Birleşik Metal-İş, Ankara valiliği'nin yasak kararlarını eleştirdi
Birleşik Metal-İş, Ankara Valiliği'nin eylemleri yasaklama kararına tepki gösterdi. Sendika, işçilerin anayasal haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı.

Ankara Valiliği'nin 15 günlük tüm eylem ve etkinlik yasakları sonrasında, Birleşik Metal-İş Sendikası bir açıklama yaptı. Açıklamada, temel hak ve özgürlüklerin idari kararlarla daraltılmasına karşı çıkıldı. 'İşçilerin anayasal hakları valilik yasaklarıyla ortadan kaldırılamaz' ifadesi kullanıldı.
Mülki idare amirleri tarafından alınan yasakların bir yenisiyle karşılaşıldı. Valilik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki maden işçilerinin eylemleri sonrası tüm il genelinde 15 gün süreyle bütün eylem ve etkinlikleri yasakladı. Bu durum üzerine Birleşik Metal-İş, DİSK'e bağlı olarak bir yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa'ya göre demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu hatırlatıldı. İktidarın siyasal tercihleri ve idari makamların uygulamalarıyla temel hakların fiilen imkansız hale getirildiği ifade edildi. 'YASAKLAR OLAĞAN İDARE BİÇİMİNE DÖNÜŞTÜ'
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının, ifade hürriyetinin ve sendikal hakların Anayasa ile güvence altına alındığı hatırlatıldı. Mülki amirlerin tutumu da eleştirildi. Açıklamada, valilikler ve kaymakamlıklar tarafından alınan geniş kapsamlı toplantı ve gösteri yasaklarının artık olağan bir idare biçimi haline dönüştüğü belirtildi.
İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesi ve 2911 sayılı Kanun'un, idari makamlar tarafından sürekli olarak temel hakları sınırlandıracak biçimde yorumlandığı vurgulandı. Bu yasakların çoğu zaman soyut ve genel güvenlik gerekçelerine dayandırıldığı ifade edildi. 'SERMAYEYE ÖZGÜRLÜK, İŞÇİYE KAMU DÜZENİ'
Açıklamada, hak arama mücadelelerinin 'kamu düzeni' gerekçesiyle engellenmesine tepki gösterildi. Sermaye çıkarları söz konusu olduğunda kamu düzeninin hatırlanmadığı belirtildi. İşçinin ücretine, çalışma koşullarına, kıdem hakkına ve geleceğine dair söz söylemesinin güvenlik tehdidi sayılamayacağı ifade edildi.
Sendika yöneticilerinin üyeleriyle buluşmasının, bildiri dağıtmasının ve fabrikaları ziyaret etmesinin dahi engellendiği kaydedildi. Anayasa'nın 51. maddesindeki sendikal özgürlüklerin kağıt üzerinde bırakılmak istendiği vurgulandı. Ayrıca, madencilerden petrol işçilerine, özel öğretim emekçilerinden doğa savunucularına kadar birçok kesime yönelik seyahat engelleri ve şehir sınırlarına giriş-çıkış yasakları hatırlatıldı. 'ANAYASAL HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'
Birleşik Metal-İş Sendikası, Anayasa Mahkemesi ve idare mahkemesi kararlarının yok sayılmasının hukuk devleti ilkesini zedelediğini belirtti. Mülki amirleri ve kolluk kuvvetlerini yasalara uymaya davet etti. Açıklama, 'İdari makamların asli görevi anayasal hakların kullanılmasını güvence altına almaktır.
İşçilerin anayasal hakları valilik kararlarıyla ortadan kaldırılamaz. Sendikal özgürlükler 'kamu düzeni' gerekçesinin arkasına saklanarak yok edilemez. Hak aramak, örgütlenmek ve mücadele etmek suç değildir. Birleşik Metal-İş olarak anayasa ve yasalarla teminat altına alınmış sendikal haklarımız ve tüm toplumun temel hak ve özgürlükleri için mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz.' ifadeleriyle son buldu.






