
ABD basını: Trump İran savaşı ekonomisinden endişe duyuyor
ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Oval Ofis'teki görüşmesinde, İran savaşının ekonomik etkileri ve Suriye'deki durum ele alındı.
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Oval Ofis'te bir araya geldi. Görüşmede, Orta Doğu'daki savaşın küresel finans sistemleri üzerindeki olumsuz etkilerine dair endişelerin paylaşıldığı öne sürüldü. Axios'a konuşan İsrailli bir yetkili, Beyaz Saray'da gerçekleşen buluşmada liderlerin İran'a yönelik saldırıların sonuçlarını ele aldığını aktardı. Haberde, Trump'ın savaşın enerji piyasaları ve küresel ekonomi üzerindeki yansımalarından duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği kaydedildi.
Netanyahu ise Tahran yönetiminin Washington'dan taviz koparmak amacıyla Hürmüz Boğazı üzerindeki nüfuzunu kullandığını öne sürdü. İsrail Başbakanı'nın, ABD Başkanı'nın küresel ekonomik gerileme korkularını haklı bulduğu, ancak Tahran üzerindeki mali baskının artırılması için deniz ablukasının sürdürülmesi gerektiğini savunduğu belirtildi. Ayrıca Netanyahu'nun, diplomatik girişimlere rağmen Tahran ile nihai bir anlaşmaya varılabilmesi ihtimaline karşı derin bir şüphe taşıdığı ifade edildi.
İsrailli yetkilinin aktardığına göre, iki lider Washington'un masasında bulunan 3 ayrı stratejiyi ayrıntılı şekilde değerlendirdi. Bu stratejilerin, diplomatik bir anlaşmaya varmak, artan ekonomik baskıyla birlikte deniz ablukasına devam etmek veya yüksek yoğunluklu askeri saldırılara yeniden başlamak olduğu bildirildi. Dün gerçekleşen bu buluşma, İran'la savaşın 28 Şubat'ta başlamasından bu yana iki liderin gerçekleştirdiği ilk yüz yüze görüşme olma özelliğini taşıyor.
Öte yandan haberde, Netanyahu'nun Trump'a Türkiye'nin Suriye'de kontrol ettiği alanın, İsrail'in işgal ettiği bölgelerden 50 kat daha büyük olduğunu gösteren bir harita sunduğu kaydedildi. Netanyahu'nun, Suriye topraklarının yüzde 5'ini Türkiye'nin, yüzde 0,1'ini ise İsrail'in kontrol ettiğini öne sürdüğü aktarıldı. Haberde görüşüne başvurulan bir ABD'li yetkili ise bu iddiaya tepki gösterdi. Yetkili, Suriye'nin güneyindeki İsrail işgalinin aksine, Türkiye'nin kuzeydeki askeri varlığının mevcut Suriye hükümetinin rızası ve davetiyle hayata geçirildiğini belirtti.



