumlanmasının da ön plana çıkacağını sözlerine ekledi.


