1 Ağustos 2026 CumartesiUSD 47,43EUR 54,58
Gundemnabzi
İnsan genomunda iki bilinmeyen soy tespit edildi

İnsan genomunda iki bilinmeyen soy tespit edildi

Bilim insanları, modern insanın genetik yapısında daha önce bilinmeyen iki soyun izlerine ulaştı.

Sağlık Servisiİlk yayın:

California Üniversitesi Berkeley kampüsündeki araştırmacılar, modern insanların genlerinde daha önce bilinmeyen soy hatlarına ait DNA parçaları tespit etti. Bilim insanları, hakkında henüz hiçbir fiziki kalıntı bulunmayan bu nesli tükenmiş insan gruplarını "hayalet atalar" olarak nitelendiriyor.

Günümüzde hayatta kalan tek insan türü Homo sapiens olsa da, geçmişte dünya farklı hominin türleriyle paylaşılıyordu. Daha önceki çalışmalar, modern insanın Neandertaller ve Denisovalılar ile çiftleştiğini ve bu birleşmelerin genetik izlerini bugün bile taşıdığını göstermişti. Yeni araştırma ise atalarımıza gen aktaran en az iki bilinmeyen insan grubunun daha bulunduğunu ortaya koyuyor.

Bu bilinmeyen atalardan biri, 50 bin yıldan uzun süre önce Afrika'da modern insanın atalarıyla çiftleşti. Bu olay, Homo sapiens'in Avrupa ve Asya'ya yönelik son büyük göç dalgasından önce gerçekleşti. O dönem aktarılan genler, Neandertal DNA'sına benzer şekilde, günümüzdeki tüm insanların DNA'sının yaklaşık yüzde 1'ini oluşturuyor.

Araştırmacıların hesaplamalarına göre bu gizemli insan soyu, modern insana uzanan evrim çizgisinden yaklaşık 800 bin yıl önce ayrıldı. Bu tarih, Neandertal ve Denisovalıların birbirlerinden ayrıldığı döneme denk geliyor.

Çalışmanın başyazarlarından Berkeley doktora öğrencisi Yulin Zhang, daha önceki araştırmalarda modern insan genomunda bilinmeyen nesli tükenmiş soy izlerinin hipotez düzeyinde ele alındığını belirtti. Zhang, bu bilinmeyen soyun sadece Afrikalılar'da mı görüldüğünün ve karışımın ne zaman olduğunun daha önce belirsiz olduğunu, yeni çalışmayla bu DNA segmentlerinin haritalandığını ve tüm yaşayan insanlarda bulunduğunun gösterildiğini ifade etti.

Araştırmaciların "süper arkaik ata" olarak tanımladığı ikinci soy ise daha da gizemli bir yapıya sahip. Bu insan soyu, diğer homininlerden yaklaşık 1,8 milyon yıl önce ayrıldı. 200 bin yıldan uzun süre önce Avrasya'da Denisovalılar ile çiftleştiği muhtemel olan bu soy, bu dolaylı yoldan modern insanın genomuna da DNA parçaları aktardı.

Johns Hopkins Üniversitesi'nden doktora sonrası araştırmacı ve çalışmanın ortak yazarı Arjun Biddanda, süper arkaik ataya ait kanıtların, bir milyondan fazla yıl önce yaşamış ve henüz DNA'sı doğrudan çözülememiş bir insan soyunun genetik katkısını ortaya koyduğu için heyecan verici olduğunu kaydetti.

California Üniversitesi Berkeley kampüsünden moleküler ve hücresel biyoloji profesörü Priya Moorjani ise Neandertal ve Denisovalıların antik DNA'ları ile yeni genealojik yöntemler sayesinde insan popülasyonlarının evrim sürecinde defalarca kez karıştığının anlaşıldığını vurguladı. Moorjani, insan evriminin dallanan bir aile ağacından ziyade farklı popülasyonların göçler ve gen alışverişiyle birbirine bağlandığı karmaşık bir ağa benzediğini belirtti.

Günümüzde Afrika dışındaki çoğu insan, genomlarında yüzde 1 ila 2 oranında Neandertal DNA'sı taşıyor. Avrupalı ve Asyalıların genetik yapısının bu oranı barındırması, Homo sapiens'in Afrika'dan ayrılmasından kısa süre sonra, 50 bin ila 60 bin yıl önce gerçekleşen çiftleşmelere dayanıyor.

Aktarılan bu DNA segmentleri günümüzde de insanları etkiliyor. Bazı varyantlar bağışıklık sistemi, cilt ve saç özellikleri ya da çevresel koşullara uyum ile ilişkilendirilirken, bazıları da belirli hastalık risklerini artırıyor veya enfeksiyonlara verilen tepkileri etkiliyor.

Asya ve Okyanusya'daki popülasyonlar, Neandertal DNA'sının yanı sıra Denisovalılardan gelen genetik katkıları da barındırıyor. Denisovalılara ait kalıntılar genellikle Avrasya bölgesinde inceleniyor.

Moğolistan'da keşfedilen en eski insan fosilinin genomu, yaklaşık altı yıl önce erken insan tarihine yeni bilgiler kazandırmıştı. Leipzig'deki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü ile Moğolistan Bilimler Akademisi'ndeki araştırmacılar, yaklaşık 34 bin yıllık bir kadına ait kalıntılardaki DNA'nın yüzde 25'inin Batı Avrasyalı atalardan geldiğini tespit etmişti. Ekip ayrıca Çin'de bulunan yaklaşık 40 bin yıllık bir bireyde olduğu gibi, bu kadının genomunda da modern insan Asya'ya gelmeden önce bölgede yaşayan Denisovalıların DNA izlerini buldu.

Neandertal ve Denisovalıların kendi aralarında da çiftleştiği biliniyor. Kazakistan, Moğolistan ve Çin sınırına yakın güney Sibirya'daki Altay Dağları'nda bulunan Denisova Mağarası'ndaki bir fosilin, annesi Neandertal ve babası Denisovalı olan bir kadına ait olduğu saptanmış, bu durum iki insan formunun ortak yavrulara sahip olduğunun doğrudan kanıtı olmuştu.

"Hayalet atalar" ile "süper arkaik ata"nın tam olarak kim olduğu henüz netlik kazanmadı. Ancak bu soy ayrılıklarının hesaplanan tarihleri bilinen insan formlarıyla uyum gösteriyor. Hayalet ataların, Afrika'da yaklaşık 800 bin yıl önce yaşayan Orta Pleistosen dönemine ait Homo gruplarına ait olabileceği değerlendiriliyor. Süper arkaik atanın ise Avrasya'da 1,8 milyon yıl önce yerleşen Homo erectus ile aynı olabileceği veya yakın akraba olabileceği belirtiliyor.

Kaynak: Euronews