
Avustralya'da kuş gribi salgınında ilk toplu ölüm vakası şüphesi
Avustralya kıtasında kuş gribi virüsünün görülmesinden bu yana altı hafta geçerken, sahil açığındaki kayalıklarda çok sayıda ölü ve hasta kuş bulundu.
Avustralya'nın Güney Avustralya eyaleti açıklarındaki kayalıklarda, ölümcül H5N1 kuş gribi virüsü nedeniyle ilk toplu ölüm vakası yaşandığı şüphe ediliyor. Robe kenti yakınlarındaki Baudin Kayalıkları'nda helikopterle yapılan denetimlerde, 49 ölü tepeli sumru ile 35 hasta sumru tespit edildiği cumartesi günü açıklandı.
Güney Avustralya Başveterineri Skye Freuan, kuşların bir kısmının test amacıyla toplandığını, bunun hastalıktan kaynaklanan ilk toplu ölüm vakası olmasının muhtemel olduğunu belirtti. Eyalet yetkilileri ayrıca Monarto'da iç kesimlerde bir vak'a dahil olmak üzere tepeli sumrularda şüpheli üç pozitif vaka daha rapor edildiğini duyurdu. Bu durum, hastalığın sahil şeridinden iç kısımlara doğru yayılmaya başladığını gösterdi.
Bunun yanı sıra üç gümüş martıda da virüs şüphesi bulunduğu, birkaç gün önce tespit edilen ve cumartesi günü erken saatlerde CSIRO tarafından pozitif olduğu teyit edilen ilk gümüş martıya eklendiği bildirildi. İstilacı Türler Konseyi İcra Direktörü Jack Gough, hastalığın artık hız kazanmaya başladığını belirterek, Güney Amerika'daki ilk tespitlerin ardından sayıların hızla arttığı ve yaban hayatında toplu ölümlere yol açtığı süreci yansıttığını ifade etti.
Bu yıkıcı hastalığın yayılmasında henüz çok erken aşamalarda olduklarını dile getiren Gough, virüsün ortadan kaldırılamayacağının açıklanmasından sadece günler sonra olası ilk toplu ölümün yaşanmasının durumun ne kadar hızlı tırmanabileceğini gösterdiğini kaydetti. Başvetereri Freuan ise salgının yayılmasını durdurmak için yapabilecekleri bir şey olmadığını, ancak gözetim çalışmalarının işe yaradığını aktardı.
Söz konusu gelişmeler, hastalıkla mücadelede son bir haftada sayıların birkaç gün içinde 20 artarak 53'e ulaştığı kritik bir dönemin sonunda geldi. Dünyada milyonlarca kuş ve memelinin ölümüne neden olan bu hastalığın ulaştığı son kıta Avustralya oldu. Victoria eyaleti de Portland'da bulunan bir tepeli sumruda virüsün tehlikeli türüne rastlandığını bu hafta teyit etti; böylece Batı Avustralya, Güney Avustralya, Yeni Güney Galler ve Queensland ile birlikte bu eyalet de pozitif vaka kaydeden yerler arasına katıldı.
Victoria yetkilileri cumartesi günü yaptıkları açıklamada, beş tepeli sumrudan alınan numunelerin Geelong'daki CSIRO laboratuvarına gönderildiğini, ön testlerin daha fazla pozitif sonucun habercisi olduğunu belirtti. Kangaroo Adası'ndaki Seal Bay'de kuşlarda tespit edilen beş kesin vaka ise tehlike altındaki bir tür olan Avustralya deniz aslanlarının sağlığına yönelik endişeleri artırdı. Dünya genelinde on binlerce fok bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Öte yandan gümüş martılardaki vakalar, BirdLife Australia ulusal işler danışmanı Sean Dooley gibi uzmanların virüsün yayılmasında kritik ve yeni bir aşamaya ulaşıldığı yönündeki endişelerini artırdı. Martı denildiğinde akla ilk gelen türün gümüş martı olduğunu belirten Dooley, bu kuşların çok yaygın olduğunu, kıyı bölgelerinde yaşasalar da iç kesimlere gelebildiklerini ve sellerin ardından Lake Eyre gibi yerlerde görülebildiklerini kaydetti.
Gümüş martılar, tepeli sumrulardan sonra bu hastalığa yakalanan ikinci yerli Avustralya türü oldu. Ancak uzmanları asıl endişelendiren gümüş martıların davranış alışkanlıkları; çünkü bu kuşlar ölü ya da ölmekte olan hayvanları leş olarak tükettikleri için hasta kuşlardan hastalığı kolaylıkla kapabiliyorlar. Aynı zamanda göller ve su basmış alanlar dahil olmak üzere su kaynaklarındaki kalıntıları da karıştırıyorlar ve bu bölgelerin hastalığın üreme alanları olduğu biliniyor.
Dooley, gümüş martıların çok geniş bir nüfusa sahip olduğunu ve diğer yaşam alanlarına geçebildiklerini belirterek, kuş gribini iç kesimlere taşıyan taşıyıcı olabileceklerini ifade etti. Kentsel alanlarda da oldukça başarılı olduklarını ve hastalığı bu bölgelerdeki kuş popülasyonlarına sokabileceklerini ekledi.
Avustralya'da yüksek oranda benzersiz kuş türü bulunması nedeniyle birçok yerli türün virüse karşı duyarlılığlığı bilinmiyor. Ancak denizaşırı ülkelerdeki kuşlardan daha iyi durumda olacaklarına dair bir neden bulunmadığı korkusu hakim durumda. Su kenarlarında kümelenen kuşlar en çok zarar görenler arasında yer alıyor. Avrupa'da sandviç sumrular, karabaş martılar ve kuzey sümsük kuşları ile Peru'da pelikanlar bunlara örnek oluşturuyor.
Dooley, bu hafta BirdLife Australia'daki havanın, o iç karartıcı ve mide bulandıran hissi bastırmaya çalışmak şeklinde olduğunu söyledi. Kıyı boyunca kuş gözlemcileri için kış sezonunun son 10 yılın en iyilerinden biri geçtiğini belirten Dooley, Doğu kıyısı boyunca nadir petrellerin sayıca arttığını kaydetti. Dooley, durumun artık büyük ölçüde gölgelendiğini, çünkü muhtemelen bu kuşlar arasında H5N1 taşıyanların da bulunduğunu ifade etti.



