
Yapay zeka dizileri Asya'da yeni bir dönem başlatıyor
Çin, Hindistan ve Endonezya gibi ülkelerde yapay zeka, dizi projelerinde senaryo ve karakter tasarımında kullanılıyor.
Çin, Hindistan ve Endonezya gibi Asya ülkelerinde bazı dizi projelerinde yapay zeka, senaryo yazımı, karakter tasarımı, seslendirme ve video kurgusu gibi süreçlerde etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu durum, sinema ve eğlence sektöründe yeni bir dönemi müjdelemekte ve birçok tartışmayı da beraberinde getirmektedir.
Yapay zeka, Asya pazarında, özellikle Çin, Hindistan ve Endonezya'da medya şirketleri tarafından, üretim maliyetlerini azaltmak ve içerik üretim hızını artırmak amacıyla kullanılmaktadır. Ancak izleyiciler, bu yapımların karakterlerinin duygusal derinlikten yoksun olduğunu ve sahneler arasındaki hareket sürekliliğinin zayıf kaldığını dile getirmektedir.
Çin, Endonezya ve Hindistan'da yapay zeka ile üretilen kısa diziler dikkat çekmektedir. Pekin merkezli teknoloji analiz platformu Hello China Tech'e göre, mobil cihazlar için hazırlanan ve bölümleri 2-5 dakika arasında değişen kısa diziler, Çin'de hızla gelişen bir sektör haline gelmiştir. Ocak 2026'da Çin'de 14 bin 600'den fazla yapay zeka destekli kısa dizi yayınlanırken, dolaşımdaki yapay zeka yapımı kısa dizi sayısı ise Şubat 2026 itibarıyla 127 bin 800’e ulaşmıştır.
Endonezya'da Ocak 2026'da yayınlanmaya başlayan ve halk efsanelerini konu alan 'Legenda Bertuah' isimli dizi, ülkede tamamen yapay zeka ile üretilen ilk televizyon yapımı olmuştur. Hindistan merkezli medya şirketi JioStar, senaryo yazımı, karakter tasarımı, seslendirme ve kurgu süreçlerinin tamamının yapay zeka tarafından yürütüldüğü projeler üzerinde çalışmalar yapmaktadır. JioStar’ın 2025'te yayınladığı ve Mahabharata destanını yeniden anlatan 100 bölümlük yapay zeka destekli dizi, yayınlandığı ilk günde 6,5 milyon izlenmeye ulaşmıştır.
Hindistan'ın 'Mahabharat: Ek Dharmayudh' isimli dizisinde görkemli savaş sahneleri ve mitolojik mekan tasvirleri öne çıkarken, karakterlerin göz teması, vücut bütünlüğü ve hareket akışı gibi konularda sorunlar gözlemlenmektedir. Endonezya’da yapay zeka ile hazırlanan 'Legenda Bertuah'ta da karakterlerin mimik ve vücut hareketleri bazı sahnelerde doğal akışı sürdürememektedir. Yapay zeka ile üretilen dizilerde, karakterlerin duygusal aktarımı geleneksel oyunculuk performanslarına göre daha sınırlı kalmakta ve bazen uzuvların şekli anlık olarak bozulmaktadır.
Bazı sahnelerde karakterlerin ağız hareketleri, konuşmalarla tam uyum sağlayamamaktadır. Karakterler birbirleriyle konuşurken göz hizası ve bakış yönü, doğal akıştan uzaklaşmaktadır. Ayrıca, kamera açıları değiştikçe karakterlerin kıyafet, saç modeli veya aksesuarlarında küçük farklılıklar meydana gelirken, bazı sahnelerde ışık ve gölge dağılımı da sahne bütünlüğünü bozabilmektedir. Kalabalık sahnelerde arka plandaki karakterlerin benzer hareketleri tekrarladığı ve karakterlerin ellerindeki nesnelerin şekli, boyutu veya konumunun sahne içinde değiştiği görülmektedir. Genel olarak, ilerleyen bölümlerde hata oranı ilk bölümlere kıyasla azalmaktadır; ancak yapay zeka kaynaklı hatalar yine de varlığını sürdürmektedir. Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesiyle bu tür hataların azalması ve bu teknolojinin içerik üretim süreçlerine önemli katkılar sunması beklenmektedir.
Utrecht Üniversitesi'nden yapay zeka ve dijital kültür alanında çalışmalar yapan Prof. Dr. Payal Arora, Asya sinema sektörünün yapay zekaya yaklaşımını değerlendirmiştir. Arora, kültürün 'sermaye' olduğunu belirterek, 'Yaratıcı araçlar daha erişilebilir hale geldiğinde, sektöre yeni katılım biçimlerinin ve ekonomik fırsatların önünü açabilir. Bunu, Çin'in hızla büyüyen kısa video ekonomisinde ve Hindistan'ın yapay zeka ile film üretiminde görüyoruz. Burada sıradan insanlar, ana akım medya tarafından uzun süredir göz ardı edilen izleyiciler için içerik üretiyorlar.' ifadelerini kullanmıştır.
Yapay zeka, daha fazla kişinin içerik üretmesine ve farklı hikayelerin görünür olmasına katkı sunmaktadır. Arora, Hollywood ile Asya'daki sinema sektöründe yapay zeka destekli içerik üretimine bakışın farklı olduğunu belirtmiştir. ABD’de yapay zekanın yaratıcılığı sınırladığı yönünde eleştiriler yapılırken, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde bu teknolojinin daha fazla kişinin fikirlerini hayata geçirmesine olanak tanıyan bir araç olarak görüldüğü ifade edilmiştir.







