
Ayasofya restorasyonunda yeni aşama: Ana kubbe açığa çıkacak
Ayasofya'da yürütülen restorasyon çalışmalarıyla ana kubbe ilk kez incelenecek.
Ayasofya-i Kebir Camii'nde Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmaları devam ediyor. Son aşamada, ana kubbeyi koruyacak özel membran sistemi kurulmasıyla birlikte, kubbenin üzerindeki kurşun örtü kaldırılacak. Bu sayede kubbenin mevcut durumu ilk kez bütüncül bir şekilde incelenecek. Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da belirttiği gibi, bu çalışmanın Ayasofya için tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Bilim Kurulu üyeleri, restorasyonun hedefinin deprem güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve yapının özgün dokusunu bilimsel yöntemlerle korumak olduğunu ifade etti.
Restorasyon çalışmaları Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Ana kubbe üzerinde kurulan geçici çelik koruma sistemi, özel teknolojiye sahip sekiz dilimli membranla kaplanmaya başlandı. Bu sistem sayesinde, kubbe üzerindeki güçlendirme ve onarım çalışmaları hava koşullarından etkilenmeden güvenli bir ortamda gerçekleştirilebilecek. Prof. Dr. Yalçın ve Doç. Dr. Ökten, bu sürecin Cumhuriyet dönemi içerisinde Ayasofya'da gerçekleştirilen en kapsamlı restorasyonlardan biri olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın, restorasyonun önemini vurgulayarak, Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki en önemli restorasyonlardan birinin Ayasofya için gerçekleştirildiğini belirtti. Yalçın, çalışmalarda özgün dokunun her zaman korunduğunu dile getirirken, en gelişmiş ve bilimsel yöntemlerin kullanıldığını ifade etti. Şu ana kadar Kuzey Doğu Minaresi’nin statik aşamasının tamamlandığını ve kubbeye eklenmiş zararlı maddelerin kaldırılacağını söyleyen Yalçın, ayrıca Ayasofya'nın içinde büyük bir iskelenin yapımının tamamlandığını da açıkladı. Dış duvarlarda da iskele çalışmaları devam etmekte.
Restorasyon projesinin temel hedeflerinden birinin yapının deprem güvenliğini artırmak olduğu vurgulandı. Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten, ana kubbede yapılacak güçlendirme çalışmaları hakkında bilgi verirken, bu genişlikte bir çalışmanın en son 1850’lerde Fossati tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Deprem bölgesi olmanın verdiği dikkatle, caminin strüktürel güvenliğini en ileri seviyeye çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Ökten, kubbenin güçlendirilmesi için mevcut kurşun kaplamanın kaldırılmasının zorunlu olduğunu ve bu süreçte geçici çelik iskele ve membran sisteminin hayata geçirildiğini aktardı.
Kurulacak koruyucu sistem sayesinde restorasyon ekibinin, yılın her döneminde 7 gün 24 saat kontrollü koşullarda çalışma imkanı olacağı kaydedildi. Doç. Dr. Ökten, restorasyonun en heyecan verici aşamalarından birinin kurşun örtünün kaldırılmasıyla başlayacağını ve kubbenin mevcut durumunun ilk kez bütüncül bir şekilde görülebileceğini ifade etti. Şu ana kadar hazırlanan projelerin çeşitli analizler doğrultusunda oluşturulduğunu belirten Ökten, kubbenin zaman içinde geçirdiği değişimlerin ve hasarların doğrudan gözlemlenebileceğini söyledi.
Kubbe üzerine yerleştirilen membran sisteminin, hava koşullarına karşı koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda yangın güvenliğini artıran ve atmosferik etkilere dayanıklı bir malzeme olduğunu belirten Ökten, bu koruma sistemi sayesinde hem kubbenin hem de altında bulunan Bizans mozaiklerinin güvence altına alınacağını ifade etti. Ayrıca restorasyon sürecinde yalnızca fiziksel müdahaleler yapılmayacak; yapı radarları ve ileri tarama teknolojileriyle ana kubbenin en ayrıntılı incelemesi gerçekleştirilecek. Bilim Kurulu bünyesindeki sanat tarihçileri, mimarlar ve mühendislerin ortak çalışmasıyla elde edilecek veriler, restorasyon kararlarının bilimsel temellere dayanmasını sağlayacak.
Doç. Dr. Ökten, Ayasofya'da ilk kez tüm bileşenleri kapsayan bir restorasyon yaklaşımının uygulandığını belirterek, çalışmaların ana kubbe, minareler, cepheler ve yer altındaki yapısal bölümlerde eş zamanlı olarak sürdüğünü ifade etti. Beyazıt Minaresi'nin güçlendirme çalışmaları tamamlanırken, sıradaki aşamalarda Fatih ve Mimar Sinan minareleri ile ana kubbe güçlendirmeleri de devam edecek. Cephe restorasyonlarında kullanılan her malzemenin laboratuvar ortamında analiz edildiğini ve özgün yapıya en uygun malzemelerin tercih edildiğini vurguladı. Ökten, Ayasofya'da yürütülen çalışmaların yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da gözeten sürdürülebilir koruma anlayışının bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca tarihi yapının bakım ve restorasyon çalışmalarının bilimsel ilkeler doğrultusunda belirli periyotlarla devam edeceğini ifade etti.
