YÖK'ün 'tarihi doluluk' açıklamasına Eğitim Sen'den tepki
YÖK Başkanı Özvar'ın doluluk oranlarına yönelik açıklamalarını eleştiren Eğitim Sen Sekreteri Evrim Gülez, asıl sorunun gençlerin yükseköğretime erişimi olduğunu vurguladı.

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı sonuçları açıklandı. Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, devlet üniversitelerinde doluluğun tarihi seviyeye ulaştığını ve boş kontenjan kalmadığını belirtti.
Gülez, bu açıklamayı eleştirerek tablonun yalnızca boş kontenjan sayısı üzerinden okunmasının gerçeği gizlediğini ifade etti. - KONTENJANLARIN DARALTILMASI - Geçen yıl 5 bin 503 olan devlet üniversitelerindeki boş kontenjan sayısının bu yıl 2 bin 292'ye düştü.
Hukuk, eczacılık, diş hekimliği, psikoloji ve öğretmenlik gibi alanlarda kontenjanların azaltıldığı unutulmamalıdır. Evrim Gülez konuyla ilgili olarak, "Kontenjanları daraltıp kalan kontenjanların dolmasını sağlamak, yükseköğretim açısından bir başarı değildir. Asıl sorulması gereken soru, kontenjanların ne kadarının dolduğu değil, gençlerin ne kadarının yükseköğretime gerçekten erişebildiğidir" dedi. - EKONOMİK RİSK HESABI - Puanı hesaplanan yaklaşık her on gençten dördü hiçbir tercihte bulunmadı.
Devlet ve vakıf üniversitelerinin örgün programlarına yerleşenlerin sayısı 619 bin 766'da kaldı. Başvuru yapmasına rağmen sınava girmeyen veya tercih yapmayan gençlerin durumu dikkat çekiyor. Gülez duruma ilişkin, "Bunun arkasında ekonomik güçlükler kadar geleceksizlik duygusu, üniversiteden mezun olduktan sonra iş bulamama korkusu, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve üniversite diplomasının insanca bir gelecek sağlayacağına ilişkin inancın giderek zayıflaması bulunmaktadır" şeklinde konuştu. - GELİR DÜZEYİ ETKİSİ - Kâğıt üzerinde her öğrencinin puanının yettiği yeri seçme hakkı bulunuyor.
Ancak başka bir şehirde okumanın maliyeti öğrencilerin kararlarını doğrudan etkiliyor. Gülez, "Temel yaşam giderleri nedeniyle pek çok genç istediği üniversiteyi tercih edemiyor. İstediği bölüm başka bir kentte olsa bile ailesine ekonomik yük olmamak için o tercihten vazgeçiyor" dedi. - VAKIF ÜNİVERSİTELERİ TABLOSU - Vakıf üniversitelerinde kontenjanların beşte birinin boş kalması sınıfsal eşitsizliği gösteriyor.
Ücretler ve yaşam maliyetleri yeni bir piyasa oluşturuyor. YÖK'ün yapay zekâ ve siber güvenlik gibi yeni programları öne çıkarması sorunları çözmüyor.
Programların nitelikli kadroya sahip olması gerekiyor. - GEÇİM MÜCADELESİ - Öğrenciler üniversitenin ilk gününden itibaren barınma ve kira sorunlarıyla karşılaşıyor. Birçok genç eğitimini sürdürmek için çalışmak zorunda kalıyor.
Gülez yaptığı açıklamada, "Bir öğrencinin tercihlerini yeteneği, ilgisi ve hayalleri değil ailesinin gelir düzeyi belirliyorsa orada eğitim hakkından ve eşitlikten söz edilemez" ifadelerini kullandı. - KAMUSAL DESTEK ÇAĞRISI - Yükseköğretim temel bir haktır ve ailelerin ekonomik gücüne bırakılamaz. Barınma, beslenme ve ulaşım giderleri kamusal olarak güvence altına alınmalıdır.
Evrim Gülez sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim için başarı; boş kontenjan sayısının azalması değil, hiçbir gencin yoksulluk nedeniyle eğitim hakkından, tercih özgürlüğünden, geleceğinden ve başka bir hayatı deneyimleme olanağından vazgeçmek zorunda kalmamasıdır."







