30 Temmuz 2026 Perşembe
Gundemnabzi
ABD Senatosu'ndan Ghislaine Maxwell'e af karşıtı karar

ABD Senatosu'ndan Ghislaine Maxwell'e af karşıtı karar

ABD Senatosu, reşit olmayanların istismarı suçundan hapis yatan Ghislaine Maxwell'e başkanlık affı çıkarılmasına karşı ortak bir karar onayladı.

Dış Haberler Servisiİlk yayın:

ABD Senatosu Çarşamba günü, çocukların cinsel istismarı suçlarından 20 yıl hapis cezasına çarptırılan ve Jeffrey Epstein'in eski ortağı olan Ghislaine Maxwell için herhangi bir başkanlık affına karşı çıkan bir tasarıyı oybirliğiyle kabul etti.

Nevada eyaletinden Demokrat Senatör Jacky Rosen tarafından sunulan karar metninde, Maxwell'in Jeffrey Epstein ile birlikte çocukların cinsel sömürüsü ve istismarına yönelik suçlarından ötürü hiçbir şekilde af veya ceza indirimi almaması gerektiği vurgulandı.

Senato kararlarının bağlayıcı olmasa da sembolik bir nitelik taşımasına rağmen Senatör Rosen'ın şubat ayında yaptığı açıklamada, bu adımın Donald Trump'ın Maxwell'e olası bir af veya ceza indirimi vermesine Senato'nun karşı olduğunu kayda geçirmek amacıyla tasarlandığı belirtildi.

Çarşamba günü Senato kürsüsünde bir konuşma yapan Rosen, mahkum bir cinsel tacir için affın bir saniye bile akıldan geçirilmesinin son derece korkutucu olduğunu dile getirdi.

Tasarı, Senato'nun vekâleten görev yapan başsavcı Todd Blanche'ın bu görevi kalıcı olarak yürütmesi yönündeki adaylığını değerlendirdiği sırada gündeme geldi. Rosen, kararın oybirliğiyle geçmesinin Beyaz Saray ile Blanche'a Ghislaine Maxwell için hiçbir özel muamele yapılmaması gerektiği yönünde net bir mesaj ilettiğini ifade etti.

Maxwell'in bir temsilcisi Çarşamba günü yöneltilen yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. Cumhuriyetçi üyelerin itiraz etmekten kaçınmasıyla onaylanan karar, Maxwell'e af, ceza indirimi ya da herhangi bir idari af türü sağlanmasının çocukların cinsel istismarını içeren suçlarda adalet ve hesap verebilirlik ilkeleriyle bağdaşmayacağını belirtti. Metinde ayrıca başkanın Maxwell'e herhangi bir af veya ceza indirimi vermemesi gerektiği yinelendi.

Senatonun cinsel istismar ve insan ticareti kurbanlarının yanında yer aldığı, adalet, hesap verebilirlik ve çocukların korunması konusundaki kararlılığını teyit ettiği vurgulandı.

Söz konusu karar, Maxwell'in mahkumiyetine yönelik tüm itiraz yollarını tüketmesinin ardından geldi. ABD Yüksek Mahkemesi geçtiğimiz ekim ayında Maxwell'in temyiz başvurusunu incelemeyi reddetmişti.

Bu yılın şubat ayında Maxwell, Temsilciler Meclisi Gözetim ve Hükümet Reformu Komitesi'nin Epstein soruşturması kapsamında gerçekleştirdiği kongre oturumuna video konferans yoluyla katılmış, ancak soruları yanıtsız bırakarak Anayasa'nın beşinci ek maddesindeki haklarını kullanmıştı. Avukatı, meclis üyelerine ancak af çıkarılması durumunda konuşabileceğini aktarmıştı.

Nisan ayında ise komite üyelerinin, Epstein soruşturmasında iş birliği yapması karşılığında Trump'ın Maxwell'e af çıkarıp çıkarmaması konusunda fikir ayrılığına düştüğü yönünde haberler basına yansımıştı.

Geçtiğimiz yıl Yüksek Mahkeme'nin temyiz başvurusunu reddetmesinin ardından Trump'a kendisine af çıkarmayı düşünüp düşünmeyeceği doğrudan sorulmuştu. Trump o dönemde uzun süredir bu ismi duymadığını belirterek konuyu incelemesi gerekeceğini, henüz bir şey bilmediğini ve Adalet Bakanlığı ile görüşeceğini ifade etmişti.

Bu yılın mayıs ayında ise Blanche, milletvekillerine yaptığı açıklamada Maxwell için bir af tavsiyesinde bulunmayacağını söylemişti. Aynı oturumda Blanche'a, Adalet Bakanlığı'nın Epstein soruşturması çerçevesinde geçen yaz Maxwell ile yaptığı mülakat ve bu mülakatın hemen ardından Florida'daki federal cezaevinden Teksas'taki düşük güvenlikli bir cezaevi kampına nakledilmesi sorulmuştu. Uzmanlar bu nakil işlemini o dönem benzeri görülmemiş olarak nitelendirmişti.

Blanche oturumda, Trump'ın kendisini mülakat için bizzat göndermediğini ve Maxwell'in yeni tesisinde imtiyazlı muvafakat görüp görmediğini bilmediğini öne sürmüştü.

Maxwell'e af ihtimali Epstein'in mağdurları arasında uzun süredir büyük bir öfkeye yol açıyordu. Mayısta Epstein mağdurlarını temsil eden bir avukat, The Guardian'a yaptığı açıklamada tanıklık karşılığında af konuşulmasının adaleti altüst ettiğini ve istismarın önünü açan bir kişiyi ödüllendirme riski taşıdığını belirtmişti.

Kaynak: The Guardian World

İlgili Haberler