
Yaz aylarında kulak enfeksiyonlarına dikkat
Uzmanlar, yaz döneminde artan kulak enfeksiyonlarına karşı uyarıda bulunarak deniz ve havuz seçiminde hijyene dikkat edilmesi gerektiğini bildirdi.
Yaz mevsiminde serinlemek amacıyla sıkça tercih edilen deniz ve havuzlar, gerekli tedbirler alınmadığında kulak enfeksiyonlarına zemin hazırlayabiliyor. Bu durum, özellikle 'Yüzücü kulağı' olarak adlandırılan rahatsızlığın sıklıkla görülmesine yol açıyor.
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Hakan Akçin, dış kulak yolu enfeksiyonlarının yaz aylarında artış gösterdiğini ifade etti. Op. Dr. Akçin, deniz ve havuzda fazla vakit geçirilmesinin kulak kanalında uzun süre nem kalmasına neden olduğunu belirterek, bu ortamın bakteri ile mantarların üremesi için elverişli olduğunu aktardı. Sık yüzmenin dış kulak yolunu koruyan doğal kulak kiri tabakasını azalttığını vurgulayan uzman, bu tabakanın zarar görmesinin enfeksiyon riskini artırdığını ve sıcak havanın mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırdığını kaydetti.
Sezon boyunca en çok rastlanan kulak rahatsızlıklarından birinin dış kulak yolu enfeksiyonu olduğunu yineleyen Op. Dr. Akçin, bu rahatsızlığın kulak dokunulduğunda artan ağrı, kaşıntı, dolgunluk hissi, işitmede azalma ve kötü kokulu akıntı gibi bulgularla kendini gösterdiğini bildirdi. Belirtilerin şiddetlenmemesi adına erken tanı ve tedavinin büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Kulakta ortaya çıkan ağrı, kaşıntı ya da akıntı gibi şikayetlerin 48 saat içinde kaybolmaması veya şiddetlenmesi durumunda mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulması gerektiği belirtildi. Op. Dr. Akçin, ateş, yoğun akıntı, belirgin işitme kaybı ve kulak çevresinde şişlik gibi durumların acil değerlendirme gerektirdiğini vurguladı. Özellikle diyabet hastaları, bağışıklık sistemi zayıf bireyler ve küçük çocuklarda bu tür enfeksiyonların daha ağır seyredebildiği, bu nedenle tedavinin geciktirilmemesi gerektiği aktarıldı.
Deniz ve havuzun riskleri konusuna değinen Op. Dr. Akçin, iki ortamın farklı tehlikeler barındırdığını belirtti. Düzenli bakımı yapılan hijyenik havuzlarda riskin düşük olabileceği, ancak yeterince temizlenmeyen tesislerde mikroorganizma kaynaklı enfeksiyonların yaygınlaştığı ifade edildi. Deniz suyunun doğal yapısı gereği bazı mikroorganizmaları baskılayabildiği, ancak kirli veya atık su karışan denizlerde de riskin yüksek olduğu vurgulandı. Temel etkenin suyun türünden ziyade hijyeni ve kişinin kulak yapısı olduğu dile getirildi.
Çocukların suda uzun süre kalmaları ve kulaklarını sık kaşımaları nedeniyle risk altında olduğuna dikkat çekildi. Ailelerin kulak ağrısı, kulağı çekiştirme, huzursuzluk, akıntı, işitmede azalma ve ateş gibi belirtileri yakından takip etmesi gerektiği bildirildi. Kulak zarı delik olan, kulak tüpü bulunan veya daha önce operasyon geçiren kişilerin yüzmeden önce mutlaka doktora danışması, gerekirse su geçirmez tıkaç kullanması ve hijyenik olmayan havuzlardan uzak durması önerildi.
Yüzme sonrasında kulaktaki suyun doğal yollarla dışarı atılmasının yeterli olduğu ifade edildi. Başın yana eğilmesi ve kulak kepçesinin hafifçe çekilmesinin suyu boşaltacağı, kulakların ise yalnızca dış kısmından temiz bir havluyla kurulanması gerektiği belirtildi. Kulak çubuğunun temizlik amacıyla kullanılmaması gerektiği, bu çubukların kiri temizlemek yerine daha derine ittiği, kanalı tahriş ederek enfeksiyon riskini artırdığı bildirildi. Ayrıca saç tokası, peçete ve pamuk gibi cisimlerle kulak temizlemeye çalışmanın da ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği kaydedildi.



