31 Temmuz 2026 Cuma
Gundemnabzi
Aydın ve Muğla'daki 8 bin yıllık Latmos için milli park çağrısı

Aydın ve Muğla'daki 8 bin yıllık Latmos için milli park çağrısı

Aydın ve Muğla sınırındaki Latmos Dağları'nda maden ve enerji projeleri doğaya zarar veriyor. Çevreciler ve yöre halkı, bölgenin milli park ilan edilmesini istiyor.

Haber Merkeziİlk yayın:

Aydın ile Muğla illerinin sınırları içinde kalan ve 8 bin yıllık geçmişe sahip kaya resimleriyle bilinen Latmos (Beşparmak) Dağları'nda artış gösteren maden çalışmaları ile enerji projeleri, bölge halkını ve doğa savunucularını harekete geçirdi. Vatandaşlar, bu benzersiz doğal ve kültürel mirasın onarılamaz bir zarara uğramadan muhafaza edilebilmesi amacıyla bölgenin acilen milli park statüsüne kavuşturulmasını talep ediyor.

Sahip olduğu kendine has jeolojik özellikler ve zengin biyolojik çeşitlilik sayesinde dünyanın sayılı açık hava müzelerinden biri kabul edilen Latmos, halihazırda yalnızca kısmi sit alanı kararlarıyla korunmaya çalışılıyor. Buna rağmen yöre halkı, başlattıkları hukuk mücadeleleri ve düzenledikleri eylemlerle bölgeyi savunmaya devam ediyor. Barındırdığı kültürel zenginliklerin yanı sıra güçlü bir ekosisteme de ev sahipliği yapan coğrafyada; 388 farklı bitki türünün yanı sıra 180 kuş, 22 sürüngen ve 20 memeli türü yaşamını sürdürüyor. Tarihte Anadolu Parsı'nın da mesken edindiği sarp kayalık yamaçlarda günümüzde nesli tehlike altındaki Saz Kedisi ile Karakulak barınıyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar ise geçimlerini uzun yıllardır devam ettirdikleri fıstık çamı üretimi, zeytincilik ve arıcılık faaliyetleriyle sağlıyor.

Ancak doğaseverler, bölgede sayıları artan feldspat ile kuvars madeni ocaklarının ve dağ zirvelerine inşa edilen rüzgâr enerji santralleri (RES) projelerinin ekolojik dengeyi bozduğunu vurguluyor. Yapılan dinamitli patlatmaların, milyonlarca yıllık süreçte oluşan gnays kayalarını tahrip ettiği belirtiliyor. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, madencilik faaliyetlerinin doğal ve kültürel varlıkları yok ettiğini, çevrede yoğun toz bulutları oluşturarak halk sağlığını olumsuz etkilediğini ve içme suyu havzalarını kirlettiğini ifade etti. Sürücü, Latmos'un Bafa Gölü ile beraber bütüncül bir koruma yaklaşımıyla derhal milli park ilan edilmesinin kritik bir gereklilik olduğunu dile getirdi.

Bölgede meydana gelen tahribat karşısında yerel halk, sivil toplum kuruluşları ve bilim insanları güç birliği yaparak "Latmos Platformu" çatısı altında hem hukuki hem de fiili bir mücadele yürütüyor. Kültürel ve Doğal Mirası İzleme Platformu Başkanı Arkeolog Nezih Başgelen, bu sürecin toplumun her kesiminden gönüllüleri ortak bir amaç etrafında buluşturduğunun altını çizdi. Köy kahvelerinden dijital mecralara, kırdan şehre kadar her yerde sürdürülen dayanışmanın koruma faaliyetleri açısından olumlu neticeler vermesinin moral kaynağı olduğunu belirten Başgelen; mülki ve idari makamlardaki akılcı girişimlerin, hukuki alandaki titiz takiplerin, açılan davaların ve kamuoyunda oluşturulan bilinç düzeyinin Latmos'un değerlerini yaşatmak adına umut verici sonuçlar doğurduğunu kaydetti.

Kaynak: Cumhuriyet

İlgili Haberler