
Kenya'da al-Shabab saldırısı: 5 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti
Kenya'nın Somali sınırına yakın Mandera bölgesinde al-Shabab militanlarının düzenlediği pusu ve ardından patlayan bomba sonucunda 5 güvenlik görevlisi yaşamını yitirdi.
Kenya'nın kuzey sınır hattında son dönemde artış gösteren sınır ötesi saldırılara bir yenisi daha eklendi. Somali sınırındaki Mandera ilçesinde devriye görevi yürüten güvenlik güçleri, silahlı grup al-Shabab tarafından pusuya düşürüldü. Kenya polisinin çarşamba günü yaptığı açıklamaya göre, salı günü öğle saatlerinden hemen sonra gerçekleşen saldırının ardından bölgeye sevk edilen zırhlı takviye aracı da yola yerleştirilen bir bombanın hedefi oldu ve patlamayla tamamen yıkıldı.
Al-Shabab, saldırının sorumluluğunu örgüte yakın bir medya organı aracılığıyla üstlendi ve operasyonu silahlı kanadının gerçekleştirdiğini duyurdu. Salı günü yaşanan bu olay, kuzeydoğudaki Mandera bölgesinde son haftalarda peş peşe yaşanan en ölümcül saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu durum, grubun bölgeyi hedef almayı sürdürme niyetini açıkça gözler önüne serdi.
Kenya polis raporuna göre, elit polis karşı terör birimi olan Özel Operasyonlar Grubu devriyesi, Lafey polis karakoluna yaklaşık 6 kilometre mesafedeki Wantey Barajı yakınlarında öğleden kısa süre sonra yaylım ateşine tutuldu. İlk çatışmada güvenlik güçlerinden 5 kişi hayatını kaybetti. Olay yerine gönderilen takviye timinin geçişi sırasında ise yola döşenen el yapımı patlayıcı infilak ettirildi ve zırhlı araç kullanılamaz hale geldi. Şans eseri araç içindeki hiçbir personel bu patlamada yaralanmadı.
Bölgedeki hareketlilik son haftalarda tırmanış gösterdi. 13 Temmuz tarihinde Kenya güçleri sınır yakınındaki şüpheli bir kampa baskın düzenlemiş, yaklaşık 30 militanın yakınlardaki bir köye saldırı planını bozarak 11 militanı öldürmüştü. Bu olaydan 11 gün sonra, 24 Temmuz'da ise silahlı kişiler aynı bölgedeki Fino ve Arabia köylerine bir saat arayla saldırı düzenlemişti.
El-Kaide bağlantılı silahlı bir grup olan al-Shabab, Somali'nin güney ve orta kesimlerinin büyük bir kısmını kontrol altında tutuyor ve yaklaşık yirmi yıldır merkezi hükümete karşı savaşıyor. Kenya, birliklerinin Somali'ye girdiği 2011 yılından bu yana grubu durdurmak için Somali makamlarıyla ortaklık yürütüyor. O tarihten bu yana örgüt, hem Kenya'da hem de Etiyopya'da defalarca sınır ötesi saldırılar gerçekleştirdi.
Geçtiğimiz kasım ayında Kenya parlamentosuna sunulan bir raporda, Lafey çevresindeki koridorun militanların ülkeye sızmak için kullandığı ana güzergahlardan biri olduğu tespit edilmişti. Raporda, bir önceki yıl boyunca geniş bölgede onlarca güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği bilgisi yer almıştı. Araştırma, Eylül 2024 ile Ağustos 2025 arasında Mandera, Wajir, Garissa ve Lamu ilçelerinde toplam 61 terör bağlantılı olay kaydedildiğini ortaya koydu. Sadece Mandera'nın bu olayların 38'ine ev sahipliği yapması, bölgeyi kuzeydoğunun en ağır darbe alan ilçesi konuma getirdi.
Balqiis Insights bünyesinde görev yapan bölgesel güvenlik analisti Samira Gaid, Al Jazeera'ya yaptığı açıklamada, bu sınır ötesi saldırıların uzun süredir al-Shabab stratejisinin kasıtlı bir parçası olduğunu ve Kenya'nın 2011'deki Somali müdahalesine dayandığını belirtti. Gaid, al-Shabab'ın Somali'de olduğu gibi Kenya'da toprak kontrolü peşinde koşmadığını, bunun yerine müdahalenin yurtiçindeki maliyetini artırarak Kenya'yı birliklerini Somali'den çekmeye zorlamayı amaçladığını ifade etti.
Saldırı, Amerika Birleşik Devletleri'nin operasyon için sağladığı hayati finansmanı kestiğini duyurmasının ardından, Afrika Birliği'nin Somali'deki barış gücü misyonuna asker veren ülkelerin devlet başkanlarının geleceği görüşmek üzere bu hafta sonuna doğru bir araya gelmeye hazırlandığı bir dönemde gerçekleşti. Washington, temmuz ayı başlarında Somali ordusunun al-Shabab'a karşı mücadelesini destekleyen Afrika Birliği Somali Destek ve İstikrar Misyonu'na yönelik lojistik desteği sonlandıracağını açıklamıştı. Uzmanlar bu hamlenin barış gücünün varlığını tehlikeye atabileceği konusunda endişe taşıyor.



