
Avustralya'da binlerce canlıyı öldüren yosunun sırrı çözüldü
Bilim insanları, Avustralya kıyılarında binlerce deniz canlısının ölümüne yol açan köpüğün 'Karenia cristata' adlı mikroalgden kaynaklandığını tespit etti.
Geçtiğimiz yıl mart ayında Güney Avustralya'daki Waitpinga Plajı başta olmak üzere sahillere garip bir köpüğün vurmasıyla başlayan süreçte; balıklar, ahtapotlar, denizatları, kuşlar ve deniz memelileri olmak üzere yüz binlerce canlı kıyıya ölü olarak vurdu. Denizdeki bu zehirli köpüğe maruz kalan sörfçüler ve çevre sakinleri ise öksürük, boğaz ağrısı ile bulanık görme şikayetleriyle hastaneye kaldırıldı. Uzun süre devam eden bu yosun patlaması, bölgede ciddi bir çevresel, ekonomik ve halk sağlığı krizine neden oldu. Nature Ecology & Evolution isimli hakemli bilim dergisinde yer alan yeni bir araştırma, felaketin arkasında 'Karenia cristata' mikroalg türünün bulunduğunu ve bu yosunun bilinen bütün zararlı türlerden çok daha güçlü bir toksin salgıladığını ortaya koydu.
Sidney Teknoloji Üniversitesi'nden çalışmanın başyazarı Dr. Shauna Murray ve ekibi, yosunun zehir kapasitesini ölçmek amacıyla laboratuvar ortamında Karenia cristata örnekleri üretti. Elde edilen bulgular, yosunun oldukça düşük hücre yoğunluğunda bile son derece yüksek bir toksin oranına ulaştığını doğruladı. Dr. Murray, elde ettikleri sonuca dair, "Karenia cristata'nın, bugüne kadar incelenen en zehirli ikinci mikroalg türünden bile bir büyüklük mertebesi yani yaklaşık 10 kat daha zehirli olduğunu belirledik. Laboratuvardaki sonuçlarımız, 2025 ve 2026'daki kitlesel deniz hayvanı ölümleri ve o dönemde bölgeden alınan su örneklerindeki gerçek yosun yoğunluğuyla tamamen paralellik gösteriyor" değerlendirmesini yaptı.
Olayın başlamasının üzerinden yaklaşık 15 ay geçmesine rağmen zararlı yosun patlamasının bölgede hâlâ tamamen ortadan kalkmadığı ifade ediliyor. Bilim insanları, soğuk sularda yaşayabilen ve sinir sistemini felç eden brevetoksin maddesini üreten bu türün, benzer kıyı özelliklerine sahip dünyanın diğer bölgelerinde de çoğalma riski taşıdığına dikkati çekerek uluslararası bir uyarı yayımladı. Araştırmacılar şimdi bu ölümcül yosunun aniden kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden olan çevresel etkenleri ve zehirleme mekanizmasını tam olarak aydınlatmak için çalışmalarını sürdürüyor.



