Ayasofya'nın 17 asırlık tarihini anlatan Fethin Mührü yayımlandı
Demirören Yayınları tarafından okurla buluşturulan Fethin Mührü adlı eser, Ayasofya'nın Roma'dan Osmanlı'ya uzanan tarihini ve ilk kez yayımlanan fotoğraflarını bir araya getiriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın takdim yazısını kaleme aldığı eser, Demirören Yayınları tarafından yazın hayatına kazandırıldı. Büyük boy tasarımı, titiz baskısı ve zengin görsel içeriğiyle öne çıkan 332 sayfalık Fethin Mührü, Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç dilde okurların karşısına çıkıyor.
Milattan Sonra 4. yüzyılda kilise olarak inşa edilmesinin ardından defalarca yıkılıp yeniden yapılan Ayasofya'nın Bizans dönemindeki durumu, II. Mehmed'in fethi sonrasında Osmanlı döneminde cami avlusuna yapılan yapılar, eklenen minareler, müze statüsündeki dönemi ve 24 Temmuz 2020'de yeniden ibadete açılması sonrasındaki süreci kronolojik bir sırayla aktarılıyor.
Koleksiyon değeri taşıyan bu çalışma, okuyuculara zengin bir görsel deneyim vadediyor. Toplam 229 fotoğrafın yer aldığı Fethin Mührü; çizimleri, gravürleri, resimleri, haritaları ve tasvirleri vasıtasıyla Ayasofya’nın kültürel mirasını uluslararası yayıncılık standartlarında gelecek kuşaklara taşıyor.
Kitabın başlangıç kısmında Fatih Sultan Mehmet’in tuğrasına yer verilirken, hat sanatıyla işlenmiş olan "Kostantiniyye muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden emir ne güzel emirdir. Onu fetheden ordu ne güzel ordudur" hadisi de okuru karşılıyor.
Önsöz ve giriş bölümlerindeki gravür ile minyatürlerle zenginleştirilen eserde; Melchior Lorich’in 1559 tarihli Ayasofya Camii çizimi, 1880-1900 yılları arasında Sultanahmet Meydanı’ndan çekilmiş Ayasofya fotoğrafı ve 16. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unun topografyasını, surları ile mühim yapılarını ayrıntılı biçimde yansıtan harita yer alıyor. Bu görseller hafızaları tazeleyerek tarihe tanıklık ediyor.
Prestij niteliğindeki çalışmada, II. Abdülhamid döneminde hazırlatılan ve Yıldız Albümleri adıyla bilinen binlerce kare arasından Ayasofya'ya ait olanlar seçildi. Ayrıca Fransa’da aldığı fotoğrafçılık eğitiminin ardından İstanbul’u objektifine taşıyan ve eşsiz bir arşiv bırakan Ali Enis Oza’nın 24 fotoğrafı da kitapta kendine yer buldu. Bu kareler arasında, 1847-49 restorasyonu sırasında mihrabın soluna ilave edilen Hünkâr Mahfili (1910-1920) ile Osmanlı yapı sanatının en seçkin örneklerinden biri olan Ayasofya Camii şadırvanı (1910-1920) dikkat çeken detaylar arasında öne çıkıyor.
Kitabı hazırlayan Yüksel Yücel, kaleme aldığı önsözde Ayasofya’nın mimarlık ve sanat tarihi mirasını güçlü metinler ve görsel unsurlarla bir bütün halinde ele aldıklarını vurguluyor. Okuyucuların sayfalar arasında gezinirken geçmişin estetik dünyasına dokunduğunu belirten Yücel, mâbedin hafızalarda bıraktığı izleri ilmî bir çerçeve ve görsel derinlikle kavrama fırsatı sunduklarını ifade ediyor.


