
Türkiye'de ilk evlenme yaşı yükseldi, evlilik sayısı azaldı
Türkiye'de ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,5'e, kadınlarda 26,0'a yükselirken, evlenen çift sayısı 2025 yılında azaldı.
Türkiye genelinde evlilik yaşı düşmek bir yana, yıllar içinde istikrarlı artışını sürdürdü. Her iki cinsiyette de yükselen ilk evlenme yaşı, gençlerin evlilik kararını daha ileri yaşlara ertelediğini ortaya koydu. Açıklanan verilere göre erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 28,5 olarak kayıtlara geçti. Kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı ise 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Açıklanan raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise toplam evlilik sayısındaki azalma oldu. 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025 yılında 552 bin 237’ye geriledi.
TÜİK’in açıkladığı veriler evlenme yaşının her geçen yıl yukarı taşındığını somut olarak koysa da, gençlerin yaşam mücadelesindeki farklı stratejileri evlilik kararlarının şekillenmesinde belirleyici olmaya devam ediyor. Maddi imkânsızlıklar ve hayat pahalılığı nedeniyle evliliği askıya aldığını belirten 30 yaşındaki Mert, bir ev kurmanın maliyetinin milyon liraları bulduğunu ve bu ekonomide bu yükün altına girmenin imkânsız olduğunu ifade etti. 28 yaşındaki Buse ise yüksek kira fiyatları nedeniyle evliliği bir güç birliği olarak gördüğünü söyleyerek, iki maaş ile ev kirası ve yaşam masraflarının yarı yarıya bölündüğünü, kendileri için evliliğin bir bakıma ekonomik bir dayanışma modeli haline geldiğini dile getirdi.
Sosyolog Sinem Demirel, Türkiye’de evlenme yaşının yükselmesi ve boşanma oranlarındaki artışın yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını belirterek ekonomik koşulların aile kurumunu doğrudan etkilediğini söyledi. Önce ekonomik güvence, sonra evlilik anlayışının geçici bir eğilim olmadığını ifade eden Demirel, ailenin aynı zamanda emek gücünün yeniden üretildiği bir kurum olduğunu belirtti. Barınma, bakım, çocuk yetiştirme ve gündelik yaşamın sürdürülmesi için gereken maliyetler arttıkça aile kurmanın da zorlaştığını vurgulayan Demirel, özellikle konut fiyatları ve kiralardaki yükselişin gençlerin bağımsız bir yaşam kurmasının önündeki en büyük engellerden biri haline geldiğini kaydetti. Evliliğin birçok genç için ancak ekonomik güvence sağlandıktan sonra düşünülebilecek bir adım haline geldiğini belirten Demirel, ekonomik koşullar iyileşmediği sürece aile kurmanın giderek daha fazla ekonomik kaynak gerektiren bir süreç olmaya devam edeceğini, bunun yükünü ise en çok bakım emeğini üstlenen kadınlar ve genç emekçilerin hissedeceğini aktardı. Gençlerin yalnızca evlenmeyi değil, çocuk sahibi olmayı da ertelediğini söyleyen Demirel, birçok çiftin ekonomik nedenlerle çocuk yapmaktan vazgeçtiğini sözlerine ekledi.



