Bitcoin'de daralan bantlar sert hareketin habercisi olabilir
Bitcoin fiyatındaki uzun süreli sakinlik ve düşük işlem hacmi, piyasada güçlü bir yönlü hareketin yaklaşabileceğine işaret ediyor.
Kripto para piyasasında fiyattaki durgunluk işlem hacmini de aşağı çekti ve hacim Kasım 2023'ten bu yana en düşük seviyeye gerileme eğilimi gösterdi. Bir araştırma şirketinin paylaştığı verilere göre, bu yılın ocak ayında da Bitcoin, aralık ayının ikinci yarısından itibaren 86 bin ila 90 bin dolar arasındaki dar bir bantta hareket etmişti. Söz konusu dönemde günlük işlem hacmi ortalama 5,1 milyar dolara düşmüştü. İçinde bulunduğumuz ayda ise bu rakam 2,2 milyar dolara kadar geriledi.
Geçmişteki benzer süreçlerde yaşananlar dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. İlerleyen haftalarda piyasada oynaklık artmış, fiyat ocak ortasında 98 bin dolara yaklaşırken şubat başında 60 bin dolar seviyelerine kadar inmişti. İşlem hacmi de bu hareketlilikle birlikte yükseliş kaydetti. Piyasadaki oynaklık döngüsel bir karakter taşıyor. Uzun süren sakin dönemler çoğunlukla bir yöne doğru sert fiyat hareketlerinin öncüsü oluyor. Sıkıştırılmış bir yayı andıran piyasa, ne kadar uzun süre dar bir alanda kalırsa açığa çıkışındaki güç de o kadar yüksek olabiliyor.
Bu tabloyu net biçimde görmek için Bitcoin'in Bollinger bantlarını incelemek yeterli oluyor. Kripto paranın fiyatının iki standart sapma üstüne ve altına çizilen bu çizgiler, fiyatın günlük salınım boyutunu, yani oynaklığı ölçüyor. İki bant arasındaki mesafe halihazırda ocak ayından bu yana en dar seviyesinde bulunuyor.
Bollinger bantları bu derece daraldığında momentum işlemleri ön plana çıkıyor ve bant içinde işlem yapanlar yalnızca sınırlı fiyat hareketleriyle yetinmek zorunda kalıyor. Daha büyük dalgalanmalardan kazanç sağlayan yatırımcılar açısından ise piyasa adeta hareketsiz bir görünüm sergiliyor. Grafiklerin alt panelinde yer alan Bollinger bant genişliği göstergesi 5,66 puana kadar geriledi.
Bitcoin'in fiyat hareketleri en az 2018'den bu yana bu döngüsel oynaklık yapısını büyük ölçüde yansıtıyor. Her ne kadar zamanlaması kesin olarak öngörülemese de mevcut sıkışma döneminin ardından belirleyici bir hamlenin gelmesi muhtemel görünüyor. Kırılımın hangi yöne gerçekleşeceği ise kesin olarak bilinmiyor; bu durum hareketin her iki ihtimale de açık olduğunu gösteriyor. Buna karşın sessizliğin kalıcı olmadığı ve durgunluk süresi uzadıkça sonrasındaki kırılımın da o denli kuvvetli olabileceği belirtiliyor.



