Bakan Kurum: İklim Değişikliği 2030'a kadar müfredata entegre edilecek
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, NextGenCOP30.5 programında yaptığı konuşmada, 2030 yılına kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini istediklerini açıkladı. Kurum, Türkiye'nin COP31 yaklaşımını 'Diyalog, uzlaşı, eylem' ilkeleri üzerine kurduğunu belirtti.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Demokrasi ve Özgürlükler Adası'ndaki Birun Ada Otel’de düzenlenen ve 12 ülkeden 200 genç delegenin katıldığı NextGenCOP30.5: İklim Zirvesi ve Gençlik Diplomasi Simülasyonu Programı’nın açılışında konuştu. İklim değişikliğinin tüm insanlığın ortak meselesi olduğuna dikkat çeken Kurum, Nepal'de yaşanan sel felaketini hatırlatırken, "Bu sel felaketinin tek nedeni buzulların erimesi, kopan parçaların sıvılaşması ve taşkının kentlere doğru akması. İşte bizi bir araya getiren neden de bu. Çünkü o buzulları koparan ve felaketlere yol açan iklim değişikliği, hepimizin, tüm insanlığın ortak meselesidir" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin de geçmişte sel ve orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin topyekûn bir seferberlik gerektirdiğini vurguladı. İklim krizinin ülkeleri aynı şekilde etkilemediğine de dikkat çeken Kurum, kalkınma düzeyleri, enerji sistemleri ve finansmana erişim imkânlarının farklı olduğunu belirtti. Bakan Kurum, gençleri bugünün çözüm ortakları olarak gördüğünü ifade ederek, gençlerin katılımı ve eğitiminin COP31 Eylem Gündemi'nin öncelikli alanlarından biri olduğunu aktardı. "2030 yılına kadar iklim değişikliğinin eğitim müfredatına entegre edilmesini istiyoruz" diyen Kurum, 2035 yılına kadar toplum genelinde güçlü bir iklim farkındalığının oluşturulmasını hedeflediklerini kaydetti. Türkiye'nin COP31 yaklaşımını "Diyalog, uzlaşı, eylem" olmak üzere üç temel ilke üzerine kurduğunu belirten Kurum, "Asıl olan adalettir, herkesin kendisini o metnin içinde görebileceği ortak zemini kurabilmektir" dedi. Akdeniz'den Pasifik'e uzanan farklı coğrafyaları ortak bir iklim iradesinde buluşturacak bir iş birliği modeli ortaya koyacaklarını söyleyen Kurum, 2025 yılında ilk İklim Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini hatırlatarak 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Kalkınma hedeflerine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Kurum, "Biz; iklim diplomasisinde sözün arkasına hedef, takvim, mevzuat ve uygulama koyuyoruz. Biz COP31’e yalnızca dünyanın ne yapması gerektiğini anlatmak için hazırlanmıyoruz. Kendi ev ödevini yapan, hedeflerini mevzuatla ve sahadaki uygulamayla destekleyen bir Türkiye olarak hazırlanıyoruz; bununla da gurur duyuyoruz" diye konuştu. Gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Kurum, programın COP31’in fragmanı niteliğinde olduğunu ifade etti. Hafta boyunca müzakere bloklarının hazırladığı önerilerin Genel Kurul’da ele alınacağını belirten Kurum, COP31’de 196 ülkenin geleceğinin görüşüleceğini ve 100 bini aşkın ziyaretçinin katılacağını kaydetti. Kurum gençlere, "Siz orada Antalya’daki Antalya antlaşmasına ilişkin metnin taslağını geleceğin karar vericileri olarak sizler oluşturacaksınız. Programın sonunda '1,5°C Hedefini Yakın Tut' diyerek birlikte yürüyelim" çağrısında bulundu.
Güncelleme (29 Ağustos 07:27): Zirveye 12 ülkeden 200 genç delegenin katıldığı bilgisi ile Türkiye'nin COP31 yaklaşımının 'Diyalog, uzlaşı, eylem' ilkelerine dayandığı detayları eklendi.







